En Son Ne İzlediniz/Oynadınız/Okudunuz? Yorumunuz&Naçizane Notunuz 🎬🎮🃏


(sergen) #511

ben özellikle son sezonu sevmiştim. dizinin komedi gibi bir iddia’sı yok zaten diye anımsıyorum.


(Sapere Aude!) #512

Başlığa gelin de detaylıca konuşalım.


(Chieh-she-shuai) #513

Bojack’in dram tonunu bende seviyorum, ama bunu tek bölüme kösüm kösüm köstürerek yaptığında (4. Sezon son iki bölüm gibi) benim canım sıkılmaya başlıyor. Bu dizinin dramı, devamlılığı, karakter gelişimleri kendisini Simpsons Family Guy vb. komedi dizilerinden net ayırıyor kabul, ama BoJack Horseman komedi dizisi ve abi.

Birçok sağlam komedi dizisi (mesela Shameless, Leyla ile Mecnun vb.) işledikleri sağlam ve yerinde dramla kendini kaliteli bir yere sokuyor evet, ama her biri drama ağır basmaya başladığında (en azından beni) sıkmaya başlıyor.


(sergen) #514

dram ve komedi aralarında ilişki olan türlerdir. kaldı ki

bu dizilerde hem dram hemde komedi yönüyle insanları kendilerine çeken diziler zaten. ben bojack’in dram yönünü sevdim çünkü insanı düşünmeye itiyor(her ne kadar öyle bir hayat yaşamasamda).


(Umur) #515

Düşünmeden öte, bence dram türünün en iyi özelliği izleyiciye kendi dramını unutturması, hayattan kaçabilmesi için bir boşluk sağlamasıdır. Kendisine üzülmek yerine, izleyici gerçek olmayan birisine üzülür. Onu düşünür, gerçek hayatta kaçar, ve kısa bir süre iyi olur.


(Sapere Aude!) #516

Bunu yapabiliyorsanız ne mutlu, ben BoJack izledikten sonra hayatımı düşününce 2-3 hafta toparlayamamıştım.


(Umur) #517

BoJack bu konuda biraz daha ayrı, BoJack’in kullandığı dramla normal bir dram aynı değil. BoJack Horseman, kişiye özel drama yapıyor. Yani normal bir dramda yaşanan olaylar yüzünden hayatı mahvolan karaktere, ölen karaktere, yakınını kaybedene üzülürsün ve kurtuluşun o olur senin. Ancak kişiye özel dramada bu yoktur.

Çünkü bu sefer üzüldüğün şey, bağ kurabileceğin şeylerdir. Verilen yanlış kararlar, kaçan fırsatlardır üzüldüğün şeyler. Senin de sahip olduğun şeylerdir, bu yüzden BoJack Horseman seni diğer dramlara göre daha üzer, daha derinleştirir. Çünkü dizi bitince etkisi geçmez ve sen kendini sorgularsın, bu sorgulama, bu derinleştirme de senin ertesi hafta diğer bölümü açma sebebindir.


(Gizem) #518

Bu ara genelde izlemediğim önemli filmleri izlemeye çalışıyorum.
:clapper: Kill Bill vol1 ve vol2
Bu iki film, özellikle ilki uzun süredir film izlerken yapamadığım bir şeyi yapmamı sağladı. Uzun süredir tek seferde odaklanarak merakla film izleyemiyordum. Çok sevdim filmleri
Vol1-8.2
Vol2.7.9
:clapper:Bright
Bununla ilgili daha önce söylediğim gibi potansiyelini kullanamamış film yorumunu yapıyorum 6.5

:clapper:into the wild
Sadece görüntülerin güzelliği için bile izlenebilecek bir film 7.5


(Winston Smith) #519

Mother!
Kesinlikle izleyin özelikle tanrı insan arasındaki ilişkiyi müthiş işliyor.
Ve film benim gördüğüm en iyi tanrı tasvirine sahip.


(Toprak Berkay Güngör) #520

bu fotoğrafı buraya bırakayım ve siz milyonuncu kez breaking bad izlediğimi anlayın


(Şenay Elvan) #521

Aile Arasında’yı izledim. Leş komedilere alternatif olması açısından güzeldi ama sinemada izlemesem çok da koymazdı. Burhan Altıntop’tan sonra Gülse Birsel’den hep çok yüksek beklentilere girdik, bizim hatamız, Yalan Dünya falan da meh bi’ işti. Ama baya yürüdü ‘Gülseeeeeee ya olaysın’ diye diye.


