En Son Ne İzlediniz/Oynadınız/Okudunuz? Yorumunuz&Naçizane Notunuz 🎬🎮🃏


(Umur) #1101

Tam olarak yatıyor diyemeyiz.


(‪Ya arkadaşlar Marvel çocukça diyenler cidden sıktı artık.13 yaşında çocuklar Dark Knight izliyor karanlık efekt görüyor sonra buraya geliyor hemen ''off çok büyük işi filmm marvel çok çocukçaa'' diyor.Marvel'da Daredevil,Blade,Ghost Rider‬) #1102

Denir denir.


(Salih Alp Gökçek ) #1104

Benim için The Shape of Water (görseli yüzdürün):

image


(Mert Özden) #1105

Ahahahahaha


(fza) #1106

Bu bayağı pis/it/şerefsiz bir adam ama izlerken tebessüm ediyorsunuz çoğuna. Bence çok komik değil esprileri ama akıp gidiyor, baymıyor, arada sırada da sesli güldüren oluyor. Diğer şovlarına da bakma niyetim var ama örnek vermek gerekirse; Ricky Gervais de ofansif mizahın liderlerinden ve bu adamdan çok daha fazla kahkaha attırıyor genelde. Ricky’nin mizahı bundan da ekstrem gibi geliyor bana.

7.5/10


(K) #1107

Incendies

Masumiyetin olmadığı diyarlara ufak bir yolculuk.

İzlediğiniz bir şey çok tanıdık gerlir bu sizi gerer veya üzer hatta rahatsız eder ya, bu film baştan sona onu hedefliyor. Temelinde annelerinin son isteğini gerçekleştirmek isteyen iki kardeşin Kanada’nın onlara refah sunduğu toprakları terk edip, yüz yıllardır devam eden acının ortasına, Orta Doğuya gelmelerini konu alıyor.

İnsan hayatının bir şey ifade etmediği, ölüm gibi etkenkenlere mecburi bir şekilde körelen halkı ve çocukların dahi çocuk kalamadağı bir diyara götüyor. İzlerken çok tanıdık geliyor size, geleceği gösteren bir ayna gibi ve bu sizi korkutuyor. İnsanların, isyanların, dinin hatta gözü dönmüşlüğün nasıl kademe kademe ilerlediğini ve insanların bir yerden sonra insan olmaktan çıktıklarını görüyorsunuz, film kafanızı sertçe tutup bunu gösteriyor size.

Savaş içinde taraflara bölünen bir Lübnan görüyoruz, bunu hem geçmiş hem geleceği göstererek dengeliyor film. Nelerin değiştiğini, kimlerin artık orada olmadığını görüyorsun. İki tarafın da birbirlerine karşı işledikleri savaş suçlarını, ağıza alınmaması gereken şeyleri yapabilecek kapasitede olduklarını görüyorsun.

İnsan gerçekten en vahşi canlıdır diyor film. Ufak bir çatışmada bile, şiddet kullanılmaması gereken yerde bile, konuşulup farklılıkların çözülebileceği bir alanda bile en kolay yol olan şiddeti seçer diyor.

Villeneuve hakkında en takdir ettiğim şeylerden biri bu sanırım, ortaya çıkardığı eserlerde kültürleri araştırıyor. En küçük mimik, en küçük davranış, töre bile aynı şekilde aktarılmış. Sicario’da Meksika halkının toplumsal özelliklerini ne kadar iyi yansıtabilmişse, o korkuyu gösterebilmişse, bu film ile birlikte de Orta Doğu’nun o yılmışlığını harfi harfine kareleyebilmiş.

Lütfen izleyin, sadece bir film olarak değil Orta Doğu hakkında dışarıdan bir gözlem olarak, savaşın meşrulaştırılmasının bir topluma ne yapabildiğini görebilmek için, en önemlisi insanlara ne yapabildiğini görebilmek için.

8/10


(Geek Velet) #1108

Black Panther: Bilemiyorum, galiba beğendim, Doctor Strange’den iyi di, yan karakterler güzeldi, T’Challa’nın gelişimi iyi di, Killmonger süperdi, sadece ara sıra tempo bozukluğu vardı. Wakanda da çok iyiydi, gelenekler güzel yansıtıldı falan filan.
7.8/10


(Ataberk ) #1109

Kirpinin Zarafeti okudum.

@Truevoyageisreturn filmi ile ilgili dün yorumunu bırakmışsın.Kitabını da okumanı tavsiye ediyorum.Pişman olmayacağına eminim.

