Avatar The Last Airbender Özleyenler


(Salihalpo Anısına) #242

TLOK'da, TLA'yı geçmek ve yerini aratmamak için seriye çok fazla karakter ekledikler. TLA zamanındaki her şeyi, "aslında çok basit bak şimdi herkes yapıyor, hatta lav bükenimiz bile var" diyerek, bize düşmanların çok güçlü olduğunu yedirmeye çalıştılar. Aang döneminde bu kadar üst düzey düşman yoktu evet ve Aang Azula ve Ozai dışında hiçbir düşmanla çok uğraşmadı. TLOK'da, Korra her sezon gayet destekli ve ciddi anlamda güçlü düşmanlarla karşılaştı ama hikayelerin altı boş kaldı, zorlamak için eklenen çoğu şey sırıtıyordu. Ben TLOK'da Airoh gibi bir ateş bükücü olduğunu düşünmüyorum onun yetiştirdiği Zuko'yu bile Red Lotus'a yem ettiler resmen. Özetle bu seri, bize heyecan ve izlerken daha çok seyir zevki katmak için zorlanmış bir seridir ama başarılı olamamıştır. Bunun nedeni de Aang ve döneminde yapılanları basite indirgeyerek, yeni düşmanları daha güçlü, çağın da zor olduğunu anlatmaya çalışmalarıdır ama bunu yaparken de çoğu şeyi havada bıraktılar. TLA'ya 9.5-10 veririm TLOK'a ise 8-8.5 en fazla, gayet iyi bir seri evet ama çok yanlışı da olduğu kesin. Doğru yaptıkları da var ilk Avatar bölümleri gibi...


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #243

TLOK'da bükücüler güçlü izlenimi oluştu ve evet, güçlü olan büyücüler de vardı (esas düşmanlar ve Tenzin, gayet güçlü büküclerdi) ama çağdaki bükücülerin genelinde, hatta Korra da bile, bükücülük "birbirlerine element fırlatma" veya bir çeşit boks haline dönmüştü. Eski çağın bükücülerinin çok daha çeşitli, çok daha ustaca teknikler kullandığını görürsünüz, mesela Aang'i, sadece hava bükmeyi bildiği dönemlerde bile o kadar hayatta tutan tekniğinin çok iyi olmasıdır.
Bunun versus serileri var internette, o zaman fark ediyorsunuz ki Mako ile Zuko'yu karşılaştırmak çok absürd bir şey. Çünkü Zuko, bükmenin sanat olduğu bir dönemde, çağının en iyi ustalarından ders almış bir insan (ejderhalar dahil), gerçek savaş deneyimi ve Agni-Kai deneyimi var. Mako ise bükmenin spor olduğu bir dönemde, önce kendi kendine öğrenmiş, sonra bir mafya babasından eğitim almış, sonra da polislik eğitimi almış, TLA dönemindeki büyüklükte savaşlara (kusura bakmayın ama Kuvira'nın yok efendim ışın çıkartan bir robotla bir şehire girmesi veya Zaheer vs. hiçbiri savaş değil, hepsi kavga, dövüş statüsüne giriyor, ha büyük kavgalar mı? Evet, ama savaş değiller) deneyimi olmayan, deneyimi sokaktan, pro-bending'den ve polislikten gelen bir adam -ki burada Zuko'nun bükücülüğü olmadan bile ne kadar iyi bir savaşçı olduğundan bahsetmedim (cevap:çok iyi)-
İşe bir de bu şekilde baktığınızda anlıyorsunuz ki, TLOK döneminde düşmanlar o kadar güçlü değil, çağlarına kıyasla güçlüler. Yoksa el insaf, Ateş Lordu Ozai dediğimiz adam çağının en iyi ikinci ateş bükücüsüdür, Azula'nın ateş bükmedeki yetenekleri (Sozin kuyruklu yıldızı olmadan ateş bükmeyle uçmuştur) doğaüstü sayılır, ki Dai Li var öte taraftan, zihniyle ateş büken bir adamı da ilk kez TLA'da gördük unutmayalım.
TLOK'da değişen şey, her şeyin daha materyalistik bir hale gelmesiydi. Çok daha tek düze bir hale geldi. Bakın TLA'da dünyayı terk etmiş olmasının, türünün sonuncusu olmasının, vs travmasıydı duygusal konumuz. Öte yanda sürgün bir prens vardı, öbür yanda Ateş Ulusu annelerini öldürmüş iki kardeş vardı, beri yanda duvarı deldiği halde, oğlunu kaybettiği için, girilmez şehir Ba Sİng Se kuşatmasını bırakan bir General vardı.
Peki Korra'da neydi "duygusal konumuz"? Aşk üçgenleri, yenilmişlik, (çok küçük bir süre için) güçlerini kaybetmişlik. Bunların hiçbiri TLA'daki duygusal problemlerle karşılaştırılacak kadar büyük değildi.
Onu bunu bırakın, ying ve yangı temsil eden iki örneği karşılaştıralım bu iki seride. TLA'da Tui ve La temsil ediyordu Ying ve Yang'ı, biri karanlık, biri aydınlıktı, ve daha önce söyledim yine söylüyorum, karanlık olan La kötü değildi, ikisi de doğal düzenin birer parçasıydı, ikisi de normaldi. Peki TLOK'da kim temsil ediyordu Ying ve Yang'ı? Raava ve Vaatu, peki biz daha önce Raava ve Vaatu benzerinde zibilyon karakterle karşılaşmadık mı? Yani her ikisi de o kadar klişeler klişesi karakterlerdi ki.
Korra'daki düzlüğün başka bir göstergesi ruhlar dünyasını işleme şekilleriydi. TLA'da, Ruhlar dünyası ulaşılmaz, mistik -ki kelimenin tam anlamıyla mistik-, gizemli, esrarengiz bir yerdi. Çoğu varlık konuşmazdı bile ve hepsi gerçekten ruhani varlıklardı.
Peki (evet peki, yine peki) Korra'da nasıl işlendi Ruhlar Dünyası? Resmen Hayvanat Bahçesine çevrildi!!! Hop buradayım, hop ruhlar dünyasındayım, hop buradayım, yahu şu Aang'de ne mal herifmiş yahu (!) dibine kadar gelmiş ruhlar dünyası portalının ama o kadar ihtiyacı olmasına rağmen hiç girmemiş vs. Ha bu arada, Ruhlar Dünyasındaki varlıklar da aynı bizim gibiymiş, sadece yarı-hayvanatlarmış, Allah Allah, işe bak yaw?!
Yani ben hatırladıkça sinirleniyorum, yanlış bir şeyler yazabilirim, şimdi yazıyı burada noktalayayım.


(Berk Kaynak) #244

Korra'nın ikinci sezonu zaten nereden baksan en zayıf sezon bence. (Wan bölümleri hariç.) Ruhlar dünyası, Vaatu ve Raava olayı benim de çok hoşuma gitmemişti. Ancak yukarıdaki eleştirilerde atlanan bir nokta var o da her şeyin materyalleşmesinin ve kurulaşmasının zaten gelişen dünyanın bir parçası olduğu. Zamanında insanların bütün hayatlarını harcayıp bulduğu bilimsel teoriler şu anda mühendislik birinci sınıflarda 101 dersi olarak okutuluyor mesela. Zamanında yıldırım bükmenin zor olması bunun ileride daha kolay olmayacağı veya yerleşik bir cumhuriyet düzeninde diğer insanlara eğitim olarak aktarılamayacağı anlamına gelmiyor. Aang'in dünyayı kurtarıp cumhuriyeti kurarak büyük çaptaki savaşlara yüksek oranda son vermesi, yine şehir düzeninden ve teknolojiden anlayacağımız üzere, eğitim ve gelişmişliğin önünü açıyor. Eskiden öldürmek için kullanılan teknikler günümüzde spor olarak kullanılıyor. Eskiden çok felsefi ve önemli olan değerler günümüzde hiç önemsenmiyor veya üstünde durulmuyor. Yaşadığımız dünya ile tanıdık gelmiştir belki? Her şeyin bu şekilde grileşmesinin sebebi zaten yerleşik düzen ve teknolojinin gelişmesiyle doğru orantılı. Bence burda Korra hem çok yerinde bir gönderme yapıyor hem de çok gerçekçi bir portre çiziyor. 2. Sezon konusunda Audomarus'a katılsam da eleştirilerin büyük çoğunluğunun "L'amore della nostalgia"dan kaynaklandığını düşünüyorum. :slight_smile:


(Enes) #245

Korra kiminle sevişecek :smiley: Adamlar bunu gerçekten işlediler bu arada :slight_smile:

Bu arada söylemeden edemicem @Audomarus_Fridia söylediklerinin/yazdıklarının çoğuna katılıyorum bir kaç parantez açmak şartı ile ama genel olarak aynı fikirdeyiz.