(Ali) #522

Last Jedi filminden kesinlikle daha güzeldi. (Seri karmaşık gidiyor bende.) Bu filmden sonra Ben Solo tamamen Kylo Ren olarak kalmalıydı. Tekrar aydınlık muhabbeti falan geçmemeliydi ama ne yazık ki Last Jedi filminin tamamı bunun üzerine. Umarım son filmde tekrar girmezler o muhabbete. Bu filmi izlerken ilk üçlemenin verdiği tadı alamadım. Büyük ihtimal çıkacak diğer filmlerde de alamayacağım. İlk üçlemenin yeri ayrı kalacak. Yani ne bileyim vasat ile iyi arasında bir yerde duruyor film.


(sergen) #523

Rise of the Guardians

anlatım açısından pek cezbetmese de jack’in anısını gördüğümüz kısım fevkalade diyebilirim. hatta yazar ilk önce o sahneyi yazmış/düşünmüş ve onun üzerine olaylar zincirini kurmuş diyebilirim.

bir şeylere inanmak onun gerçekliğini etkiler.


bu arada bir şikayette bulunmak istiyorum. neden “efsane beşli”? yani niçin “muhafızların yükselişi” değil? özel olarak filmin hiçbir noktasında efsane beşli geçmiyor ve konusu bu beş kişi değil. konusu muhafızlar/muhafızlık mevki. çevirisi yapılırken ne düşünüyor merak ediyorum. bu çok sık olan bir durum farkındayım. mesela now you see me, sihirbazlar çetesi olarak çevrilmişti. niye orada olayı basitleştiriyorlar ki? niçin “şimdi beni görüyorsun” denilmiyor. az biraz sihirbazlar hakkında bilgisi olan herkes bunun bir sihirbaz sözü olduğunu bilir ve bence böyle olması filmi daha çekici bir hale getirir.
neden böyle isimlendirme tercih edildiğine dair bilgisi olan var mı?
(aslında baya genel bir konu, acaba bir başlık mı açsam)


(Berke) #524

Komedi yazıyor türleri arasında ama bence alakası yok. Tüylerimi diken diken etti hiç çaktırmadan sonunda, diyaloglar su gibi akıyor ve oyunculuklar abartılı ve şahane. Hayatımda izlediğim en akıllıca filmlerden, bekletenin yada denk gelmeyenin ilk işi olmalı izlemek. Değersiz hayatlarımızın ne kadar aptalca şekillerde pamuk ipliğine bağlı olduğunu harika özetliyor kısaca.


(İbrahim Kaya) #525

“Gentlemen, you can’t fight in here! This is the War Room.”


(Geek Velet) #526

İzlediğim en bayıcı ve propaganda odaklı film.


(Kaan ) #527

Serious?

Edit: Bu gönderinden sonraki gönderilirini okumamıştım, kusura bakma :cherry_blossom:


Görevimiz Muhit
(Mert A.) #528

The Leftovers 2.sezon 7. ve 8. bölümü izledim. Dizinin ilk sezonunu biraz sıkıcı bulmuştum, ikinci sezonla birlikte büyük çıkış yaptı benim gözümde, bu bölümlerle de zirveye ulaştı. Yazılmış en detaylı karakterlere ve buna ilaveten düzgün aktarılmış karakterlere sahip dizi ünvanını aldı benden :grin: . Ben bu kadar detaylı karakterleri ve iyi işlenmiş senaryoyu Hannibal’da görmüştüm en son ki o da gözümde bir başyapıttır. Umarım dizi ileriki bölümlerde hayal kırıklığı yaşatmaz.


(Chieh-she-shuai) #529

Get Out’u izledim. Gerilim konusunda çok başarılı olmuş. Baş karakterin içinde bulunduğu durumdan rahatsızlık hissetmesine rağmen bunu bastırıp normal davranma çabasında olduğu bir durumda olması hikayeyi çok yakın hissettiriyor. Ama bir yandan da olayların tuhaflığı gizem ve gerilim havasını iyi koruyor. 7.5/10

Ve sonundan Allah razı olsun. çok korktum adam kaçamayacak sonda diye. Böyle şerefsiz karakterlerin hikayede uzun süre baskın olması geriyor beni. Sürekli Cüneyt Arkın gibi birinin içeri pompalıyla dalıp “yeter bu namertlikleriniz, zulümleriniz” diye olayı çözsün diye umuyorum içten içten. O yüzden herkesin bam bam gittiği bir final beni çok rahatlattı.


(Ali) #530

Stephan Zweig - Korku

Bir kadının kocasını aldatması, onu yakalayan kişinin onu tehdit etmesi, kadının kocasına söylemek isteyip söyleyememesi falan. He birde sürprizli sonu var. Zweig’in ilk okuduğum kitabı bu. Türk dizisi kıvamındaydı. Boşverin okumayın.

Kitap hiçbir şeyi içinizde tutmayın. Söyleyin demeye çalışmış bu arada.