Felsefe Kulübü - La Scuola di Atene


(Berk Kaynak) #1676

Anlam yoktur diyen için de her zaman bir anlam olma ihtimali var. Zira nihai nihilizmin insanı intihara götürmesi gerekiyor, öteki türlü birisinin varlığını devam ettirmesinin bir sebebi yok. Burada nihai bir nihilizm olamayacağını, bu sebepten insanın içgüdülerine uyarak yaşamını sürdürmesi gerektiğini, bunu yaparken de kendi varoluşuna bir anlam katarak istediği şekilde yaşamasının mantıklı olduğunu, ancak bu istencin de evrimsel gerçeklere dayanan ve sosyo-kültürel olarak gelişmiş ahlak anlayışına ve kanunlara bağlı olarak sınırlandığını düşünüyorum.

Burada tartıştığımız konu ahlak anlayışı ve yaşamaya neden devam edildiğiydi. Ahlak çoğunlukla evrimsel kökenli ve pragmatist bir şey. Ne için pragmatist? Hayatı sürdürmek için. Peki yaşamaya neden devam ediyoruz? İçgüdülerimiz böyle söylüyor. Eğer bir anlam yoksa neden içgüdülere karşı gelmiyoruz? Çünkü öldükten sonra hiçlikte sürüklenmek kesin kanıtı olan bir şey değil ve her zaman bunun ardılının olabileceği derinlerde bir yerde saklı.

Ben zaten hayatın salt bir anlamı olmadığını kabul ediyorum. Ancak ahlak ve yaşamı sürdürmek salt anlamın varlığı ve yokluğundan çok doğamızın ve ihtimallerin ipinde sallanıyor.


(4 8 15 16 23 42 hey gidi lost) #1677

Yaşamı sürdürmek konusunda kesinlikle katılıyorum zaten bu bir gerçek. Benim Ahlak tanımım sadece biraz farklı. Yani şöyle k; Eğer Ahlak çağlara ve toplumlara hatta kişilere göre farklılık gösteriyorsa; bu durumda Tanrı varsa ve onun dinindeki değişmez kurallar da varsa, onlara ne diyeceğiz? Onlar da mı Ahlak? Yani Ahlak kavramı değişebilen ve değişemeyedebilen tüm değerler için mi kullanılıyor? Ben azından değişken olana Ahlak değil de, kişisel ya da toplumsal normlar diyorum. Her iki tanıma da ahlak demeyi çok doğru bulmuyorum. Kişinin ya da toplumun, zevkinden isteğinden bağımsız doğrulara ve yanlışlara Ahlak demeyi kavram için daha uygun buluyorum.

Nihilizmi ise anlam yokçuluk olarak söyledim zaten burada. İntihar eder veya etmez. Ancak kişi, realistik olarak senin gibi anlam olmadığını kabul eder fakat belki yaşamaya odaklanmıştır, veya hazcıdır falan. Ama en nihayetinde nihilisttir. Nihilist olmadığını söyleyen bile, eğer “öteki taraf var” şeklinde düşünmüyorsa nihilizmden yaşam bakımından uzak olmuyor bence. Çünkü o kişiyi itekleyen bir üst güç yok. Kendi doğruları kendi istekleri var sadece.


(Berk Kaynak) #1678

Aslında ahlak kompleks bir kavram. Bugün iyi veya kötü diye adlandırdığımız şeyler zamana göre çok değişiyor, evet. Ama temelde kötü olan bazı şeyler ezelden beri kötüler. İnsan öldürmek, hırsızlık yapmak, yalan söylemek; bunlar evrimsel olarak işbirliği için kesinlikle mani olunması gereken şeyler. Bu yüzden binlerce yıldır bu kavramlar çok fazla değişime uğramadan var olmaya devam ediyor. Savaşlar komple farklı bir ahlaki perspektife dayanıyor, o yüzden bu temel kuralların daha dışında bir yüzü var. Yani bu tarz temel şeylere tanrı tanımlaması olsun veya olmasın ahlak tanımlaması yapabiliriz gibi geliyor.

Onun dışında mesela bugün bazı toplumlarda birden fazla eşe sahip olmak iyi olarak algılanmayabilir. Ancak geçmişte durum daha farklıydı. Bu çeşit döneme göre faydası ve zararı değişebilen değerlere de norm diyebiliriz belki senin dediğin gibi. Yine de asıl mevzu şu: İşin içine tanrı girsin veya girmesin bazı şeylerin her türlü kalıcı olduğunu düşünüyorum. Tanrı bunun perspektifini genişletiyor olabilir tabii.

Yok, haklısın. Ben zaten tartışmada sözü edilen “Ne yapacağının hiçbir önemi yok. İyi veya kötü de olsa hiçlikte yuvarlanacak. O zaman bir kişiyi insan öldürmekten ne alıkoyar?” gibi argümanlara ithafen dedim. Nihilist sıfatını da tek bir zümreye değil de teist olmayan bütün insanlara indirdiği için mecburen insanların bu hayatı nasıl ve neden sürdürdüğüne dair bir açıklama yaptım. Yani sen beni nihilist olarak görebilirsin. Ben nihilizme benzer bir felsefe benimsiyor olabilirim, zira yaşamın pek anlamı olduğunu düşünmüyorum. Ancak bu ahlaklı olmama ve yaşamımı sürdürmeme engel olmuyor. Pozitif bir tarafı her zaman var. Direkt olarak söylediğim bir argümandan çok tartışma bağlamında söylediğim şeyler bunlar.


(Sorrow) #1679

Gerçekliğin insanın duyu ve hisleri ile oluşturduğu yapay bir kavram olduğuna inanıyorum. Bu konuda görüşleriniz nelerdir.


(İbrahim Korkmaz) #1680

Bu felsefi bir soru mu eminim değilim ama tartışması hoş olabilir. Sizce gerçek hayatta süper kahramanlar/süper insanlar olsaydı, bu, yaşadığımız toplumu ve genel insan ırkını nasıl etkilerdi? Dünya nasıl işlerdi? Din, ırkçılık, dünya savaşları, cinsiyetçilik, açlık, normal vatandaşın değeri. Bu gibi şeyler.


(Utku ulaş) #1681

Yüksek ihtimalle bir diktatör olurlardı insanların etrafında büyüyecekleri için insanların sahip oldukları bütün özelliklere sahip olup (insan eksikliklerinden bahsediyorum, kötü özelliklerden) üzerine sürekli kendini diğer insanlardan üstün görme ve güçlü olduğunu hissetme fikri başlayınca durdurulması güç bir tiran olurlardı.


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #1682

Ben olmayınca Felsefe Kulübünde dönen boşluğu görmem, Muhit’ten uzak kaldığım süreyi uzatmama neden oldu.


(Berk Kaynak) #1683

Hadi bugün kibir konuşalım. :heart: :kissing_closed_eyes:


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #1684

You must admit that it looks good on me tho.


(Berk Kaynak) #1685

Seni görmüyoruz aslanım şu an Sezar’ın üstünde iyi duruyor tabii.

Edit: Caesar.


(İbrahim Korkmaz) #1686

Sen yokken kimse entelektüel konuşmuyor :frowning: Muhit geyik yeri hep.
@SvartirSandar
Sezar’la savaşa gitsem, Fridia için satardım dürüst olmak gerekirse :smiley: No offense.


(Berk Kaynak) #1687

Bu düpedüz yalan bir ifade. Ben konuşuyorum. Ama okuyan yok. Beğene basıp geçiyorlar. Uzunmuş.

Sad.


(Sapere Aude!) #1688

Ben okuyorum.


(Koala lordu/Koç Lisesi Bebeğim! ) #1689

Ben okuyorum Mod efendimiz.

müdavimlerin özellikleri düšürülmüș șekilde geri dönmesi için daha ne kadar yalakalık yapmalıyım?


(Arda ) #1690

Bir romantizma doğuyor sanırım burada, öperim sizi gelmişken


(Berk Kaynak) #1691

Seviyorum.


(İbrahim Korkmaz) #1692

Sen sofistike konuşuyorsun. Arada fark var.

Ama çok uzun be reis :smiley:


(Koala lordu/Koç Lisesi Bebeğim! ) #1693

@anekseptib unutkanlığıma ver ama, yeni misin?


(Arda ) #1694

That’s what she said


(Berk Kaynak) #1695

Sofistike ile entelektüel zıt kavramlar değildir. Bilakis çoğu zaman iç içeler. :slight_smile: