En Son Ne İzlediniz/Oynadınız/Okudunuz? Yorumunuz&Naçizane Notunuz 🎬🎮🃏


(I hope they remember you) #1729


Acaba artık süper kahraman filmlerine gitmesem mi diye sorgulamaya başladım kendimi. O kadar para verip bilet alıyorum, karşıma seri üretim bir film koyuluyor.
Spoiler vermeden yorum yapmak gerekirse: Klasik Marvel devam filmlerinden. Bu kadar.
Şimdi filmi izleyenler için: Ghost çok klişe değil miydi? Ya sanki biz bunu Iron Man ll’de gördük.
Belki fazla zorluyorum ama Scott büyüdüğünde hareketleri yavaşlıyorsa kullandıkları arabalar neden küçüldüğünde aynı hızda kalıyor? Boyut değişiminden araçların da etkilenmesi gerekmiyor mu? Hatırlarsanız ilk filmde Scott küvette küçüldüğü zaman küçülmeden etkilenmişti.
Janet’ın güçleri? Bunun açıklaması ne?
Size de oldu mu bilmiyorum ama bazı sahnelerin sonunu tahmin edebildiniz mi?
Filmde iyi bulduğum tek şey Wasp’ın dövüş sahneleri.
Senaristlerin çok uğraşmadığı bir film olmuş.
Öyle bir noktaya geldim ki artık filmde geçen dövüş sahnelerine puan veriyorum.
6/10


(İkbal Kartal) #1730

Scott’un yavaşlaması oksijen ile ilgiliydi sanırım,bir sahnede öyle söylüyordu.


(Ahyoka) #1731

Mindhunter
İlk başlarda gayet güzel gidiyordu ama sonundan tatmin olamadım yine de Son sahneleri güzeldi Holden ve Debbie ayrılırken kızı da haklı buldum cidden Holden çok değişti dizi boyunca. önceden Bill küfürbaz, sinirli, kurallara çok sadık olmayan biri gibi gelirken Holden maşallah onu da solladı. Wendy’nin dengesini de bozdular ayrıca ekibe yeni katılan elemana ne ara o kadar güvendiler anlamadım Neyse yine de izlemesi güzel bir diziydi devamını bekliyorum


(Geek Velet) #1732

Bitirdim Brooklyn Nine-Nine
Son kararım: EN SEVDİĞİM DİZİ. :heart_eyes: :heart_eyes: :heart_eyes:
Hiç şakam yok. 11 günde bitti 5 sezon. Oyuncular ayrı tatlış. Komedi güzel. Karakterler güzel yazılmış oynanmış. Bu karakterleri başkalarının asla ve asla oynayabileceğini sanmıyorum. Çünkü buradaki karakterler kimliklerini kağıt üzerinde değil, oyuncularla kazanıyor. Herkesin favori kaptanı RAYMOND HOLT’u Andre Braugher oynamasa, Charles’ı Joe Lo Truglio oynamasa böyle sevemezdim onları. Her espri en azından gülümsetiyor, çoğunlukla kahkaha attırıyor, bazen ortalığı yıkıyor. Dizi ilk bölümlerde acaba CSI, NCIS tarzı dizilerin parodisi mi olsak, öyle mi güldürsek diye düşünürken 5-6 bölüm sonra şunu anlıyor, biz onların parodisi olmadan davaları ne komik yollarla çözeceğiz, karakterlerin diyalogları veya o anki durumları üzerinden yürüyeceğiz. Bu gerçekten çok doğru bir karar olmuş. Böylece karakterleri de daha çok seviyorsun.


(Gizem) #1733

Birbiriyle tamamen zıt iki karakterin rekabetini çok güzel vermiş film. Beğendim 8/10

Şu videoda biri filmdeki sahneleri gerçekteki halleri ile kıyaslamış


(Burt Macklin, FBI) #1734


Filmden önce bir insanla bir yapay zeka arasında gerçekleşen bir ilişkinin beni etkileyeceğini söyleseler inanmazdım.
Aşk, evlilik ve ilişkilerin kişileri nasıl etkilediği konusunda çok başarılı bir film olmuş. Phoenix ve Johansson’ın birbirleriyle uyumu harika.
8.5/10


(Mert Özden) #1735

Şimdi ne desem boşa çıkacak. Bitirdi beni. Atticus Finch karakteri için, sinemanın en iyi kahramanı unvanı verildiğini her yerde görüyordum, haklılarmış. En iyi çocuk oyuncuların bu filmde olduğunu söylerlerdi, haklılarmış. Bir başyapıt olduğunu söylerlerdi, onda da haklılarmış. Muhitte bunu izlemeyen kalırsa, gece yarısı evlerine nahoş bir ziyarette bulunacağımdan emin olabilirsiniz.

∞/∞


(fza) #1736

@Baris_Bulut ve @KansasBoy

İki ilgi çekici film önerisi oldu bunlar bana, Her’ü zaten biliyordum ama diğeri de bayağı hoşuma gitti konu itibariyle.


(Berkant) #1737


Beklentisiz ve sakin kafayla izleyince keyif alınıp beğenilebilecek bir film olmuş.Eğlenceli sahneler çok.Oyunculuklar harika.Çoğunluğun aksine bu filmdeki Gal Gadot’un oyunculuğunu beğendim.Canlandırdığı karakterin badass’lığını ve karizmasını iyi yansıtmış ekrana.Gerçek hayattaki halinden pek bir farkı yok.Mağaza sahnesinde ‘‘Ne canlılar var bu dünyada’’ dedirttirdi.Filmin net en iyi yanı olmuş.Kısaca güzel ve eğlenceli bir film.Devamı çıksa aslında güzel bir aksiyon-komedi serisi olabilir.
Notum : 7.5


(Wet Meatball) #1738


Normalde pek tv izleyen biri değilim ama birkaç saat önce kanalları şöyle dolaşırken Fil Tv’de Karga Yumurtası adlı bir film gördüm.İlgimi çekti izlemeye başladım.
Film gecekondu mahallesinde yaşayıp pizza yeme hayali kuran çocukları anlatıyor.Çocukların amacı saçma gelebilir ama film çocukların yaşantısını,psikolojilerini iyi anlattığı için mantıklı geliyor.
Filmi aslında ilk yarısı ve 2. yarısı olmak üzere ayrı ayrı değerlendirmek istiyorum
İlk yarıda odağımız tamamen bu çocuklar ve onların para kazanmak için harcadıkları çabayı izliyoruz.Oyuncular karakterleri iyi yansıttıkların kendinizi onların yerine koyup yeri gelince üzülüp yeri gelince mutlu oluyorsunuz.İlk yarıya puanım 8.3/10.
İkinci yarısında ise film odağını çocuklardan çekip diğer karakterlere geçiyor ki bu beni pek hoşnut etmedi.Üst üste gelen olaylar filmin ilk yarısındaki olaya karakterlerin gözlerinden bakış havasını bıraktığından ikinci yarı pek sevmedim.Hatta spoiler vermeden şöyle söyleyeyim final biraz hayal kırıklığı.İkinci yarıya puaım 6/10.
Genel olarak filme puanım 7.2/10.Hint filmleri pek sevmeyen biri olarak bu filmi sevmiş bulunmaktayım.Ha bu arada Tv’de izlediğim için doğal olarak film tr dublajlıydı ve dublaj gayet iyiydi.


(Onur) #1739

Mass Effect - daha yeni yeni kendime zaman yaratarak bu seriye giriş yaptım. aklımda oyunlarla başlamak vardı ancak bir mağazada serinin kitaplarını görünce fikrim değişti.

filmden kitap veya oyundan kitap olayına pek sıcak bakmayan biri olarak bu seriye ilk kitabı okuyarak girmenizi tavsiye ederim. şöyle ki:

kitap ilk oyunun öncesini anlatıyor. oyunda da olan bazı karakterlerin bir takım maceralarını okuyorsunuz. insanların samanyolu galaksisine yayılışı ve diğer ırklarla olan ilk ilişkilerini okuyorsunuz. oyunda gönderme yapılan bazı kilit olaylara önceden hakim olmak oyunu çok daha keyifli kılıyor.
(kitabı okurken zihninizde canlandırdığınız ırkları, kişileri, şehirleri ve gezegenleri daha sonradan oyunda görmek de ayrı bir keyif bence)

kitapları okumazsanız bu seriye hakim olamazsınız gibi bir algı oluşmasın lütfen. sadece şunu söylemek istedim ; kitaplar oyunu ve hikayeyi çok güzel besleyecek şekilde yazılmış. tüm kitaplar olmasa bile ilk kitabı okumanız, evrene daha kolay adapte olmanızı sağlayacaktır (kitap oldukça sürükleyici 2 günde bitirdim) ben tavsiye edeyim, uygulamak size kalsın. sevgiler…

ek:
merak edenler için hikayeye göre oyun-kitap sırası şu şekilde: -

Mass Effect:Keşif (1. kitap)
Mass Effect 1 (oyun)
Mass Effect : Yükseliş (2. kitap)
Mass Effect 2 (oyun)
Mass Effect : İntikam (3.kitap)
Mass Effect : Entrika (4. kitap)
Mass Effect 3 (oyun)


(ayse) #1740

En son Stefan Zweıg’den Bir Çöküşün Öyküsünü okudum. Kendimizi beğendirmek için , ilgisi için yırtındığımız insanların gözünde şanımızın bitene kadar değerli olduğumuzu gösteren bir kitap. Depresif falan denmiş daha önce okuyanlar tarafından ama bence karakter içerisinde çocukça bir neşe besleyen biri. O neşeyi gören bi kişi olarak ben çokça depresif bulmadım.
En son izlediğim film Its A Wonderful Life . 1946 yapımı siyah beyaz bir film. Kendime yakın bulduğum , bazı sebeplerden yaşadığın yere tutsak kalmak ve hayallerini gerçekleştirememekle ilgili. Filmle ilgili kendi hayatımla benzeştirdiğim kısımlar hariç diyebileceğim tek şey güzel ve hoş bir film olduğudur. Sİyah beyaz film severlere önerilir .


(And Now My Watch Begins) #1741

TERMINAL izledim

Şansınız varken sinemada gidin yoksa normal ekranda (telefon, tablet ya da pc) çok zevk verecek bir film değil.

Filmin konusu iyi değil yalnız oyunculuklar ve özellikle çekimler harika. Neo-Noir havası full neonlarla dolu dünyada çok güzel verilmiş.

Film genel olarak eğlenceli ve seyrettiriyor fakat son 15 dakika çok sıkıcı çünkü epey tahmin edilebilir bir karakter tiradi var ( iyi karakter, kötü karakter mi, orası spoiler)


(Ningirsu) #1742

Constantine : City Of Demons

24 Mart’ta 5 dklık 5 bölüm yayınlanmış.
Ne oldu nereye vardı belli değil. Bütün bir olay örgüsü ilerliyor ama bir filmin yarısını kesip atarsın da öyle izletirsin gibi “eee noldu şimdi” diye kalıyorsun

Ha güzel mi, güzel.
Matt Ryan’ın ne güzel Constantine dizisi vardı Angelica Celaya ile beraber, iptal etti beyinsizler ve adam gibi şöyle hiçbir yerde de izlettirmiyorlar adamın Constantine performansını. Yanarım buna yanarım


(Burt Macklin, FBI) #1743


Gyllenhaal sen ne yapmışsın öyle yahu, inanılmaz bir performans :ok_hand: Bloom’un artık iyice ahlak sınırlarını aştığı Rick’in katilin yanına gitmesini, dolayısıyla ölmesine sebep olduğu ve ölüm anını kaydettiği sahne filmi çok yukarı çıkardı ama belki oradaki diyalog birazcık daha vurucu olabilirdi.
Ana karakterinden ekranda bulunduğu her anda aşırı rahatsızlık duyduğum az sayıdaki filmden biri oldu.
9/10


Evet, mağaramdan çıkıp bir oynayayım dedim ve harcadığım vaktin karşılığını sonuna kadar aldım.
Özellikle Scarecrowla olan karşılaşmalar çok keyif vericiydi.
Keşke oyunun başarıyla yansıttığı Arkham Asylum atmosferini filmlerde de görebilseydik.
En sevdiğim Joker ve Harley Quinn (sana bakıyorum DCEU) adaptasyonlarını da bu oyun sayesinde görmüş oldum.
9/10


(Wet Meatball) #1744

Güzel yazı olmuş.Filmi az önce izledim anlamadığım bir kısım mevcut.

Şimdi canavarlar pompalı ile ölüyorlarsa devlet hükumet ya da bu aile daha önceden öldürmeyi akıl edememiş mi?Yani ne bileyim arabada aç müziği canavarlar gelince hepsini vur.Ya da at havai fişeği aynı şekilde gelince vur.Buraya biraz takıldım.

Bunun dışında film tam 90 dakika.Neden bunu söylüyorum?Çünkü sinemada film oynatabilmek için minimum süre 90 dakika.Bu 90 dakia da dolu dolu hissettirmiyor.Galiba film başta daha kısaymış da sinemada oynatabilmek için uzatmışlar gibiydi.
Eksikleri olmasına rağmen filme puanım 8.3.İlk 30 dakikası yukarıda belirttiğim sebepten ötürü biraz sıkıcı ama sonradan hikayeye bağlanıyor ve sonuna kadar merakla izliyorsunuz.


(Geek Velet) #1745

Yoo, The Killing Joke 75 dakikaydı ve sinemalarda oynadı.


(Istakoz) #1746

İZLEDİM / THE GORE GORE GİRLS (1972)

Gore geeklerinin aşina olduğu Lewis reisin en hardcore gore filmlerinden birisi bu film. Striptiz kulübündeki dansçıları avlayan bir katilimiz var ve sahnelerin bazıları cidden türü sevmeyenleri kusturacak cinsten. Ama özellikle retro korku sevenler için güzel bir akşam yemeği olur vesselam. Ayrıca bir Korku Geekleri başlığı da gelsin artık muhite yauv.

OYNADIM / ASSASSIN’S CREES ORIGINS

AC serisinde yıllardır görmek istediğim RPG ögelerini iyi yedirmiş bu sefer Ubisoft. Her sene yeni oyun çıkara çıkara seriye bir metal yorgunluğu kattılarsa da Origins’te çok güzel bir iş çıkarmışlar. Combat sistemi iyi, RPG tarafı güçlü, açık dünya başarılı. Hala bitiremedim ama oynamayanlara tavsiyelenir. Odyssey için de umut ışığı bence Origins.


(Kürşad the Falcone) #1747

Kubo and Two Strings izledim. Bunu pek beğenmedim. Aksiyon sahneleri dışında sıkıcı geldi. 3 saatlik film olacak konuyu 100 dakikaya sıkıştırmışlar. Bana bir şey ifade etmeyen mevzular hızlı hızlı aktı gözümün önünde. 5/10.


(Witch-Dentist of Muhit) #1748

Tüm düşüncelerimi spoiler içine alacağım, spoiler dolu olacak çünkü.

Kitabı uzun zaman önce başladım, belli sıkıntılardan dolayı 2-3 haftada 100 sayfa okuyup geri kalanını 2-3 günde bitirdim.

Şöyle başlayayım klasik bir Robert Langdon kitabıyla karşı karşıyayız. Gerçekten de öyle, yine babasına ve saatine göndermeler, bir kadın, belalar ve ölümler, kovalamacalar ve şaşırtmalar gördük. Gördük gördük ama ek olarak her zamanki gibi araştırmaya da meyletti beni. Belki aranızda Dan Brown’ın bahsettiği bilgileri bilen, daha önce araştırmış olanlar vardır, hatta belki bahsettiği yerlerde gezmiş olanlar vardır. Onlar sıkıcı gelebilir ki ben gezsem bile sıkıcı gelmiyor, bunu Inferno (Cehennem)'da anladım. :slight_smile:

Her neyse, bu kitapta şaşırtıcı iki soruya (Nereden geliyoruz? Nereye gidiyoruz?) cevap bulan ve Robert Langdon’ın öğrencisi olan Kirsch’ün ve ürettiği yapay zeka Winston üzerinden ilerliyor konu. Daha fazla bahsetmeyeceğim konu hakkında. Konudan daha önemli olan beni neye araştırmaya teşvik etti? Benim bir Dan Brown kitabından sonra kendime sorduğum soru bu. Eğer bu soruyu sorarsanız çok büyük bi’ ihtimal iyi ki de okumuşum diyeceksiniz. Neden?

Çünkü Brown, her kitabında farklı konulara değiniyor, bu konularla ilgili bilim adamlarından, mekanlardan ve olaylardan bahsediyor. İster istemez bunları araştırma isteği duyuyorsunuz, belki biraz abartmış olabiliyor Dan Brown ama araştırdığınıza değiyor, o betimlemelerin ne kadar yerinde olduğunu görüyorsunuz. Peki ben bu kitaptan sonra geçmişe baktığımda neleri araştırdım?

* Antoni Gaudí

Doğayı ve betonu birleştiren mimar. Yapılarına doğallık katıp, Barcelona’nın çehresini değiştirdi. Kitapta 2 yapıtından özellikle bahsediliyor. İkisi de beni çok etkiledi, fotoğraflarını paylaşmak istiyorum. :slight_smile:

La Sagrada Familia

2026 yılında yani Gaudí’nin ölümünün 100. yılında bitirilmesi planlanıyor. Mimarisinde doğa öğeleri dikkati çekiyor. Ben burayı ilk defa duydum, araştırdım ve kesinlikle gitmek de istiyorum. :slight_smile:

Casa Milà

* Stanley Lloyd Miller ve Harold Urey

Doğanın oluştuğu ilk hali, o çorbayı temsilen tüpün içinde o zaman dünyada bulunan maddeleri oluşturuyorlar, dışarıdan elektrik falan veriyorlar. Sonuç olarak gözlemledikleri bir canlı oluşumu görülmüyor ama daha sonra yıllar sonra öğrencileri tüplerini incelediklerinde içinde aminoasitler keşfediyorlar.

image

Neyse çok fazla da uzatmayayım, daha bir sürü şey var. Palmarian’lar mesela, nedir, ne değildir? Daha önce hiç duymamıştım. Öğrenince de aydınlandım. :slight_smile: Size tavsiyem, boşsanız ve araştırmayı seviyorsanuz kesinlikle Dan Brown okuyun. :slight_smile:


En Son Ne Okudun?