Fyodor M. Dostoyevski Okuyoruz!


(Dipsomanik Kullanıcı) #41

Ben de öyle düşündüm. Erken bitiren bitiş tarihini beklesin.


(Oozaru) #42

Yeraltından Notlar’ı geçb hafta almıştım ama henüz başlamadım. Bu vesileyle ben de size katılabilirim.


(Kid A) #43

Ne oldu bu iş dostlar? Rus edebiyatına ısınmaya çalışan bir muhitkar olarak bu etkinlik sayesinde Rus edebiyatına giriş yapmaya çalışacağım. :smiley:

Şu an elimde başka bir kitap var, elimizde bir tarih var ise ona göre önce hangisine başlayacağıma karar vereyim.


(Sapere Aude!) #44

Ben de dün anket açacaktım, aklımdan çıkmış.

İlk kitabımız diğer kitaplara kıyasla biraz daha az sayfa sayısına sahip. O yüzden bu kitaba biraz daha okuma zamanı ayırabiliriz diye düşünüyorum. Ama elbette karar yine hepimizin. Anketi açıyorum.
Tartışma başlangıç tarihimiz ne zaman olsun?

  • 17 Kasım
  • 24 Kasım
  • 1 Aralık

0 oylayan


(imnotevensorry) #45

Sırf @solien de katılsın diye 1 Aralık’ı işaretledim. Ne kadar çok kişi o kadar iyi :slight_smile:

@FordPrefect e de teşekkürler harika fikir.


(Kid A) #46

Öyle bir şey var ise ben de 1 Aralık yapayım. :smiley:


(Sapere Aude!) #47

Ne yazacağımı bilemedim, umarım hepimizin faydalandığı ve zevkle katıldığı bir etkinlik olur. Daha önce okuyanlar olarak Dostoyevski’yi ilk kez okuyanlara bir yardımımız olacaksa ne mutlu, benim için iyi bir etkinlik olmuş olur. Katılımınız ve fikirleriniz için hepinize teşekkürler.


(marko) #48

Hem istediğim kitap seçildi hem de benim yüzümden yine istediğim tarihte okuyacağız. Teşekkürler arkadaşlar, sayenizde herhangi bir okuyamama durumunda tam bir şerefsiz gibi görüneceğim ahahah.


(Sapere Aude!) #49

Tekrar merhaba, anketi kapattım. Sizin oylarınızla tarihi @solien için en uygun olan 1 Aralık olarak belirledik. 1 Aralık’ta çekinmeden, kitap hakkında her şeyi yazabiliriz. 1 Aralık’tan önce okuduklarını paylaşmak isteyenlerin spoiler içinde yazmasını rica edeceğim. Böylece kimse etkilenmemiş olur.
Şimdilik bu kadar, kitap bitince görüşürüz :vulcan_salute:


(İsmail Deniz Demirkan) #50

Kitabı dün bitirdim, Dostoyevski’nin okuduğum ilk kitabı oldu kendi adıma. Buna rağmen, Barış Bıçakcı’nın Veciz Sözleri’nde geçen Lisede Dostoyevski okuyan insan bir daha iflah olamaz iddiasının ne kadar güçlü olduğunu kavramam için yeterli oldu. 1 Aralık’ı sabırsızlıkla bekliyorum. :slight_smile: Hatta 2’sinde tiyatro uyarlamasına gideceğim, belki sohbet arasına onu da sıkıştırırım.


(imnotevensorry) #51

Tiyatro uyarlaması hangi şehirde?

Bu da maalesef çok doğru bir söz :slight_smile:


(İsmail Deniz Demirkan) #52

Ankara, Ziraat Sahnesi. :slight_smile:


(Sapere Aude!) #53

Etkinlik amaçladığımız şeyi gerçekleştirdiği için çok mutlu oldum. Umarım, diğer kitaplarını da okumaya fırsat bulursun.


(imnotevensorry) #54

İstanbul olaydı keşke:) Bir bakayım ama belki gelecektir.


(büşra) #55

Muhitte birinin en sevdiğim kitaba referans yaptığını görünce dayanamadım ve sevincimi yazayım dedim. İddia ise Bıçakçı’nın çoğu sözü gibi doğru. :cherry_blossom:


(İsmail Deniz Demirkan) #56

Etkinlik ilerledikçe fırsat yaratılır gerekirse. :smiley:

İstanbul’da durum farklı mıdır bilmiyorum da, satışa çıktığı dakikada satın almak lazım bileti. İnsanlar dakikalar içinde sömürüyor genelde. :smiley:


(Sapere Aude!) #57

Kitaba İletişim baskısından tekrar başladım.

İletişim’in kitabın başındaki kronoloji bölümünü, özellikle Dostoyevski okurken hiç atlamam. Her seferinde aynı yerde durup düşünürüm. Çünkü Dostoyevski’nin pek çok kitabını, en bilinen eserlerinin çoğunu hiç okuyamayabilirdik; çünkü yazamayabilirdi. Dostoyevski 1849’da Çar I. Nikola’ya karşı suikast planı yaptığı için idam cezasına çarptırılmış ve infaz edilmesine birkaç dakika kala bağışlanmış. Çar vazgeçmiş olmasa ki bu o dönem için olağan bir davranış olurdu, şu an elimizdeki kitap yoktu. Hatta belki de Dostoyevski’nin adı bile yitip gidecekti.

Bunu her okuduğumda tuhaf hislere kapılıyorum, bu yüzden gelip buraya not düşeyim istedim. Çar affetmemiş olsa ya da af haberi birkaç dakika geç kalsa hikaye bitmiş olacaktı. Hayat acayip.


(Volkan Şahin ) #58

Dostoyevski 1849’da Çar I. Nikola’ya karşı suikast planı yaptığı için idam cezasına çarptırılmış ve infaz edilmesine birkaç dakika kala bağışlanmış.

Dostoyevski’nin, idamını beklerken içinde bulunduğu psikolojiyi düşünmüşümdür hep. Gözlerini kapatıp her şeyin bitmesini beklerken, aniden gelen haber sayesinde yaşamaya devam etmesi… O bir ömür gibi hissettiren kısacık sürede, beyninden neler geçiyordu?

Acaba hiçbir zaman aklına gelmiş midir dünyanın en iyi yazarı olacağı? Ya da öldüğü zaman tabutunun arkasından 40000 kişinin yürüyeceği?


(Oozaru) #59
  1. YY’da, Rusya’da doğmayı çok isterdim. Gogol, Dostoyevski, Tolstoy gibi yazarlar ile sohbet etmeyi çok isterdim. O dönemin Rusya’sı çok ilgi çekici.

(imnotevensorry) #60

Bir arkadaşımın dediği gibi “18.yy’da Fransız, 19.yy’da Rus, 20.yy’da da Türk edebiyatı.” Sonuna kadar katıldığım bir şeydir. Tabi aralarında en çok parlayan Rus edebiyatı olmuştur her zaman.