En Son Ne İzlediniz/Oynadınız/Okudunuz? Yorumunuz&Naçizane Notunuz 🎬🎮🃏


(Smy) #1606

220px-In_Secret
Daha beş dakika önce film bitti. Bakmanın sebebi tamamen Elizabeth filmde olmasaydı. Bu ara onun filmlerini izliyorum. Ve açıkçası bence gayet güzel bir film. Ama sinematografikten kim sorumluysa daha iyi olabilirdi. Film ilgili güzel şey ise bence kesinlikle oyunculuklar. Jessica Lange mükemmel oynamış. Feud dizisinde de mükemmel bir perfomans sergilemişti. Burada yine döktürüyor. Elizabeth olsen bence karakterini çok iyi oynadı. Oscar Issac sondaki performansları çok iyiydi. Izleyecekseniz bence fragmanı izlemeyin fazla sahne gösteriyor bence
Elizabeth ve Oscar karakterleri beni etkiledi. Karakterlerin bir arada olmasını istesemde aynı zamanda oscar karakterinden birazcık nefret ettim.


Old Boy (2013)
Kore versiyonu çok ünlü olunca hollywood tarafından yeniden film açıkçası filmin sonunda kafam cidden karıştıktı. Ben kore versiyonu izlemeyip direk bunu izledim ve Sahte mia gördüğümüz zaman olayı anladım ama yine de benden şok etkisi bıraktı. Şu an bile filmin o sahnesinden sonra düşüneceğimi tam bilmiyorum. Ama buradaki kötü adamla ilgili aklıma bir soru takıldı. Cidden bunu da planladı? Yani biraz saçma gelmedi mi size yani bütün olayı ihtimallere bırakıyor. Marie olduğu yere bıraktı filan ama yani bütün planı ihtimalini bıraktı. O kadar plan yapmışken bunuda belki olur diye bırakması. Marie yardım edeceğini biliyordu ama bu kadardı bilemez bence. Kore versiyonu daha iyi diye duydum. Belki bakarım. Kore versiyonu ve bu versiyonu izlediyseniz hangisini önerirsiniz?
Broklynn nine-nine
Yeni başladım birinci sezonun yarısındayım. Gülme efekti olmadan esprilerin cidden tadı çıkabiliyormuş.


(I hope they remember you) #1607

İlk filmden sonra bu baya iyi geldi. İlk filmde ki uzunluğun yarattığı sıkıntıyı çekildiği dönemin film özelliklerine vermiştim. Bu film de aynı dönemde çekilmiş ve neredeyse aynı uzunlukta ama sıkmıyor. Bu durumu hikaye olarak daha iyi doldurulmasına veriyorum. ‘‘I am your father’’ tiradını hakikaten beğendim. Hakeza Vader ile Luke’un kapışmaları da güzel sahnelerdi. Yönetmen değişti ama ben iki film arasında çekim açısından bir fark yakalayamadım.
Kukla Yoda çok hoştu. Kukla olduğunu sanıyorum.
Leia ve Han’ın küçük küçük flörtleşmeleri de hoşuma gitti.
10/10


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #1608

Man In The High Castle izliyorum ve şu ana kadar çok saçma gidiyor.


(Boş İnsan) #1609

Kitabı okudun ve dizi kitapla tutarsız olduğu için mi yoksa dizi ve kitap uyarlı ama komple mi saçma? Kitabını okumayı düşünüyordum da.


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #1610

Kitabı okumadım.


(Not only WitchDentist but also Casper.) #1611

En son tepeden inerken gece vakti, ışıklarıyla cilve yapan İzmir’i izledim be muhit. :slight_smile:


(Berkant) #1612

Uzun süredir adını çok duyduğum ve hakkında bayağı övgüler işittiğim bu yapımı en sonunda izledim.Maalesef beklediğimi alamadım ve tamamen hayal kırıklığı oldu benim için.Lucius Best dışındaki karakterleri,senaryosu,espiri seviyesi gibi hiçbir unsurunu beğenemedim maalesef.Pixar animasyonları genel olarak beni memnun eden işlerdir ama bu beni açıkçası çok şaşırttı.Sevenine saygım sonsuzdur ama biraz overrated buldum.Puanım 5/10.İzlemeden önce beğenirsem 2. filmini sinemada izlerim diye düşünüyordum ama maalesef evden izleyeceğim.


