Hikayeleri Yeniden Yorumlama Yayınevi


(Volkan Şahin ) #789

%43’ü zor tutuyorum evinde.

images (41)


(Salih Alp Gökçek ) #790

Yazacak olsam itiraz ederdim de, yine yazamayacağım sanırım.


(Sapere Aude!) #791

Ohooo, gerekçesiz karar veriliyor. İki satır cevap yazmak yerine meme atılıyor.


(Volkan Şahin ) #792

Çok haklı bir gerekçe olduğu için hukuki boşluk arıyordum. Ben arama yaparken halkımı demokrasiyi savunmaya, meydanlara çağırıyorum.

Bu bir kalkışmadır. Tekrarlıyorum, bu bir kalkışmadır.


(sergen) #793

bir gün siyasetten hepimiz içeri gireceğiz.


(Volkan Şahin ) #794

Biz siyaseti ustasından öğrendik, en az üç genel seçim, iki referandum görürüz.


(Sapere Aude!) #795

En iyisi yorumlar gelene kadar dağılmak.

Üçe kadar sayıyorum, ayrı yönlere dağılıyoruz.

3

2

1


(Volkan Şahin ) #796

Bir sabah ansızın Androidçi Yapılanma’ya üye olma şüphesiyle gözaltına alınabilirsin.

images (42)


(Volkan Şahin ) #797

Kimse atmamış. :pensive:


(Sapere Aude!) #798

Bizi boşverin, siz yorumlarınızı yazın. Biz öyle takılıyoruz.


(Volkan Şahin ) #799

hansel-ile-gretel


(🚀🌌Uzay'a meraklı Astronot) #800

Not:Çok uzun olabilir. :blush:

Hansel Gretel +Zaphod

Büyük demenin küçük kalacağı bir orman olduğunu var saydıkları acayip farklı boyutlarda ve şekillerde ağaç olarak adlandırılanlar (kesinlikle konuştukları düşünülen ama onlarla konuşmaya kimsenin cesaret edemediği)ile dolu olan belirli Kara parçasının yanında ki evde fakir bir Oduncu karısı(insan demeye canlı cansız herhangi bir varlığın bulunmamaktadır bu vahim işe gerçekleştirir ise gelişmiş canlının organelleri,organları kalbe özenip topluca kıskançlık larından kriz geçirir)ve iki çocuğu vardı Hansel ve Gretel.Bu kısımdan sonrası Tıpkı gazlı Grunthoz’un 12 kitaptan oluşan Epik şaheseri banyoda çağırdıklarını okumaya geçmeden önce kendi kalın bağırsağının birçok hayat ve uygarlığı kurtarmak uğruna boğazından geçmek suretiyle beynini dağıtması gibi iç organlarımız beyninizi geri döndürülemez bir şekilde yok edebilir. Bu yüzden hikayenin bir kısmını adaletin yüce temsilcisi sırf rahatını bozduğu için yok edilmesine Karadeliğe atılmasına bilenlerin beyinlerinin aynı potansiyeli gösteren bilgisayarlarla değiştirilmesine karar verdi.

Zaphod bu sırada nasıl olduğunu düşüneceğini düşündü.Ama bunun çok enerjisini alacağını anladığı andan itibaren düşünmeyi bıraktı.O istemese de bir anlık düşünmüş ve bunun sonucunda kafasının tekini sarhoş olduğunu anlamıştı ama diğer kafası nasıl olduysa sarhoş olmamıştı aynı vücuda bağlı değil miydi bu uzay zamansal bir sorundu.Soruna bir çözüm bulamayıp içki şirketini dava etmeye karar verdi birden neden olduğunu anlamadığı bir hareketle olasılıksızlık motorunu çalıştırdı.Bir an için bu anın yaşanmamasını diledi .Sonra kararını değiştirip geçmişe giderek kendisini sağlam bir dayak atmaya karar verdi.Bistromatik Seyir Sistemi bir garip davranmıştı.Ana hesaplama sistemindeki restoranda büyük bir karışıklık çıkmış rezervasyon veren büyük bir grup gök Taşının altında kalmış bundan sağ çıkmış "Banyoda Çığırdıklarım"ın 12 ciltlik tek baskısı’nın balkondan üzerlerine düşmesi üzerine altında kalmış tam kurtulacakken Evren ‘Bu kitabın özel baskasının kendisinin taşıyabileceğinden daha yoğun bir kötülüğü barındırdığını yeni anlamıştı’.
Bir hışımla o bölgedeki uzayı içine zorla çökertip karadelik oluşturdu.Rezervasyon veren grup yok olmuştu bunun yaşattığı boşluk yetmezmiş gibi nasıl olduğu anlaşılamayan bir şekilde sağlık müfettişi restoranı kapatmıştı.Bu seyir sisteminin ve ana bilgisayarın depresyona girmesine saçma sapan bir yerde durmasına neden oldu.

Hansel ile Gretel’i üvey annesi(insan olmayan gelişmiş salatalık) ormanda bırakmış biz sizi alırız demiş.Kendisi bile söylerken inanmamıştı.Hansel ekmeğini yola serpmiş Gretel ise kendi ekmeğini paylaşmıştı.

Zaphod gemi bilgisayarına yalvardı onu patlatmak vogon şiiri okumakla tehdit etti ama bilgisayar biyonik kolunu bile kıpırdatmadı.Zaphod da sıkıntıdan dışarı çıkmaya karar verdi yerde karbonhidrat kırıntıları gördü büyük kısmını yedi.
Kış Uykusu denilebilecek uzunlukta bir süre uyudu.

Hansel ve Gretel ekmek kırıntılarını bulamadı kuşların yediğini düşünüp ormanın içlerine beyaz kuşu takip ederek gittiler.Hamurdan yapılmış bir evi fark ettiler.Çok yağlı görünmesine rağmen o anda kolesterolü düşünmekten vazgeçtiler ve et görmüş pirana gibi eve saldırıp yemeye başladılar.Evin içinde bir cadı çıktı (Ne olduğundan emin olunamayan evrimin sert bir geri tekme attığı atomik derecedeki kötülük)onları evine davet etti, çocuklar yattı uyandı vs vs Cadı onları yakaladı kazanı kaynattı.

O sırada sanki kış uykusuna yatmış zaphod 4 haftalık uykusundan uyandı kafasının biri bir kaç milisaniye önce uyanmıștı bir kokuyu ormanın içlerine doğru takip ediyordu hamurdan evi gördü ve anlamlandıramadığı bir duygu yaşadı.Aşk mı aşırı acıkmış midesi mi olduğunu anlamadı karşı konulmaz bir istekle eve saldırdı ve yemeye başladı.O sırada cadı Gratel’i kazana atmaya çalışırken Gratel’in suikastinden son anda kurtulup yeni bir yemek geldi nede garip kokuyor dedi. Zaphod’un 4.2 haftalık yıkanmamış felç geçirmiş Ter bezleri’nin kokusunu almıştı.O Zaphod’u gördü, Zaphod onu gördü.Cadı değneğini çekti ,Zaphod iki kolunu yukarı kaldırıp yeni biyonik koluyla öldür-matik silahını çekti.Cadı iki kafasının tam ortasına anlamlandırılamayan yok edici bir Işın gönderdi.Zaphod tam o sırada 2 kafasını omuzlarına indirdi ve ona ateş eden kişiyi vurup vurmayacağını düşüneceğini düşündü ,tetiği çekmenin çok büyük bir sorumluluk olduğunu ve kurabiye ile kaplı hamur evle çayırlarda koşuşturduğunu düşledi.Cadıyı vurmanın hamur eve değmeyeceğine karar verdi,4 kez vurdu atomlarının atomlarını bile varoluştan sildi.O sırada Hansel ve Gretel kurtuldu Zaphod’u görünce korkudan bayıldılar.Zaphod Işık hızından daha hızlı olabileceği düşünülebilen bir hızda evi midesine gönderdi.

Hansel ve Gretel uyanıp cadının evinden cebe indirdikleri değerli eşyalarla nehir kenarına ulaştılar.Nehirde karşılaştıkları ördek onları karşıya geçirdi.

O sırada üvey anne Altın Kalp’ile karşılaşmış geminin ana bilgisayarına fesatlıkla alt edebileceğini düşünüp Dilek Perisi niyetine gemiyi kullanmaya çalışmış depresyondaki ana bilgisayar üvey anneye gıcık kapmıştı.Bu olay üvey annenin karadeliğin merkezine ışınlanması ile son buldu.

Hansel ve Gretel cebe indirdikleriyle evlerini ulaşmayı düşlerken uzay zamanda olasılıksızlık motorunun sayesinde gerçekleşen bozulma ile (depresyon) ve oduncu, üvey anneye insan diyince; oduncu karadeliği boylamış,Hansel ve Gretel kirli para(kirli) içinde yaşamını güzelce sürdürmüş.

Zaphod’sa Altın kalp’e dönüp restoran hesaplama sistemine ışınlanmış.Müfettişi çok kötü bir şekilde dövüp bütün hıncını çıkarmış ve yediği kalorileri yakmış.Müfettişi yeniden dövmekle ve vogon şiiri okumakla tehdit edip restoran hesaplama sisteminin ve ana bilgisayarın düzelmesini sağlamıștı.
Zaphod olasılıksızlık motorunu yeniden çalıştırıp başladığı ilk zamana döndü kendinden mutlu bir halde kahkaha atmaya başladı.

Son :slight_smile:


(Volkan Şahin ) #801

Yumuşak sesiyle şarkılar mırıldanarak yemek hazırlıyordu. Fırından çıkardığı kurabiyeleri nizami bir şekilde tabaklara dizmeye başladı. Sonra pastaya son şeklini vermek üzere mutfak tezgahına geri döndü. Sol omzunun üstünden aynaya baktı. Yüzünün çok ürkütücü olduğunu fark etti.

“Canım çocuklarım bu halimi görürse korkar, gelmezler. Bu gudubet ormanın ortasında aç kalır yavrucaklarım.”

Bir büyü yapıp yine yaşlı ama bu sefer tatlı bir görünüşe sahip sevecen bir kadına dönüştü. Evinin çatısından ve pencerelerden kemirme sesi geldiğini işitti, kapıya koştu.

“Kim yiyor bakayım benim evimi?”

Şekerden yapılan evi yemekte olan iki küçük çocuk yaşlı cadıyı görünce önce korktular, sonra mahcup olup özür dilediler. Kadın, yüzüne tatlı bir gülücük kondurdu ve onların sözünü yarıda kesti.

“Özür dilemenize gerek yok. Şuraya bak, bir deri bir kemik kalmışsınız. Hadi geçin içeri, kurabiyeleri yeni çıkardım fırından.”

Çocuklar cadının yaptığı bütün yemekleri yedi. Gece de kuş tüyü yataklarda yattılar ve sabah kuş sütüyle kahvaltı yaptılar. Evden ayrılırken cadı onlara, evlerine sağ salim ulaşmaları için, süpürgesini verdi.

“Sağ salim gidin yavrucaklarım, işiniz bittiğinde süpürgem bana geri döner, merak etmeyin.”

Vedalaşırken yol için hazırladığı yiyecekleri de verdi çocuklara. Arkalarından, onlar gözden kaybolana kadar, el salladı. Sonra içi buruk bir şekilde evine geri döndü. Üzerine bir mutsuzluk çökmüştü. Sandığına doğru ilerledi, kapağını nazikçe açtı. İçinden büyük, kara kaplı bir kitap çıkardı. Fotoğraf albümüydü bu. Bir çocukla çekilmiş onlarca fotoğrafı vardı.

“Ah, canım oğlum…”

Fotoğraf albümünün arasından bir kağıt düştü. Cadı yerden aldığı kağıdı açar açmaz, gözyaşlarına hakim olamayıp ağlamaya başladı.

“Canım anneciğim, savaş çok iyi gidiyor. Üç güne kalmaz düşman topraklarını fethederiz. Bu kadar çabuk galip geleceğimiz için Kral bizimle gurur duyacak. Sana ve senin mis gibi yemeklerine kavuşmak için sabırsızlanıyorum.”

Kağıdın içinde belinde kılıcı, elinde tabancası olan genç bir adama ait bir fotoğraf yer alıyordu. Cadı albümden çıkardığı 11.yaş gününü kutlayan küçük çocuğun fotoğrafı ile yirmili yaşlarındaki genç delikanlının fotoğraflarını yan yana getirdi ve göğsüne bastırarak oturduğu yere uzandı.

En sonunda ağlamaktan bitap düşüp, uyuyakaldı…


Ormanın içinden gelen ağlama seslerine uyandı. Yavaşça kapıyı açtı, kimseleri göremedi. Ağlama sesleri gittikçe yaklaşıyordu, çok geçmeden çalıların içinden, bir kız bir erkek, iki çocuk çıktı. Erkek olan kolunu kızın omzuna atmış, onu teselli etmeye çalışıyordu.

“Ağlama artık Gretel. Sana söz veriyorum, bir şekilde evimizin yolunu bulacağız.”

İki çocuk başlarını kaldırdıkları anda şekerden yapılma evi ve davetkar bir şekilde gülümseyen yaşlı, tatlı kadını gördüler. Ürkek adımlarla ona doğru ilerlediler. Gretel artık ağlamıyordu.

“Hoşgeldiniz yavrucaklarım, ormanın bu ücra yerinde ne işiniz var?”
“Biz kaybolduk, evimize dönmeye çalışıyorduk.”

Çocukların gözleri evdeydi. Şekerler güneşin ışığıyla parlıyor, parladıkça çocukların midelerinin guruldama şiddeti de artıyordu. Bunu fark eden cadı, vakit geçirmeden Hansel ve Gretel’i evine davet etti.

"Siz hikayenizi anlatmaya başlayın çocuklar, ben de sizin için börek yapayım, bir deri bir kemik kalmışsınız."
Hansel tek nefesle anlatmaya başladı, “Üvey annemiz ve babamız bizi ormana gezmeye getirdi. Bir ara mola vermek için durduk ve ateş yaktık. Daha sonra annemiz ve babamız odun toplamaya gideceklerini söylediler ama geri dönmediler. Üç gündür ormanda dolaşıyoruz, en sonunda sizinle karşılaştık.” Konuşmasını bitirdiğinde Gretel tekrar gözyaşlarına boğuldu.
“Ah canım çocuğum, ağlama. Ben şimdi sizin karnınızı doyuracağım, sonra da sağ salim evinize göndereceğim” dedi cadı ve ikisinin de alnını öptü.

Çocuklar karınlarını tıka basa doyurduktan sonra kuş tüyü yataklara uzanıp cadının anlattığı masalları dinlediler. Gepetto Usta’nın intihar ettiği Pinokyo’yu, kurt avcısı Kırmızı Başlıklı Kız’ı, biricik aşkı balerin prensesle şöminede yanan Kurşun Asker’i, çektiği eziyetlerden deliren Külkedisi’ni anlattı.

Evdeki herkes, yüzünde gülücüklerle, mutlu bir şekilde uykuya daldı.


Sabah uyandıklarında kuş sütüyle kahvaltı yaptılar. Hala yüzleri gülüyordu.

“Sizin için bir de börek yapacağım, hamuru koydum fırına. Hemen gitmeyin olur mu?” dedi yaşlı kadın. Çocuklar ağızları tıka basa dolu bir şekilde, “Tomom” dediler ve yediklerinin yarısı masaya döküldü. Hep beraber güldüler.

Hansel ve Gretel, sedirin üstünde oturmuş böreğin hazır olmasını bekliyorlardı. Hansel dirseğiyle kardeşini dürttü ve kafasıyla biraz önlerindeki büyük sandığı gösterdi, Gretel onaylar bir şekilde kafasını salladı.

“Dayanın çocuklar, az kaldı. Hamur pişmiş mi diye fırına bakayım bir.”

Cadı eğilmiş bir şekilde fırına bakarken Gretel tüm gücüyle onu itti ve kapağı kapattı. Yaşlı kadının acı dolu çığlıkları eşliğinde abi kardeş sandığın kapağını açtılar. İçini biraz kurcaladıktan sonra ağır kırmızı torbayı çıkardılar. Fırından gelen çığlıklar kesilmiş, evi güzel bir et kokusu sarmıştı.

Sandıktan çıkardıkları kırmızı torbayı açtılar, içindeki elmasları ve altınları uzun uzun incelediler.

“Hadi gidelim.” dedi Hansel gülerek.

Kapıdan çıkarken süpürgeyi gördüler ve üzerine binip evlerinin yolunu tuttular. Cadının tabutu olan fırın, açık bırakıldığı için, gittikçe daha şiddetle yanmaya başlamış ve tam kapanmayan kapağından kıvılcımlar saçıp yangına sebep olmuştu. Hansel ve Gretel süpürgenin üstünden arkalarına baktılar ve evden çıkan dumanları gördüler.

Umursamadılar…

Cadının fotoğraf albümü açık bir şekilde sandığın önünde duruyordu. 11.yaş gününü kutlayan oğluyla çektirdiği fotoğrafın üstüne, evin erimekte olan çatısından, şeker damlaları düşmüştü.


“Geldiniz mi çocuklar?”

Hansel ve Gretel gülerek eve giriyordu. “Ne getirdiniz bana?” dedi anneleri. Hansel elinde tuttuğu kırmızı torbayı salladı, altınlarla elmasları dans ettirdi. “Gerçekten de hazinesi var mıymış o deli kadının?” Şaşkın bir şekilde çocukların elinden torbayı aldı ve içindeki ganimetleri uzun uzun inceledi.

“Geçen sefer ki cadı bizi az kalsın öldürüyordu. Bu bayağı saftı neyse ki.” dedi Gretel ve ailecek gülmeye başladılar.

Geri dönecek bir evi olmadığını bilen süpürge ise Hansel ve Gretel’in evinin önünden bir daha hiç ayrılmadı.


(Sapere Aude!) #802

Bir an için duygulandım, sonra tekrar sarstın beni. Tebrik ederim, güzel bir yorum olmuş.


(Volkan Şahin ) #803

Teşekkür ederim, beğenmene sevindim. Sen de yaz da ihya olalım biraz.


(Sapere Aude!) #804

Sen bizi yeterince ihya ettin.


(Volkan Şahin ) #805

Yapma şöyle şeyler…

shy-gif-6


(Fakat kaplumbağanın sırtında yalnızca kocaman bir soru işareti belirdi.) #806

İntahar eden kim ? Anlamadım da :sweat_smile:.


(Volkan Şahin ) #807

Geppetto.


(Fakat kaplumbağanın sırtında yalnızca kocaman bir soru işareti belirdi.) #808

Sağ ol okumuştum o hikayeni. Gönderme yapacağını düşünmemiştim.