Çizgi Dizi Akademisi - Avatar: The Last Airbender İzliyoruz #2


(Sapere Aude!) #141

Dur izlemeye başlayayım da bir an önce oraya geleyim. Benim de bir tahminim var, sen böyle söyleyince tahminime inancım arttı.


(İbrahim Korkmaz) #142

En iyi engelli temsillerinden biri.


(sergen) #143

muhteşemlik için tıklayınız. şaka maka dünden beri 50 kez falan dinledim şu postu iyi ki atmışsın İbrahim…

kızada ufaktan tutuldum gibi


(İbrahim Korkmaz) #144

KARIMDAN UZAK DUR!!!
Şaka maka teşekkürler :slight_smile:


(Sapere Aude!) #145

İkinci sezonu da bitirdim. Yukarıda bir tahminimin olduğunu söylemiştim. O tutmadı. Zuko’nun Azula’nın yanında savaşmasına ağzım açık kaldı. İzlediğim en iyi ters köşelerden bir tanesi olabilir. Hiç beklemiyordum. Hatta Iroh’la beraber Avatar’ın yanında kalıp ateş bükmeyi öğretirler diye düşünüyordum. Tamamen şaşırmış durumdayım. 3. sezona geçmeden biraz ara vermeyi düşünüyordum ama böyle bir sezon finalinden sonra, akşam yeni sezona başlarım.

Ba Sing Se bölümleri muazzamdı, birkaç bölümle siyaset, distopya, gerilim gibi konuların altından başarıyla kalkmışlar. Dai Lin ajanlarının tasviri ve toprak bükme yöntemleri çok hoşuma gitti. Şehri kontrol etme tarzları ilginçti.

Bana göre sezonun en iyi bölümü, sezon finaliydi. En sevdiğim bölüm ise Tales of Ba Sing Se oldu.


(İbrahim Kubat) #146

The Last Airbender live action uyarlamasından ölesiye nefret eden biri olarak bence mantıklı tek bir olay var filmde. Başıma bir şey gelmeyecekse anlatıyorum.

spoiler text[/spoiler]Bildiğimiz gibi animasyonda ateş dışında diğer elementleri bükerken mutlaka yanımızda olması lazım. Lakin ateşi yoktan üretebiliyorlar. Filmde ise ateş bükmek için de ateş kaynağı gerekiyor. [spoiler]spoiler text

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz. Bence filmde ki hali daha mantıklı.


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #147

Hayır değil, Ateş bükmek chi enerjisinin dışa vurumudur, öbür element bükmelerde bükücü chi enerjisini var olan elementi bükmek için kullanır. Ateş bükücüler Güneş ve solunum yardımıyla ürettikleri enerjiyle çevrelerinde var olan maddeleri enerji ve ısıyla yükleyerek plazma üretirler.

Yani Ateş dediğimiz şey aslında plazma haline geçmiş hava olduğu için ve hava her yerde olduğu için Ateş bükme gayet mantıklı.

Ama M. Night Bilmemne’nin aklı bu tarz şeylere basmadığı için o da bunun arkasındaki mekanizmayı bilmeden bunu bir mantık hatası olarak gördüğünden cahil akıllılığı yapmış.


Genel Anket Koridoru :ballot_box:
(İbrahim Kubat) #148

Aydınlanma için teşekkür ederim :blush:


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #149

:+1:


(Sapere Aude!) #150

Bitirdim. Muhteşemdi.


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #151

Bütün diziyi mi?


(Sapere Aude!) #152

Evet, yarım saat önce bitti. Değerlendirme yazmayı düşündüm ama en iyi anlatacak kelime “muhteşem” olmalı diye yazdıklarımı sildim.


(Liquidman) #153

Ben de 2 gün önce bitirdim bilmem kaçıncı kez. Biri muhabbet başlatsın diye bekliyorum


(Deniz) #154

Seveceğinizi biliyordum :dancer:


(Gizem) #155

Birde beni geçme diyordun benim en az 3 hafta daha sürer


(Sapere Aude!) #156

Ufak bir depresyon ve bolca boş vaktim vardı. Dizi de güzel olunca dayanamadım.