(Burt Macklin, FBI) #1613

unnamed


(alana) #1614

Muhitin kutsalına laf edildi şu an. Mod olsaydım 1 saatlik ban verirdim sebepsizce.


(Berkant) #1615

@Baris_Bulut @elpis Üzgünüm.Sizin gibi düşünmek isterdim ama yapabileceğim birşey yok :confused:


(Berkay Küçük) #1616

Yeni nesil her şeyi çok değersizleştiriyor bir anda tüketiyor… ah ah bizim zamanımızda böyle miydi?


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #1617

Daha iyi oldu. Fena değil en azından ama şimdiye kadar öyle çok iyi bir yanını göremedim. Özellikle şu ana kadar bu evrenle ilgili bayağı problemim var.


(Emre) #1618

We Need To Talk About Kevin izledim. Filmin başyapıt, mükemmel falan olduğunu düşünmüyorum ama çok ama çok farklı bir film olmuş. İnsanın arada bir bu tarz filmler izlemesi gerekiyor. Üzerine düşünüyorsun, kafan açılıyor, farklı olaylar, insanlar görmüş oluyorsun, farklı psikolojiler görüyorsun falan. Bir şekilde olgunlaştırıyor seni, bakış açın genişliyor. Oyunculuklar ise Tilda Swinton ve Ezra Miller başta olmak üzere müthiş. Nedenini bilmiyorum ama filmi tam puanlayamıyorum. Farklı kafada işler izlemek istiyorsanız tavsiye ederim. Bu arada sonunda Kevin’ın hâlâ annesiyle oyun oynadığını düşünüyorum. Yaptıklarından pişman veya annesine ‘neden yaptığımı artık bilmiyorum’ rolü kesti diye düşündüm ama yine de emin olamıyorum. Tilda Swinton ise dünya üzerindeki en merhametli anne rolünü üstlenmiş sanırım, bu nasıl sabır ve merhamet.


(Umur) #1619

Tarih açısında kitap çok mantıklı ve iyi yönlerde ilerliyor aslında dizide biraz saçmalıklar var evet.


(Kürşad the Falcone) #1620

Margin Call izledim.


Geniş kadrolu bir ekonomik gerilim filmi. 2008 krizinin erken dönemlerinde bir bankanın ne kadar kötü durumda olduğunu farketmesi ve bu durumu çözmeye çalışması sürecini anlatıyor. Film 24 saatlik bir süre içerisinde geçiyor. Benzeri Big Short’a göre daha ağır ilerleyen daha sade bir film. Yaptığı eleştiri anlaşıyor ama daha bunu daha net verebilirlermiş. Sadeliğini de karakterlere daha da derin inmek yerine süreyi kısaltmak için kullanmış. Ama yine de temiz bir film olmuş.


(Ece) #1621

Frantz izledim. Filmin siyah beyaz olması ve Anna’ya yaşam sevinci geldiğinde görüntünün renklenmesi aşırı hoşuma gitti. Sonu hiç beklediğim gibi değildi, birazcık sinirlendim. Ancak beklediğim gibi bitse bu kadar etkilenmezdim sanırım. Bu yüzden oldukça beğendim.

Ayrıca beni Manet’in İntihar tablosuyla tanıştırması bu filmi benim için daha da değerli kıldı.


(sergen) #1622

28 Şubat

Yaklaşık 12 saat falan sürdü… ve bittiğinde zaten malum olduğu şekilde ülkede siyasetin hiçbir zaman ülke için yapılmadığını görmüş oldum. Hep şahsi çıkarlar üzerine kurulu bir sisteme sahip olmuşuz.
Geçmişte ordu bu konuda rahatsız olduğu zaman bir “durun hele” diyebiliyormuş. Belgeselin adı da oradan geliyor zaten, ilgili olanlar bilir, 28 Şubat 1997 tarihindeki mgk’da ordu, Erbakan’ın başkanlık yaptığı hükümete laiklik ile ilgili yerine getirilmesi gereken yasaları bir liste halinde verir ancak Erbakan hükümeti bunu uygulamak istemez, yumuşatılmasını ister. Her ne kadar öyle dese de bir süre sonra imzalamak zorunda kalır ancak imzaladığı ordunun verdiği bildiri değil de onun ön yazısıdır.
Sonrasında ordunun irtica avı falan anlatılıyor sona doğru da apdullah öcalanın yakalanmasını anlatıp tayyip erdoğanın başa gelişiyle bitiriyor.


Ben siyasileri sevmem. Herhangi bir partiye de yakınlığım yoktur ama sevdiğim gazeteciler vardır ve Birand bunlardan biri… büyük ihtimalle onun anlatımından ötürü, izlerken Erbakan’a bir sempati oluştu. Yani her ne kadar dini (her ne kadar kurduğu partiler için “dinci” diyebilsem de kendisi için diyebilir miyim bilmiyorum) bir ülke yönetimi kurmaya çalışsa da gerek yukarıda bahsettiğim olaylar sonrasında tek bir sözüyle ülkeyi karıştırabilecekken karıştırmaması, gerekse sonrasında olan olaylarda sakin kalıp “iktidarda yada muhalefette olmak önemli değil önemli olan memlekete faydalı olabilmek” demesi hoşuma giden tarafları oldu. Siyasetin hep, insanları asıp kesmeye, şiddete ve tehdite yöneltmek değil de böyle olması gerektiğini düşünmüşümdür. Tabi her ne kadar kendisi böyle olsa da kurmaylarının böyle olmadığının farkındayım.

Ecevit, bu belgeseli izlemeden önce kendisi ile daha olumlu düşüncelerim varken “mecliste başörtüsü” konusundaki sert çıkışı hoşuma gitmedi. O dönemde sol’un genel olarak böyle bir takıntısı var ve ben bunu anlayamıyorum. Yani halk başörtüsü takıyor kardeşim illa öyle biri seçildiğinde alacaksın. Almadın bugün hesabını bize kesildi iyi mi?

tansu çiller zaten pek tanımadığım biriydi ve tanımasam da olurmuş, büyük antipati yarattı.

mesut yılmaz diye biri başbakanlık yapmış bizim ülkemizde, bilen eden var mıydı?

Aslında birkaç şahsiyet daha var ama uzatmayacağım son olarak ordu ile ilgili düşüncelerimi yazmak istiyorum. Acaba o zamanlar etki-tepki yasasından haberleri yok muydu? Yani sen bu kadar laik olacağız diye insanları silahla korkutursan, üstlerine yürürsen bir süre sonra elbette onlar daha beter bir şekilde aksine koşacaklar… … …

etc.

Hani olursa diye yazıyorum. Siyasi bir içerik olduğu için herhangi bir şekilde cevap vermek isteyen olursa alıntılayıp siyaset başlığında sorarsa sevinirim burada boş yapıp kirletmeye gerek yok.


(Serkan of İzmir) #1623

İki Kule’yi bitirdim dün gece.

Birinci bölüm çok güzeldi ya. Aragorn’u, Gandalf’ı, Legolas’ı, Gimli’yi, Pippin’i, Merry’i okuması çok zevkli. Su gibi aktı zaten o bölümler ama kitabın ikinci yarısı biraz yavaş ve sıkıcı geçti. Frodo ve Sam’i de çok seviyorum ama Gollum’u okumak çok yorucu ya. Faramir’in olduğu bölümler de çok güzeldi mesela ikinci bölümde.

Bugün hemen başlıyorum Kralın Dönüşü’ne.


(Not only WitchDentist but also Casper.) #1624

Nedense bana filmde de kitaplarda da Frodo ve Sam’in bölümleri hep sıkıcı geliyor.


(Liquidman) #1625

Karakterleriyle gerçekten çok iyi bağ kurduğum bir filmdi. Bir 2 saat daha olsa izlerdim :sneezing_face: