En Son Ne İzlediniz/Oynadınız/Okudunuz? Yorumunuz&Naçizane Notunuz 🎬🎮🃏


(Hasan Dogukan Aksu) #390

Sırf teması ilgimi çektiği için The Last Man On Earth izliyorum aynı sebepten Flashıda tabi keşke bu konularda daha güzel yapımlar olsa.


(sergen) #391

Film : Dune
Yapım yılı : 1984
Yönetmen : David lynch

Özet; iyi bir film değil ancak dune seven biri zevk için izleyebilir. Sırf şeyh hulud hatrına.

Başlangıç kısmından itibaren hoşuma gitti. Sanki kitaptaki havayı yansıtıyordu ancak bir noktan sonra gözleri pörtletip “lann!!!” dedim. Ancak o an “lann!!” dediğim olayı teknolojinin yetersizliğine verdim. Harkonnenlerin berbat bir şekilde işlenmesi ve kötü adam duruşunu çılgın kahkahalar ve saçma sapan bağırtıların arasında bir iki vahşilikle açıklamaları beni üzdü. Feyd, harcanmış. O ki gelişim gösteren bir karakterdi aslında, kitabın başı ve sonu arasında baya fark vardı. Ayrıca bazı bölümler birleştirilmiş örnek vermek gerekirse, duncan aslında bambaşka bir noktada ölüyordu. Ancak burada ilk saldırıda ölmüş gibi gösterilmiş. Ayrıca bir noktadan sonra liet birdenbire ortadan kaybolur. Niçin? Yani liet ile paul arasında geçen diyaloglar yine kesilmiş. Bunlar hep eksiydi. Ayrıca berbat ötesi müzikleri vardı.

İyi yanlarına gelirsek, kitabı okurken bazı şeyleri aklımda tam olarak canlandıramamıştım. Mesela kalkan duvarın yıkıldığı ve oradan şeyh huludların saldırıya geçtiği o sahne gerçekten izlemeye değerdi. Sonra paul ve kabile karşılaştıktan sonra bir süre boyunca hikâye devam etse de bir noktadan sonra iki yıl atlıyordu ve bu iki yıllık süreçte hakkında pek bir bilgi yoktu. Ancak filmde bu iki yıl çok kısa ve hızlı hızlı atlanan sahnelerle en azından gösterilerek geçilmişti.

Tekrar kötü yanlarına dönersek, düşündükçe aklıma geliyor napayım? Hayat suyunu içtiği kısım kitapla çok alakasızdı. Ayrıca fremenler ile birlikte olduktan sonra jessica’da birden ortadan kayboldu. Neden neden neden? Jessica çok önemli bir karakter, sadece paul’un annesi olduğu için değil aynı zamanda bir bene gesserit olmasından da öte gelen ağırlığı var.

Son olarak silahlar, bu filme eklenen şeylerden biri olmasına rağmen gayet güzel işlenmişti.


(Yasin Duyar) #392

Bence filmin en büyük sorunlarından biri Fremen kültürünü tam idrak edemeyip yansıtamamasıydı, kitaptaki o buram buram kokan atmosferi alamamıştım filmden. Aslında filmin istenilen şekilde iyi olamamasının nedeni David Lynch’e yapımcılar tarafından yapılan baskı ve darlamaydı diye hatırlıyorum ama yanlış da hatırlayabilirim.:thinking: Bu arada Jodorowsky’nin çekemediği Dune filminin belgeselini izlemeni tavsiye ederim, adam kitaptan farklı ama çok orijinal bir Dune peşindeymiş. Koskoca Moebius’a storyboard ve concept artları falan yaptırmış, o kadar dahi insanı bir araya getirmiş ama işte gel gör ki hollywood çektirmemiş. Belgeselin trailerı.


(Mert Özden) #393

Kitap: Hurin’in Çocukları

Muazzam giriş ve gelişmesine karşın aceleye getirilmiş bir sonuç kısmına sahip. Yanlış anlamayın, Hurin’in Çocukları hala çok iyi. Orta Dünya’nın en karanlık, en hüzünlü hikayesine sahip.

Bir adamın içinde yanan ateşin, kendisini tüketmesine tanık oluyorsunuz.

8.8/10


(sergen) #394

çizimler çok güzel ya. sırf şu trailer’a bakarak bile keşke yapabilseymiş diyorum.
en yakın zamanda belgeselin tamamını izleyeceğim


(Xibalba) #395

Ders dinlemek için bilgisayarın başına geçtim yine The Fountain izledim. Ha pişman mıyım, hayır. Her izleyişim etkiliyor. Filmi çok seviyorum ama kimseye de öneremiyorum… İzlese kimse beğenmeyecekmiş gibi geliyor, biri izlese de beraber övsek…


(Akın kartal) #396

Ahmet Uluçay’ın “karpuz kabuğundan gemiler yapmak” filmini izledim.Uzun zamandır beklettiğim bir filmdi.Uluçay’ın sinema sevgisini çok güzel bir şekilde yansıttığını düşünüyorum.Böyle insanlar maalesef ki değer göremiyor ülkemizde.Her güzel insan gibi sessiz bir şekilde göçmüştür bu dünyadan.Keşke daha uzun yaşayıp duygularını daha çok izleme şansına sahip olsaydık.
Oyun uzun zamandır oynamadığım için yazamayacağım.
Kitap olarak da stewen zweig’ın satrancını 3. kez okudum.Vazgeçemeyeceğim, muhtemelen ruhsal olarak boşlukta hissettiğim dönemlerde tekrar okuyacağım


(fza) #397

Chuck

3x12

Çok ilginç bir bölüm oldu. Cidden çoğu şeyi unutmuşum.

-Shaw’ın motivasyonunu anlayabildim, ben en baştan beri kötü adamdı diye hatırlıyordum tekrar izlemeden önce.
-Sarah’ya karşı yumuşadım.
-Chuck’ın hissettiklerini hissettim yine.

Güzeldi. Heyecan gittikçe artıyor.


(Mert A.) #398

Gerçekten Jodorowsky bu kadroyla, böyle bir film çekseydi sinema için mihenk taşlarından biri olurdu herhalde. Bir de meraklısına, Moebius ve Jodorowsky’nin beraber çıkardığı Incal adına bir çizgi roman var(Türkçe baskısı da mevcut) tarz olarak da kozmik konulu bir space opera. O da beni inanılmaz etkileyen, çok beğendiğim bir yapıt, herkese öneririm.


(not stronger than fiction) #399

okuduğum yorumlar ve filmin yapım yılından bu yana değişen gelişen anormal teknoloji farkı sebebiyle yenisi çekilmezse izlememeye karar verdim. kitabı epey beğenince, film hayal kırıklığı olacak sanırım.


(Yasin Duyar) #400

İlk çıktığında almıştım zaten ama hala tam okumadım, tamamlayacak vaktim olmadı bir türlü. Yani anlayacağın hala okunmayı bekliyor kitaplıkta.:pensive: Yanlış hatırlamıyorsam zaten Jodorowsky Dune filmini çekemeyince, yapmak istediklerinin bazılarını İncal’de yapıyordu diye hatırlıyorum. Adamın baya içinde kalmış, belgeselde falan da inanılmaz şevkle anlatıyordu, gözlerinin içi parlıyordu anlatırken… Keşke en azından animasyon film falan olarak gelse de izlesek.

@medicine bence izle, en azından kitapta bazı aklında canlandıramadığın şeyler varsa görmüş olursun. Ama onun dışında da fazla şey bekleme.


(Deniz) #401

Ah Güzel İstanbul (1966) Atıf Yılmaz

Ara Güler stili eski İstanbul manzaraları görmek istiyorsanız izleyin demişti biri twitter’da. Hikaye sıradan ama atmosfer hoş, Sadri Alışık daha da hoş. Alaturka/alafranga müzik muhabbetlerini epey buruk dinledim. Bir de yeni kelimeler öğrendim; Külbe-i Ahzan, maşlah, Şehnaz Longa (kendisini biliyordum, adını bilmiyordum) gibi.

Nostalji çektiyse canınız bakabilirsiniz.

579530_10150755241039691_1031439304_n


(This is not necessary) #402

H. P. LOVECRAFT-DELİLİĞİN DAĞLARINDA
Bir kitabın sizi nasıl gerim gerim gerebileceğini öğrenmek istiyorsanız öneririm.Lovecraft atmosfer yaratırken ilah olmuş resmen.
Puanım: 7/10


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #403


(Süt Satan Kabadayı (İBO)) #404

Az önce Atomic Blonde’ı izledim. Müzikleri, teması, kullandığı renkleri ve Professor X’in oyunculuğu iyidi. Ama ana karekter bana çok ukala geldi. Tek kamerayla çektikleri uzunca bir sahne vardı ki, takdir ettim… Biraz Con Vik’i anımsatmıyor değil ama. Özellile de geçiş sahnelerindeki grafiti tarzı ve rengi. Zevkliydi ama biraz da uzundu; “Bitmiyor mu artık yaa?” demeye başladım sonlara doğru. Olsun, izlemesi hem gözünüze hem de ruhunuza zevk veren bir film. İzleyin izleyin, hoş film


(Liquidman) #405

Matrix’i ilk defa izledim. Ghost in the Shell gibi, Blade Runner gibi ‘‘Dude What?’’ diyerek izlediğime memnun olduğum ama bir halt anlamadığım ve sıkıldığım bir film olacak sanıyordum ancak çok keyif aldım izlerken. Yavaş yavaş sindire sindire izledim çabuk bitmesin diye. 2 ve 3’ü izlemeye korkuyorum şimdi kötü diyorlar.

Bu arada haberlerde duyduğum şu müziği Matrix’de duyunca bir garip oldu :sweat_smile:


(Mert Özden) #406

Quentin-Tarentino-Spits-Out-Champagne


(Barış Beyaz) #407

İkinci ve üçüncü filmin fazla gömüldüğünü düşünüyorum. Matrix evrenini daha da derinleştiren filmlerdi. Ve benim için ilk film kadar iyiydiler. Özellikle üçüncü filme bayılırım


(Mert Özden) #408

Hikayenin nasıl sonlandığını görmek istiyorsan izleyebilirsin. Ama senin gibi şanslı olsaydım izlemezdim. Değmez. Cidden değmez. Yeminle değmez. Ölümü gör değmez.


(Kürşad the Falcone) #409

Bende yıllarca böyle bölük pörçük parça parça izleyip p.ç ettiğim klasikleri bi ara baştan sona izlemek istiyorum ama sıra gelmiyor. Matrix ve Terminatör 2 listenin başlarında.