Fantastic Beasts Valizi


(Kürşad Benedicto Pacifico Juan Maria Ramirez) #161

Ilk filmi pek sevmemiştim ama bu filmin adı ve görsel ufak bi merak uyandırdı. Ben hâlâ elde Grindelwald mevzusu varken niye Fantastik Beasts ve bilmem ne bilmem ne diye bir seri başlattılar anlamıyorum. Bu film o meseleye daha çok girecek belliki ama filmin baş karakteri hâlâ Scamander, ismi hâlâ Fantastic Beasts. Neyse bakalım, göreceğiz.


(Oneironaut) #162

Jude Law olmuş.
Ama işin üzücü yanı şu ki beni film için tek heyecanlandıran bu oldu.
Jude dışında merak ettiren en ufak bir unsur yok.


(Oolong) #163

İlk film nedense bayık gelmişti. Ezra Miller’in oynadığı karakter ise aşırı tırttı. Filmde sevdiğim tek karakter, Jacob Kowalski olmuştu.

Hatta hafızasının silinmesine bayağı üzülmüştüm. Neyse ki sonradan her şeyi hatırladığı ortaya çıkınca sevinmiştim. Kendisi 2.filmde de olacakmış. İnşallah Albus Dumbledore güzel olur.


(Hakan) #164
  1. filmden yeni kareler yayınlandı.

(Hakan) #165

(Oolong) #166

Johnny Depp bu rol için biçilmiş kaftan. Rolü iyi canlandıracağına şüphem yok fakat filmin yönetmeni son derece yeteneksiz olduğu için, yine HP ve ilk Fantastic Beats filmleri gibi, bayık bir film gelebilir.


(Taylor Swift Fanboi) #167

Cuarón geri dön reyiiiiz


(Kürşad Benedicto Pacifico Juan Maria Ramirez) #168

Yönetmene gelene kadar, Rowling’in Pokémon toplamaktan daha derin bir senaryo yazmasını bekliyorum.


(I sexually Identify as an Attack Helicopter. Ever since I was a boy I dreamed of soaring over the oilfields dropping hot sticky loads on disgusting foreigners. People say to me that a person being a helicopter is Impossible and I’m fucking retarded.) #169

Filmden yeni bir kare.Paris 1927


(I sexually Identify as an Attack Helicopter. Ever since I was a boy I dreamed of soaring over the oilfields dropping hot sticky loads on disgusting foreigners. People say to me that a person being a helicopter is Impossible and I’m fucking retarded.) #170

(I sexually Identify as an Attack Helicopter. Ever since I was a boy I dreamed of soaring over the oilfields dropping hot sticky loads on disgusting foreigners. People say to me that a person being a helicopter is Impossible and I’m fucking retarded.) #171

(Serkan of İzmir) #172

Ben hala ilk filmi izlemedim bana lütfen bir sebep verin bu gece açıp izleyim


(Iron Man) #173

Sen bu filmi izleyemezsin ki. (Ilkokul seviyesi bir gaz verme.)


(Gizem) #174

Filmde dumbledor’un ismi geçiyor. aklımda kalan tek şey bu olmuş ya


(Yağmur) #175

Fantastik Beast kesinlikle rezalet bir film değil. ama iyi bir film hiç değil. Sorun şu ki filmi izlerken ben hikayenin kendisinden ya da bu filmdeki karakterlerden değil de bir tek ölüm yadigarlarının sembolünü görünce ya da Dumbledore’un adını duyunca heyecanlanıyorsam burada bir sıkıntı var. Ya da ikinci filmi beklememin nedeni Newt’ın hikayesini izlemek değil de asıl filmlerde kitaptan güzel uyarlanamayan Grindelwald’a odaklanılmasını izlemekse sen iyi bir film yapmıyorsun geçmişin ekmeğini yiyorsun demektir. Easter egg olmasın tabii ki demiyorum aksine benim için bu seriyi izlenesi kılan zaten easter egg’ler. İşte sorun tam olarak da bu. Filmin easter egg dışında izlenesi bir tarafı yok denecek kadar az


(Palyaço gibi giyinen ucubelerle kötü bir geçmişimiz var!) #176

İlk filmi izlediğimde sadece güzel film diye düşünmüştüm.


(Yağmur) #177

Harry Potter serisinden easter egg’ler. Başka hiçbir izlenesi tarafı yok. Senaryo zayıf, görsel efektler kötü…


(Palyaço gibi giyinen ucubelerle kötü bir geçmişimiz var!) #178


(Kubra) #179

Muhitte ilk defa yazıyorum. Yukarıdaki birkaç yorumu okudum. İlk filmi beğenen olmuş, beğenmeyen olmuş, filmi izlemek için sebep arayan olmuş. Bu nedenle daha önce başka bir platformda film üzerine yazmış olduğum yorumu buraya ekleyerek bu vesileyle merhaba demek istedim.

—Kendimden Alıntı—

Çocukluğumun büyük bir kısmı Harry Potter kitaplarını ve filmlerini beklemekle geçti. O zamanlar bilinçli bir şekilde hayatıma nasıl etki ettiğini anlayamasam da, ciddi anlamda karakterimin üzerinde çok büyük etkisi vardır Rowling’in. Bu film de Rowling’in nazarımda neden bu kadar büyük bir kadın olduğunu bir kez daha ispatlayan bir film olmuş.

— spoiler —

Harry Potter serisi bize neler öğretti, altan alta kişiliğimize neler kattı konusunda bugüne kadar çok fazla şey yazıldı. Mesela ailesi büyücülerden oluşmamasına rağmen, azmi ve çalışkanlığı ile çağının en parlak cadısı sayılan Hermione ile genetiğin ya da yetiştirilme tarzın her ne olursa olsun kendi yolunu çizebileceğini ve hayatta kendini ispatlayabileceğini öğrendik. Snape ile görünenin her zaman gerçeği yansıtmayabileceğini, kötü sandığımızın iyi ya da Kılkuyruk ve Sirius hikayesi ile iyi sandığımızın kötü olabileceğini öğrendik. Serinin adı Harry Potter olmasına rağmen, Harry’nin Felsefe Taşı’nda Fluffy’i geçtikleri andan itibaren son odaya kadar, iki yakın arkadaşının desteği ve yetenekleri olmadan gidemeyeceğini görüp, dayanışmanın ne kadar elzem olduğunu öğrendik. Hep itilen, kakılan ve bir gryffindor olup olmadığından şüphe edilen Neville’in en karanlık anda Voldemort’a karşı durmasıyla cesaretin ne olduğunu ve her zaman yüzeyden fark edilemeyeceğini öğrendik. Ron ve Hermione’nin aşkından, kızı her zaman popüler çocuğun kapmayacağını, aşk denilen olgunun bambaşka bir kimyası olduğunu öğrendik. Harry ilahlaştırdığı babasının okul yıllarında bir zorba olduğunu öğrendiği zaman, sevdiklerimizin her daim kusursuz olamayacağını ancak onları kusurlarıyla da sevmemiz gerektiğini öğrendik. Bu daha böyle devam eder. Ve bu filmle de, Rowling’in gerçekten de tesadüfen iyi bir seri çıkaran bir yazar olmadığını öğrendik.

Her ne kadar o efsane müziği duyunca bir duygulansam da, filmin ilk 20 dakikası açıkcası filmden randıman alamayacağımı düşündüm. Çünkü ilk andan itibaren “aha çantalar karışacak da sonra olaylar olaylar.” şeklinde başladı. Yine de daha fazla haksız çıkamazdım. Sonra Scamander tutuklandı, bir ev patladı falan. Bu sefer de 'Aha bu sıkıntıyı çözemeyecekler, sonra da ‘Burada bir canavar uzmanı var, zindana attık, çıkarın çözsün.’ diyecekler ve Scamander New York’u kurtaracak herhalde." oldum. Ya mübarek, sen ıvık cıvık türk dizisi mi izliyorsun, bir sakin ol!

Sonra oraları buraları dağıtan şey “obscurial” diye bir şey çıktı. Daha önce hiç duymamıştık, yeniydi ve Scamander ne olduğunu açıkladı. Anladık ki sırf farklı olduğu için, sırf azınlık olduğu için, sırf kimseye zararı olup olmadığı bilinmese de işte bilinmez olduğu için baskılanan, korkutulan, sindirilen bir bireyin kendini saklamak için hep içine attıklarıydı ortaya obscurial diye çıkan şey. Grindelwald gördük ve göreceğiz, aşırı heyecanlıyım. Dumbledore göreceğiz, ekstra mutluyum ama benim için bu film tamamen obscurial odaklıydı. Beni şu filmde heyecanlandıracak o kadar şey varken, filmin kalkıp da “Bakın şeytanlarımızı nasıl yaratıyoruz!” deyişi kadar keyif veren başka bir şey olmadı. Ne sondaki twist, ne muazzam yaratıklar ve o harika çanta. Öteye attıklarımız, baskıya maruz bıraktığımız, görmezden gelerek var olmalarına bile fırsat tanımadıklarımız bir noktada patlamak için özlerinde saf kötülük barındırmak zorunda değiller. Çünkü o kötülüğü biz oraya ekebilecek kabiliyete sahibiz zaten topluluk ve çoğunluk olarak.

Açıkcası filmde şu ikinci salemlilerin büyücülerle tam olarak ne derdinin olduğunu ve bu derdin kökenini görmek isterdim. Bir de Tina’nın filmin başından beri suratındaki “Aslında ben iyi biriyim ama istemeyerek çok kötü bir şey yapmak üzereyim.” gibi bir ifadesi vardı. O da beni film boyunca rahatsız etti. Kız kardeş Queenie harikaydı. Bir insanın kayda değer bir şey başarması için pür ciddi ve ‘büyük’ olması gerekmediğinin bir kez daha altını çizmişler karakter üzerinden. Redmayne hakkında ben konuşmuyorum, kendisi zaten konuşturmuş. Ve Ezra Miller. Justice League için heyecanımı bu filmden katladı herif.

— spoiler —

Upuzun lafın kısası, Twilight nesli değil de Harry Potter nesli olduğum için bir kez daha şükrettim.

—Kendimden Alıntı—

Keşke JL için o kadar da heyecanlanmasaymışım yine de :neutral_face:


(yunus emre ) #180

ilk filmin devamı olan Fantastic Beasts: The Crimes of Grindelwald’den ilk teaser gelmiş. Yarın da fragman yayınlanıyormuş. Sevinçten zıplıyorum.