Felsefe Kulübü - La Scuola di Atene


(halı, kilim, travel) #1264

Tireli olunca Almanca yazıyormuş gibi oluyor. Biraz gözüme batıyor.

Üstüne koyuyorsun demedim, önüne koyuyorsun dedim. Descartes gibi varlığını sorgulamanı yani düşünceyi varoluşun önüne koyuyorsun. Eskiyi zaman içinde eleştiri aldığını belirtmek için yazmıştım. Tam açık olmamış. Ayrıca en en başta kendi yazdığımın saçma olduğunu söylemiştim. Yine de üzerine konuşmak hoş oluyor.


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #1265

Benim de bazı kelimelerin Türkçe’de tiresiz olması gözüme batıyor. Özellikle bazı eski kelimelerin, mesela "vahdet-i vücud"un “vahdetivücut” olması. Tercih meselesi bir noktada.

Burada herhangi bir öncelik vb. durumu yok eğer kastettiğin buysa, ikisini aynı şey olarak görüyorum. Çünkü “ben” demeye devam ettiğim varlığın aynı kalan tek parçası süregelen öz-farkındalığı, öbür her şey değişiyor. Öyleyse bu şeyin var olması benim var olduğum anlamına gelir. Bu şey de varsa var olduğunu bilirim yoksa var olduğunu bilmem.


(halı, kilim, travel) #1266

Nispet -i’si konusunda haklısın. O zaten yabancı bir dil gibi durmuyor. Durup dururken kaldırdılar. Ne demek istediğini şimdi anladım. Düşünüyorum öyleyse varım, diyorsun sanıyordum.

Edit: LOL -i’ler karışmış. Nispet değildi o.


(Can) #1267

Ölüm duygusallaştırılan bir sonsuzluktan öte değildir.


(🔄) #1268


giphygiphy
giphy (1)8yRee_f-maxage-0_s-200x150Michaelscottfacepalm1


(Boş İnsan) #1269

Bu arkadaşın yazdıklarını okuyorum. Ama kendisi benim için ‘’Abi 21. Yüzyıl olmuş hala Tanrı’ya mı inanıyorsunuz ya?’’ diyen birinden çok da fazla ileriye gidemedi. Ne yazdıklarından tiksindim ne de aydınlanma yaşadım. Okuduğum diğer bir sürü tweetin bir benzeriydi sadece.

Yani benim de bu twitleri okuyarak bir kaç günde işini bıraktığını,dinini değiştirdiğini ve 3 gündür ne yapmışsa ağladığını söyleyen bir kurs öğretmeninin varlığını sorgulamam, mantıklı öyle değil mi?


(Berk Kaynak) #1270

Orta okul sonları ya da lise başları çocukların dinden çıkar çıkmaz açtıkları sayfalara benziyor. Facebook bunlarla dolu ve yöneticilik sirküle bir şekilde hep aynı kafada insanlara veriliyor. Bunun gibi örnek çok var. Karikateist vb. tırt din karşıtı sayfaların genel bir özelliği. Çok fazla önemsememek lazım.


(🔄) #1271

Benim dikkat çekmek istediğim husus o değildi aslında ama söyliyim: Bence tweet’te bahsedilen şey gerçekten yaşanmış olabilir, hatta ben yaşandığını varsayıyorum.
Senin bu sorgulaman ise mantıksız değil ama sence yüzeysel olan bir önerme, bir başkalarının hayatını gayette değiştirebilir, bu mümkün.
Burada dikkat çekmek istediğim konu, bunu yapan kadının Kur’an kursu hocası olması, buradan hareketle değinmek istediğim konu ise ateist’lerin de müslümanlar gibi sünni, ehl-i sünnet, hadisçi, tarihselci olmaları. Tamam bir ateistin çoğunlukla bulunduğu coğrafyada egemen olan dine tavır almasında bir saf bir metod hatası yok bence ama karşıtı olduğu ideolojinin hiçbir alt-grubu (özellikle İslamdan bahsediyorsak) o ideolojinin nihai temsilcisi değildir. Malum, Kur’an ile iletişimi arapça metni seslendirmek ve öğrenmek/öğretmek ile sınırlı bi küme var; Kur’an’ı tamamen geleneksel külliyata göre meallendiren, ve mümkün olduğunca da Kur’anın sadece güzel okunmasıyla ilgilenen bi küme var. Bu iki küme kesişiyor. Bir de Kur’an’ı baya baya, arapçaya, sadece arapça konuşabilmek düzeyinden de öte hakim olup/olmaya çalışıp (ör: dilin tarihi, yapısı, edebi ve biçimsel ögeleri, etimoloji havzası ve bu dilin söz konusu metinde ki bağlam örgüsü vb.), diğer görüşleri de cehenneme atmadan önce göz önünde bulundurup kritik yaparak eleyen bir küme var. (Sizin en hayırlınız kur’anı öğrenen ve öğretendir hadisinin bunlar göz önünde bulundurulduğu zaman ne kadar farklı sonuçlara götüreceğini bir düşünün) Tweet’te de değindiği gibi, ağlayan abla malum, bir Kur’an ursu hocası… Yani tabii ki her Kur’an kursu öğretmeni ilk kümeye dahil olacak diye bir kaide yok, gayet de üçüncü kümeye de dahil bir arapça metin öğreten bir Kur’an kursu öğretmeni olabilir, ama Kur’an (ve herhangi bir konu hakkında) boşluklarla dolu bir bilgi havzasına sahip olan biri, isterse üçüncü kümeye dahil olsun o boşluklara gelen bir darbede sarsılacaktır. Bilgi birikiminde boşlukların olabileceğini unutmamak gerek. Durumun Ateist ayağı daha sorunlu, çünkü Ateistler yukarıda saydığım (aslında çok da detaylı ve sağlıklı olmayabilir bu sınıflandırma, sadece fikir versin diye şe’ettim) müslüman alt-gruplarından (aslında bilinçsiz olarak) birine yönelik saldırıyor, -ör: hadisçiler- sonra o alt-grubun (zaten dinin içinde ki diğer alt-grupların da katılmadığı) bir görüşü yanlışlanıyor ve ortaya böyle tablolar ortaya çıkıyor. E ama aynı dinden olan başka bir müslüman alt-grubu bile zaten o alt-grubun yanlış yolda olduğunu düşünürken, tamamen karşı ideolojide ki birinin haklı çıkması ne kadar anlamlı? Sonuç? ortalık ‘‘Bunlar hadis inkarcısı KAFİRLERİLŞSKGLSŞDHGADFİŞGS’’ diyen ateist dolu.


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #1272


Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?


(Boş İnsan) #1273

Arkadaşın bahsettiği birinci madde çok ütopik. Her bireyin kendi öz iradesiyle, hiç bir şekilde baskı altında kalmadan, kendi kararları ile, devlete haber vermeden evlilik müessesini oluşturması çok mantıklı. Tabi bir sürü devlet evrak işini göz ardı ediyorum. Ama günümüzde gerçekten bu uygulanabilir mi? Aile zoruyla evlendirilen, bir anlık aşk hevesi için kandırılmış kızlar… Bunların da olmadığını varsayalım 13-14 yaşında bir kız, 30 yaşında bir adamla ‘‘Ben onu seviyorum ya, kimse karışamaz’’ dediği zaman buna gerçekten göz yumabilir miyiz?

İkinci ve üçüncü madde ise çok bencil ve erkil düşünce ile ortaya konulmuş bence. ‘‘Ben giderim şunu denerim, olmadı ötekine geçerim yine olmadı berikine geri dönerim, açık evlilik en iyi çözüm’’ gibi şeyler söylüyor. İlişkilere çok fazla yüzeysel bir bakış açısı. Sanki kendine birlikte yaşamak için bir arkadaş değil de çalıştırmak üzere bir eleman arıyor. ‘‘Bizim şartlarımız bunlar, siz de isterseniz önümüzdeki bir kaç yılı beraber geçirebiliriz’’ gibi. Ya gerçekten biriyle hayatını gerçekten birleştirmek istersen ama o senin bu ‘‘açık evlilik’’ çözümüne katılmazsa? Gerçekten o kadar kolay ötekine geçebilir misin?

Ayrıca ‘‘evliliğin devlet tarafından müesseseleştirilmesi’’ her ne kadar LGTB üyeleri için büyük bir zorluk olsa da, bir sürü kadın ve erkeğin hakkını koruyor. Eşi için hayatındaki bazı şeylerden vazgeçen bir erkek veya kadının ayrıldıktan sonra haklarını savunması için hukuksal bir yol veriyor.

Katıldığım cümleleri de yok değil. 2. maddedeki ‘‘Seçim paradoksu’’ çok uzun bir süredir ilişkilerden kaçmamın nedeni. Ama sanırım bu konuda da biraz romantiğim. Neyse yine en doğru cümlesi ‘‘kontrolünde olduğumuzu sandığımız çoğu şeyin kontrolünde değiliz.’’


(Ali) #1274

Bu Kur’an kursu hocası 1.veya 2. kümeye dahil olsaydı zaten Allah gökyüzünden inip “Arkadaslar kandırdım sizi din min yok serbestisiniz" dese bile inanmaya devam edecekti,bu tipler twit zinciri ile dinden çıkacak insanlar değiller.

Eğer 3. kümeye dahil olsaydı yine @SvartirSandar 'ın dediği gibi ergen ateizmi formatında bir hesabın attığı twitler ile dinden çıkması çok saçma.

Yani bence her türlü yalan


(Iron Man) #1275

Geçen gün muhitte olan bir olay hakkında düşüncelerinizi merak ettim.

Geçenlerde bir muhit üyesi ileride ban yememe sebep olacak bir şey yapacağım dedi. Fakat henüz yapmamıştı yani bunu yapmadan önce akıllanıp yapmama ihtimali vardı. Bizim adminimiz ise ileride muhit huzurunu kaçıracaksın diyerek adama aylık ban attı. (Bu içimizden bir örnek olduğu için attım. Yoksa daha farklı örnekler bulurdum.)

Sizce bir insanı işlemediği bir suçtan dolayı sırf işleyebilir diye yargılamak ve cezalandırmak ne kadar doğru?


Muhit Kıraathanesi :coffee:
(Zeki Mak) #1276

FDAtxbqDzSS0_pZmE8zv96SHrChAEcOBc525xPMZUXeTr8xsqXM3iyWQyW-tGkZdZ7z98KuU0A=w245-h130-nc


(Umut) #1277

Bence buna karar vermek için bir çok faktör var.
Mesela Muhit’teki olay bazında değerlendirirsek, üyenin geçmişteki hareketleri, genel olarak insanlara tavrı, cezalandırılmasına sebep olan şeyi neden yaptığı gibi şeyler belirli olduğu için bu konuda verilen cezanın hak edildiğini düşünüyorum. Ayrıca yaptığı şey de tehdit sayılabilecek bir şeydi. Bir şeye veya bir yere zarar vermeyi düşünen ve bunu bir kaç kere belirten birinin o kişi veya yerden bir süreliğine uzak durması her iki taraf için de daha sağlıklı olacaktır.
Ama Muhit’in dışına çıktığımızda bambaşka bir çok etken de giriyor işin içine. Ben genel olarak psikolojik destek verilmesinden yanayım. Yani kişinin kendisinin akıllanmasını beklemek yerine, profesyonel bir şekilde yardım alması gerektiğini düşünüyorum.


(claude pure) #1278

Sanırım orda olay yapacağım diyip henüz yapmaması değildi. Önceden de saldırgan tavırlar sergilediği ve bunu devam ettireceğini ilan etmesiydi. Yani yapmadığı bir şeyden dolayı yapabileceği için ceza almadı diye biliyorum.

Ama diyelim ki böyle bir durum var, hiçbir zararı dokunmayan biri sırf suç işleyebilir diye yargılamak, cezalandırmak hiçbir şekilde doğru değil bence.


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #1279

Bir kişinin suç işleme olasılığının olmasıyla suç işleme niyeti olduğu ve bunu yapacağını açıktan bildirmesi aynı şey değil.


(Iron Man) #1280

Bu arada bu sadece örnekti. Bu örneğin öncesini falan karıştırmadan sadece oradaki belli bir cümleyi örnek verdim. Genel olarak konu hakkındaki görüşlerinizi merak ettim.


(Iron Man) #1281

Peki o zaman ban yerine bunu yapmaması hakkında özelden konuşma yapılsaydı daha doğru olmaz mıydı? Onu soyutlamak yerine onu kazanmak daha doğru değil mi? Ban atmak bir nevi ceza olduğu için o adamın döndüğü zaman değişeceğini düşünmüyorum.


(Berk Kaynak) #1282

Yapmadığı bir şeyden dolayı elbette kimseye ban atılmaz veya cezalandırılmaz. @Cakinga güzel açıklamış ancak eylemi gerçekleştiren olduğum için ve benim üzerimden örnek verdiğin için açıklama yapayım dedim:

Şahıs daha önceden gereğinden fazla ciddiyeti kaçıran bir üyeydi ancak ben kendisini cezalandırmak yerine savunup Muhit’te devam etmesini sağladım. Yani zaten bazı üyeler için risk teşkil ediyordu ancak ben bunu görmezden geldim. Daha sonra Muhit kurallarına aykırı bir şekilde birisine akılsız ithamında bulunduğu için postunu gizlememe rağmen kendisi Muhit’teki insanlara boş diyerek agresif bir tavırla bir şey yapmadığını savundu. Bunun üzerine gelecekte bir şey yapacağını söylemesi ise işin tuzu biberi oldu ve gönderdim.

Niyetin o değildi tabii ki ancak rica ediyorum böyle bir örneklendirme ve yargıda bulunma yapmadan önce olayın üstüne biraz daha düşünüp geçmişini de öğrenelim. Zira verdiğim o kadar emek boşa gidiyormuş gibi hissediyorum bazen.


Muhit Kıraathanesi :coffee:
(Sapere Aude!) #1283

Tedbir ile ceza arasında fark vardır. Verilen örnekte bir cezadan çok tedbir olduğunu düşünüyorum ki bana göre tedbir alınmasını gerektirecek şartlar doğmuştu.