Kitap ilk 100 sayfasında biraz karışık duygular uyandırdı bende ancak sonrasında hikayenin gidişatı çok farklı bir seviyeye ulaştı.Birçok kez durup düşünmeye itti beni.Son zamanlarda üzerine düşündüğüm iki konuya kitabın değinmesi ayrı mutlu etti.Kendi kendime düşündüğüm,ufak çıkarımlar yaptığım bir konuda felsefe profesörü bir yazarın fikirlerini okumak güzeldi.Kafamda taşların yerine oturmasına yardımı dokundu.


(Deniz) #1110

Aynı zamanlarda rastlamisiz ne guzel. Kitabı aklıma koydum zaten. Bulursam okuyacagım.

Vay be bunu bilmiyordum.


(fza) #1111

TV’de görünce yine izledim. Underrated bir aksiyon/macera filmi. Uyarlandığı oyunu birebir yansıtmıyor olabilir ama yine de başarılı bence. İzlediğim en iyi oyun filmi. Filmi izlerken, ‘‘Keşke bunun devamı gelseydi’’, deyip durdum. Ayrıca Jake Gyllenhaal daha fazla aksiyon/macera filminde rol alsa keşke, adam bayağı yakışıyor. Source Code’da filan da öyleydi.

Bunu da bugün tv’de izledim tekrardan. Hala seviyorum. 1. film kadar harika değil ama 2. ve 3. filme bayağı yakın zevk verme konusunda. Deniz kızlarını da olaya katmaları, Gençlik Pınarı hikayesi vs gayet güzel olmuş. Jack Sparrow yeterli oluyor güzel bir senaryoyla ve oyunculukla, bu film de bunun kanıtı. Elizabeth karakterini zaten sevmem, Will Turner’ı da hiç aramadım.

Keşke 5. film için yine Penelope Cruz ile anlaşıp -klişelerle dolu, gereksiz şekilde ilk üçlemeye bağladıkları, zayıf twistli, temcit pilavı hissi veren- 5. filmin rotasını bambaşka belirleselerdi.

  1. film yine üçlemede olduğu gibi Sparrow-Will-Elizabeth üçlüsüne dönüp bir de yine Davy Jones’u döndüreceği için artık umudum kalmadı seriye. 5. filmin kötü olmasının ve 6. filmin iyi olacağına umudum kalmamış olmasının en büyük sebebi de Johnny Depp’in 5. filmde düzgün bir performans vermeye tenezzül bile etmemiş olması.

Yazık oldu güzelim seriye. :((( Şu harika ve her çaldığı sahneyi devleştiren ikonik müziği de atmadan olmaz:


(Ali) #1112

Kendi başlığında yorumumu yaptım uzunca. Buraya kısaca şöyle yazayım:

Çağının oldukça ötesinde olan, mükemmel oyuncular, mükemmel prodüksiyon ile bezenmiş inanılmaz bir film. 1941 değil de günümüzde çekilmiş bir noir film havası var. Ara sıra yanlış filmi mi izliyorum diye sordum kendime çünkü o yılda böyle kaliteli kurgu ve sinematografi olacağını düşünmüyordum. Ayrıca çoğu sahnesini birçok filmde görmüş olmanız muhtemel ki bunun Youtube’da videosu da var. İzleyin, izlettirin efendim.


(Salih Alp Gökçek ) #1113

Çağının ötesinde bir diğer film olarak Metropolis’i önerebilirim:


(Ali) #1114

Tamamdır. Barry Lyndon öncesi veya sonrası bunu da aradan çıkarırım. Teşekkürler önerin için. Daha fazlası varsa yazabilirsin. (3-5 tane daha yeterli olur. Fazlasına üşenirim.)


(Salih Alp Gökçek ) #1115

Estağfurullah rica ederim. Birkaç eski film daha yazayım o zaman:

Vertigo efektinin adını aldığı film:

Fritz Lang’in bir diğer filmi:

Bir de bunu atayım:

Umarım beğenirsin filmleri, şimdiden iyi seyirler.


(Umur) #1116


Filmin ilk yarısı sanki olaylar biraz hızlı yaşanıyormuş gibi hissettiriyordu ancak ilk bir saatten sonrası sakin bir şekilde, olayları detaylandırarak, karakterleri derinleştirerek harika bir şekilde ilerledi. Klasik bir devrim hikayesi gibi başladı, tam tersi bir şey olduğunu ortaya çıkardı. Chris Evans güzel oynamış, Ed Harris’in sahneleri de aşırı hoşuma gitti, John Hurt’un karakteri hakkında çok bir şey bilmesek de yerinde, güzel bir karakterdi.

Filme puanım 8,2/10 olur. Bu saatten sonra da Joon-ho Bong’un diğer filmlerini izlemek gerekti.


(korhan) #1117

The Shape of Water izlemediğim tek filmdi adaylarda, oscarı aldıktan sonra izledim ve diyecek bir şey bulamıyorum şu an. O kadar kusurlu bir filmdi ki facepalm yapmaktan yoruldum izlerken.

