En Son Ne İzlediniz/Oynadınız/Okudunuz? Yorumunuz&Naçizane Notunuz 🎬🎮🃏


(Büşra) #754

The End of the F…ing World
Karakterler çok tatlıydı. Sosyopat ve asi psikopatların maceralı yol hikayesi. Kara mizah türünde sürükleyici. Müzikler çok güzel.


(imnotevensorry) #755

Son 50 mesaj sahibi gibi ben de The End of the F…ing World ü bitirdim dün gece. O kadar hoştu ki ertesi gün -hiç çalışmadığım ve bilmediğim- 2 bütüm olmasına rağmen baştan sona gece boyunca izledim. Dizinin omurgası ergence duygular üzerine kurulu olmasına rağmen ara ara gerçekten büyük laflar etti. Müzikler ve mizah anlayışı da çok iyiydi. 8/10


(Ali) #756

Herkes The End of The F.ing World dizisini izliyor ama başlığı yok. Olaya el atayım mı?

Edit: Attım gitti.


(Kürşad (Chieh-she-shuai) Şahin) #757

Stronghold Crusader HD oynadım.

Bu eski oyunların HD restore edilip tekrar sürülmesi çok güzel bir şey. Bu sayede biz dandik bilgisayarlılarda iyi oyunlar oynanabiliyoruz.
Oyun da 20 senelik oyun zaten, bilen biliyor. Güzel bir strateji oyunu.


(Kaan ) #758

The Shape Of Water

Büyük bir beklentiyle izledim filmi ama istediğim tadı alamadım filmden. Film gerçekten çok güzel ancak kesinlikle en iyi film Oscar’ını almaması gerektiğini düşünüyorum. Filmde Sally Hawkins’in oyunculuğu çok iyi, bence Oscar’ı kesinlikle hak ediyor. Güzel bir Guillermo del Toro filmi izlemek istiyorsanız kaçırmayın, Del Toro iyi iş çıkarmış bu filmde de.


(Mustafa Eren) #759

Üstad, onun 2.‘si var bi’ de. Baktın mı, nasıl bir şey?


(Kürşad (Chieh-she-shuai) Şahin) #760

Ben aslında ikincisini alacaktım, Stronghold’u çok oynayan bi arkadaşım sakın alma ilki daha güzel dedi.İkinciye hiçbir şey katmamışlar. Yani ben oynamadım ama hakkında iyi şeyler duymadım. Ama indirim dönemlerinde 2-3 liraya düşüyor bu oyunlar. Öylesine bi bakılabilir yinede heralde.


(Mustafa Eren) #761

Yok ben baktım ve pek beğenmedim. Sen ne düşünüyorsun diye merak ettim sadece.


(Kürşad (Chieh-she-shuai) Şahin) #762

Hee, neyse dediğim gibi. Kötü yorumlar üzerine bakmadım. Sende beğenmedim dediğine göre muhtemelen bakmam da zaten.


(Yasin Duyar) #763

Uzun zaman önce ben de 2’yi oynamıştım hiç fena değildi diye hatırlıyorum. Hatta kötü olan 3’tü benim için, oynamayacaksanız 3’ü oynamayın.


(claude pure) #764

Kadın Kokusu - Scent of A Woman

Naif, hoş, telaşsız bir film. Ruhumun son dönemdeki karamsarlığı o sonu inandırıcı bulmadı ama sanırım Charlie için en iyisi buydu.

Film, sorgulamayı ve gülümsemeyi bir arada isteyenler için sanki.


(elif) #765

Yaklaşık üç yıldır izlemeyi erteliyordum. Güzel olduğunu biliyordum ama bilmiyorum bir türlü başlayamamıştım. İlk iki sezonun güzelliğinden dolayı son sezonu bingeledim ve 10/10’luk dediğim diziden aşırı derecede soğudum, finale dair hiçbir beklentim yoktu. İlk sezonu neredeyse iki ayda bitirmiştim ve çok sevmiştim. Belki de bu kadar hızlı izlediğimden dolayı son sezon hoşuma gitmemişti. Ama öyle güzel bir final yaptı ki tüm düşüncelerim tersine döndü. Mizumono ve The Wrath Of The Lamb bugüne dek izlediğim en güzel dizi bölümleriydi. Sanat yönetmenliği, Mads Mikkelsen, senaryo, yine Mads Mikkelsen, Hugh Dancy dizinin en güzel yanlarıydı. Gördüğüm en güzel crime sceneler ve diziyi yeni bitirmiş olmanın verdiği gazla kendisini -daha iyisini izleyene dek- izlediğim en iyi dizi ilan ediyorum :wine_glass: (Penny Dreadful ve Peaky Blinders da izlediğim en iyi diziler, çok iyi sıralama yapamıyorum sanırım.)

They know…


(Ömer Taşkaya) #766

Black Mirror 4x01 U.S.S Callister izledim.

En BM olmayan bölümdü ya. Resmen mutlu sonla bitti. Bölümün sonunda ne olacağı daha 10.dk dan belli.

Ama kabul edeyim bölümün işlediği konu,fikir çok iyi.


(Why did you say that name?!!) #767

Öfff 2. sezon finali inanılmaz değilmiydi ya. Benim aklım çıkmıştı ilk izlediğim de, hala ara ara açar izlerim.


(Why did you say that name?!!) #768

Binary Domain;

Muazzam hikaye anlatımıyla, bol sinematikleriyle, harika yazılmış karakterleriyle hele ki shooter mekanikleriyle mükemmel bir oyun. Oynadığım en iyi TPS oyunları arasına girdi. hele ki oyunun sonlarına doğru attığı plot twistler ile beni benden aldı ve baya şaşkına çevirdi. 13 saatlik harika bir deneyimdi.


(Ataberk ) #769

Son Dilek’i okudum.Çok beğendim.

Kitaba başlarken hep aklımda oyunlara nerelerden bağlanacak,hikayelere nasıl altyapı olacak vardı.Kitap,50. sayfaya ulaştığımda kuvvetli bir edebi eser olduğunu yüzüme vurdu.O andan sonra okuduğumdan daha çok zevk almaya başladım.Hala oyunlara dair izler arıyordum ancak ilk hedefim olmaktan çıktı.Yazarın hikayeyi anlatmada izlediği yolun da buna yardımı dokundu.Kitapta beğendiğim kısımları aşağıya spoiler içine alarak yazıyorum,okuyanları beklerim.Okumayan arkadaşlar için ise söyleyeceğim durmayın okuyun,atlayın bu evrenin içine.

Kitabın arkasında Witcher evreninde karakterlerin,olayların gri olduğuna dair bir yorum var ve bu kadar haklı olamaz.Her hikayede bunu hissettim.Geralt Blaviken Kasabı olurken de,Bruxa tarafından kandırılan canavar hikayesinde de,Cintra’da yaşanan olaylarda da.

Çok fazla not aldım.Hoşuma giden diyalogların sayısı baya fazla oldu.Özellikle Geralt ile Nenneke arasında geçen diyaloglar hoşuma gitti.Onun dışında Geralt ile Dandelion’ın arkadaşlığı çok güzel işleniyor kitapta.Başlarından neler geçtiğini ve neden her oyun hala onun kıçını kurtardığımızı daha iyi anlıyorum artık.

Kitapta Vesemir,Eskel ve Triss’in bahsinin geçmesi yüzümü güldürdü.Geralt,Vesemir için açıkça baba dedi ya orada gözlerim doldu neredeyse.Eskel ile birlikte yaban arısı avladıkları ve sonrasında Vesemir tarafından kayışla dövüldükleri anı güldürdü.Yennefer ile Triss ilişkisi de küçük küçük geçiyordu ve bir yerde Triss’in sözünü alıntıladığında küçük bir gülümsedim.Okuyup unutanlar için Yennefer,Dandelion’ın nasıl yaralandığına dair hikayeyi dinlemeden önce banyo yapması gerektiğini söylüyor.Geralt’a da sen de yapsan iyi olur baya kötü kokuyorsun diyor.Geralt banyoda yıkanırken Yennefer odaya giriyor.Geralt utanıp arkasını dönünce arkadaşı Triss Merigold’un sözünü alıntılıyor.’‘Bir tanesini gördüysen hepsini görmüşsündür’’

Yennefer Geralt ilişkisine gelirsek,soru işareti tüm hikayelerde olduğu gibi burada da bırakıldı.Mesela Yennefer niye baya kızgın Geralt’a? Soru işareti olarak kalmayan bir şey varsa o da Geralt’ın Yen’i sevdiğidir.Beni şaşırtan kısım ise ilişkinin bağının Geralt’ın dileği olması .Ben Yennefer’in dileği diye tahmin etmiştim.Oyunda bozmaya çalışması da Geralt’ın o dileği dilerken hissettiklerini hala hissediyor mu onu görmek herhalde.


(Umur) #770

Iola ile karşılıklı konuştukları bölüm çok güzel değil miydi? Çok hoşuma gitmişti.

Geralt’ın Yen’e olan sevgisi, en azından ilk başta saf değil sanki ya. Elf’e olan gibi, Yennefer’in bir şekilde, istemsiz de olsa, etkilemesiyle oldu. Ama sonra karşılıklı olarak saf bir sevgiye dönüştü gibi.


(Ataberk ) #771

Bak not aldığım halde unutmuşum o kısmı.Muhteşemdi orası ya.

Haklısın en başta biraz anlık çekim gibi ama sonra bir bağ oluşuyor.Cin falan bahane oluyor gibi.


(Gizem) #772

La Vita e Bella
Bu zamana kadar izlemediğim için pişmanım. Cidden çok güzel insanı hem güldüren hem de ağlatabilen nadir filmlerden biriAlmancadan çeviri yapılan sahne favorim
Filme 10/10 diyecektim lakin filmin sonundaki kahraman Amerikan askeri propagandasını hiç sevmedim. O yüzden 9/10

-yahudiler ve köpekler giremez." neden yahudiler ve köpekler giremiyor?
-onlar köpeklerin ve yahudilerin girmesini istemiyorlar. bunu herkes yapabilir. bildiğim bir dükkan var. onlar da atların ve ispanyolların girmesini istemiyorlar. ileride bir eczane var. benim kangrusu olan çinli bir dostum var. girebilir miyiz dedim? onlar da bana “hayır kangru ve çinlileri almıyoruz” dediler. onları sevmiyorlarmış. ne diyebilirim ki?
-biz dükkana herkesi sokuyoruz.
-hayır, artık biz de bir şeyler yazalım. senin hoşlanmadığın bir şey var mı?
-örümcekler. ya sen?
-ben vizigotlardan hoşlanmam. yarından itibaren biz de “vizigotlar ve örümcekler giremez” diye yazalım. vizigotlar beni hasta ediyor.


(Umur) #773

The Killing of a Sacred Deer
Hiç benlik bir film değildi, kırkıncı dakikada kapattım. Hani, gerilim filmi olarak harika bir iş başarmış ama sanki biraz fazla harika bir iş başarmış… O yapay diyaloglar, o müzik seçimi, oyunculuk hepsi bir araya gelince o kadar rahatsız oldum ki filmi izlememe kararı aldım. Şuan bile hala o rahatsızlık üzerimde duruyor. Bunu çeken birisi normal bir kafada olamaz…