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #157

Değerlendirme yaz. Merak ediyorum düşüncelerini.


(Sapere Aude!) #158

Bütün serinin en sevdiğim yanı, bir yol ve değişim hikayesi olması. Hikayeye etki eden pek çok karakter bir yolculuğa çıktı ve bu yolculuk sonucunda belirli bir değişim geçirdi. Iki tipik örnek Aang ve Zuko. Onlarla birlikte yanındakiler de değişti, ilk bölümlerde bize gösterilen temel özellikleri doğrultusunda karakterleri oturdu. Azula bile gittikçe kötüye doğru ilerledi. Ba Sing Se ve sonraki yolculukları, bu yolculuklarında yaşadıkları olmasa belki de bu kadar dengesiz olmayacaktı. Diziyi sevmemin sebeplerinden bir tanesi, karakterlerin gelişimini iyi yansıtmaları.
Gördüğümüz çoğu karakterin kendi kaderi hakkında bir düşüncesi, planı vardı. Büyük ölçüde bunu gerçekleştirdiklerini görüyoruz. Güzel olan nokta Iroh’un dediği gibi kaderin garip olması sebebiyle karakterlerin kaderlerine çok farklı yollarla varmaları. Aang, Ozai’yi durdurması gerektiğini biliyordu. Zuko, onurunu yeniden kazanmak istiyordu. Ama ikisi de bunu düşündükleri, kendilerinden beklenen şekilde yapmadı. Kendileri farklı bir yol buldu. Bunu başarıyla anlatmak, hikayeyi zenginleştirmiş.

Bir diğer sebep, bize çok ufak bir kısmı gösterilen Dünya’nın çok iyi düşünülmüş olması. Bir yanda insanlar ve onların kurdukları şehirler, dört ulusun farklılıklarına göre çok iyi düzenlenmiş, diğer yanda doğal hayat, diğer canlılar üzerine de çalışılmış. Dekor olmaktan ziyade çoğunlukla bölümü bir şekilde, karakterlerle etkileşime geçerek, bir noktada bir harekette bulunarak vs. etkiliyorlardı.

Bunların yanı sıra, görmediğimiz pek çok şey olduğu izlenimine de kapıldım. Hem farklı uygarlıklar, bükme teknikleri, şehirler açısından hem de doğal ortam olarak hikayenin geçtiği dünyanın büyük olduğu ortada. Bataklıklar, çöller, adalar ve görmediğimiz diğer şeyler merak uyandırdı.

Bir de ruhlar dünyası var tabii. Avatar’ın geçmişi hakkında bilgi almak, Aang’in değişimini anlamak açısından onemliydi. Farklı deneyimlerin onu nasıl etkilemesi, ama bir noktadan sonra kendi tercihini yapması gerektiği düşüncesine varması çok iyiydi.
Ayrıca ruhlar dünyasının da büyük ölçüde karanlıkta bırakılmış olması benim meraklandırdı. O dünyaya ait biraz daha şey görmek isterdim.

Neyse, sanırım lafı uzattım. Geçen sezonlarda olduğu gibi bu sezondaki en iyi ve en sevdiğim bölümleri yazayım. En sevdiğim iki bölüm, Roku ve Sozin’in hikayesinin anlatıldığı bölüm ile Sokka’nın kılıç eğitimi aldığı bölüm. En iyi bölüm konusunda kararsız kaldım. Tutulma ve kuyruklu yıldız bölümleri arasından seçemedim.


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #159

Hadi bir sequel yapıp bunların hepsinin içine edelim.


(İbrahim Korkmaz) #160

Bu başlıkta pek aktif olamadım. Ancak seriyi bitirdim ve şimdi bunu telafi edeceğim… demek isterdim ama bu diziye daha ne diyebilirim ki? SADECE HARİKA!!!