-Masalsı olmaya çalışmış ve becerememiş. Filmin başındaki anlatım film boyunca devam edebilirdi mesela.
-Aşk filmi olmaya çalışmış ve becerememiş. Yaratıkla ilk yakınlaşmaya başladığı sahneler oldukça yetersizdi. Ne ara aşık oldu Elisa anlamadım. Daha çok vakit ayırabilirlerdi tesisteki yakınlaşma sahnelerine.
-Arkadaşlığa değinmeye çalışmış ve becerememiş. Giles herkesten reddedilince yardım etmeye karar veriyor arkadaşına. Turtacı adam yüz verse ya da işi kabul görse yardım etmeyecekti yani Elisa’ya.
-Kötü adamımız Strickland’ın motivasyonu belirsiz ve davranışları havada kalıyor. Bu kadar işlemeye çalışmaya gerek yoktu bu karakteri, bir işlevi yok çünkü. Zaman kaybı tamamen. Aynı şekilde Rus ajanı bilim adamı da öyle. Ölürken neden yerini söylesin ki yaratığın? İyi bir adamdı hani, o kadar uğraşmıştı yaratığı kurtarmak için? Zaten ölecek ne alaka yani? Tutarsızlığın dik alası.
-Diyaloglar vasatlıktan ölüyor. Yaratık arabaya binecek Giles “Çok güzelsin.” falan diyor. Ya da saçma sapan yaratığın penisinden bahsediyorlar. Masalsı bir aşk hikayesi anlatıyorsun bize ne penisinden?

Neyse en fazla 6/10 bu film, o da Sally Hawkins’in hatrına. Yazık olmuş performansına resmen.


(Geekiz ama ergeniz) #1118

Sonu beni hiç tatmin etmese de güzel filmdi bence. Ama Game of Thrones da ki aşırı kanlı sahnelerden çekinmeyen ben bile o savaş sahnelerinde bir tuhaf oldum :blush:


(Muhsin Bayram) #1119

İlk filmi çok iyiydi, ikinci filmi neredeyse kusursuz olmuş. Tek kusuru da Sally Hawkins’e beklediğimden daha az rol verilmiş. Bunun dışında falsosu yok. Saf çocuksu mutluluktan hayal kırıklığı dolu hüzne varan geniş çapta bir duygu silsilesi yaşattı bana. Mizahı muhteşem, oyunculukları şahane, karakterleri keyifli… Bir aile macerasının yapması gereken her şeyi misliyle yapmış.

Benim için 2017’nin en iyi filmi.


(Baha Koltan) #1120

Shape Of Water
Teknik açıdan kusursuzluğu aşikar. Görsellik üst düzey. Sanki resim çizmiş gibi Del Toro bazı sahnelerde. Ama senaryonun bu kadar alışılagelmiş ilerlemesi, -şaşırtma kaygısı zorunluluk olmasa bile- her şeyin bu kadar belli olması, hantallaşan hikayesi ile kanımca “iyi” bi filmdi. En iyi yönetmen tamam ama Three Billboards harikası varken en iyi film Oscar’ı alması yanlış bence. Sanırım zenci, gay, cinsellik gibi tam Oscarlık dertleri olması ateşlendi jüriyi. Naçizane : 7.5/10

Lady Bird
Kesinlikle vasata yakın bir film. Bazen çok sıkışıyor. “Izlenir” de ne gerek var adaylığa? Ilginç. Naçizane : 6.8/10


(Devrim) #1121

Güzel mesaj, şahane oyunculuk, sıkıntılı senaryo…


Filmin anlatmak istediği şeyler var ve güzel de anlatıyor, bunu yeni filmlerde bulmak neredeyse imkansız olduğu için sevinmedim değil. Sinematografi şahaneydi kusur bulamadım gerçekten. Ancak bazı yerler gerçekten fazla tesadüf ve mantık hataları içeriyor.

Özellikle filmin en önemli noktalarından biri olan polis binasının kundaklandığı yer felaketti. Ablanın her attığını vurmasına mı şaşırayım yoksa tek şüpheli olarak olaydan sıyrık almadan yırtmasına mı şaşırayım gerçekten bilemedim.

Nixon denen abinin ırkçı ve zorba bir yavşak iken bir mektup okuyup iyilik meleğine dönüşmesi çok ilginçti.
Ayrıca hangi kulaklıktan kullanıyorsa bana da alsın çünkü o molotof kokteyllerinin sesini içeri almayacak kulaklık bulmak zor iş. Ben otobüsle giderken motor sesini zor bastırıyorum o yüzden o sahnede biraz ıslandım.

Onu bunu geçince film çok da fena değildi. Biraz ittire kaktıra da olsa 8,5/10.