Ayrıca belirtmek isterim ben Avatar serisinin genel olarak günümüz dünyasının geçmiş dönemi olduğunu düşünürdüm hep yada bu şekilde bağlanmasını isterdim , eğer seri de insanlar zamanla bükmeyi unutup avatar kavramı yok olsaydı ama bu günümüz dünyasının geçmişi olarak bize anlatılsaydı şimdi düşünüyorum da ben iki seriyi de kafamda çok ama çok farklı bir yere koyardım . (iyi anlamda)

Bir de korranın oyununu oynadığım da çok tatlı bir zevk almıştım aynısı zamanında aang için de vardı bir arena da 4 kişi oynuyordu sanırım ki efsaneydi o oyun herneyse konuya dönüyorum adam akıllı avatar evreni içerisin de bir oyun yapsalar çok dadlu olmaz mı ? :smiley:


(Emirhan) #246

Şu zamana kadar neden yapılmadı anlayamıyorum zaten. Aang'den önceki herhangi bir Avatar'ı oynatabileceğimiz, ya da sıradan bir bükücüyü oynatabileceğimiz bir oyun her halükarda yapılabilirdi. Bu oyunu bir de RPG elementleriyle süslerlerdi. Çizgi film tarzı grafiklerle mis gibi olurdu. Zaten geçmişte olan bir hikayede her şey sınırsız. Hikayeni sınırlandıran bir şey yok.


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #247

Online oyun çok güzel olurdu bence. Tam MMORPG malzemesi var Avatar'da [Lav bükme paralı, kan bükme paralı, öbürleri (metal bükme vs.) üst level yeteneği].


(Gökhan Ali Başkan) #248

Aslında böyle düşününce çok güzel bir fikir gibi geldi. Oyunda dizide ki haklar falan olacak, bükme sınıfları vs falan çok deli fikir keşke yapılsa


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #249

Let's do it!!!!! Ama şu an yayın hakları biraz bir yerde, biraz başka bir yerde, çizgiromandan başka bir şey çıkması çok olası değil.


(fza) #250

MMO istemezdim ben. MMO'lara alerjim var. Sağlam hikayeli bir TPS oyunu olmasını isterdim. Aksiyon/macera. Uncharted tarzı devasa olayların olduğu filan. Süper olurdu.


(Gökhan Ali Başkan) #251

Aynen o da olabilir


(Furkan YAKIN) #252

Biliyorum kendimi tekrar ediyor olacağım ama korra yanlış ellerde harcandı oysa benim gibi düşünen birinin elinde efsane bir seri olabilirdi yazık


(Salihalpo Anısına) #253

Tatilden sonra ikilinin ilişkisi gelişiyormuş, yeni seri gelebilirmiş ama uzun bir süre varmış...


(Furkan YAKIN) #254

Yazık gerçekten yazık kocaman avatar evreni çok fazla olasılık var ama bize avatar'ın aşk hayatını gösteriyorlar :clap:
Ben anlamıyorum neden geçmiş avatarlar ile olan bağlantısını tekrar bulmaya çalışmasını işlemiyorlar bu korrasami daha mı önemli


(fza) #255

Yeni seri de Korra olmasın. Yeni bir karakter olsun. Korra da iyi de, farklı bir tat olur.


(Salihalpo Anısına) #256

Korra gelmeyecekmiş sanırım, başka bir avatarla devam edeceklermiş. Ama bunun için epeyce bir süre beklemek gerekiyormuş...


(Mehmet Can) #257

Nickelodeon bu sefer de Flashtv bütçesi verip bırakmasa bari.


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #258

Nickelodeon ile araları Korra döneminde bozuldu zaten. Dizinin sonları Netflix'te yayınlanmıştı. Avatar büyük oranda Michael Dante DiMartino ile Bryan Konietzko'nun mülkü. Ama sanırım hala Nickelodeon'ın da biraz payı var. Ama , eski Avatar çizgiromanlarının başında nickelodeon yazardı, Korra çizgiromanlarının başında o da yazmadı.


(Furkan YAKIN) #259

daha ellerindeki 2 tane avatar'ı tam işlemeden yenisine geçmek bence mantıksız bize aang'in veya korra
'nın olgun versiyonlarını gösterseler onda sonra yeni bir avatar serisi çıkarsalar ne olur ama bizim isteklerimizi umursayan kim :disappointed:


(fza) #260

Valla Aang'in olgun hali belki olabilir ama Korra'nın olgun hali pek umrumda değil; onun yerine yeni bir elementin avatarını tercih ederim.


(Bersan Şahin) #261

Steampunk bir Avatar evreninden 100 yıl sonra Cyberpunk bir Avatar evreni olsa güzel olur aslında. Element bükücülük gelişerek teker teker molekülleri kontrol etmekten tut elektrik bükerek etrafta ki elektronik cihazları hackleme/kontrol etme. İnsanların vücudunda ki mekanik parçalara metal bükerek kontrol etme. Quantum boyutunda bükücülükle Avatarın kendi kütlesini kontrol ederek vücudunu uzayda belirli bir noktada kilitleyerek her türlü fiziksel darbeyi geri teptirmesi falan. Öte yandan dünya globalleşmiş. Çok değişik ideolojiler ortaya çıkmış falan. 5dk da aklıma bunlar geldi yoksa ben daha uçarım :smiley: