Kadınlar Rüyalar Ejderhalar / Ursula K. Le Guin / "Bilimkurguda Mit ve Arketip"


(Deniz) #1

Fantastik ve bilim kurgu edebiyatı sevenler!

-yani bütün muhit-

Buraya!

Yepyeni kitap başlığımız ile etkinliksi bir olaya başlıyoruz.

Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar nedir, ne değildir?

Ursula Le Guin’in 1970-80’li yıllarda kaleme aldığı denemelerinin bir derlemesidir. Bu denemeler pek çok konuya değinir. Bol bol edebiyat, Jung, rüyalar, fantastik alem, bilimkurgu, yaratım süreci, kadınlar ve dahası. Ursula abla her ne kadar kurgu eserlerinde örtülü bir üslup seçip gizemli takılmayı sevse de bu denemeleri inanılmaz derecede sarih, sohbet eder gibi yazmış. Yani ben hiç Le Guin okumadım, efendim okudum ama diline pek alışamadım diyenlerin de bayılacağını düşünüyorum. Hele de kendiniz bir şeyler yazmaya çalışıyorsanız bu başlık tam sizlik.

Kitabın içeriği şu şekilde;

Everest (şiir)
Rüyalar Kendilerini Açıklamalı
Amerikalılar Ejderhalardan Neden Korkar?
Çocuk ve Gölge
Metin, Sessizlik, Gösteri
Çuval Kuramı ve Kurgu
Bu Fikirler Aklınıza Nereden Geliyor?
Bilimkurgu ve Bayan Brown
Bilimkurguda Mit ve Arketip
Balıkçı Kadının Kızı
Ruhtaki Stalin
Kaçış Yolları
Uzaylı Kocakarı

Ursula K. Le Guin kimdir?

https://en.0wikipedia.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvVXJzdWxhX0suX0xlX0d1aW4

Peki bu başlıkta ne yapacağız?

Denemeleri okuyup üzerlerinde konuşacağız. Biraz etkinlik gibi ama daha spontane ilerleyecek. Kitabı satın alabileceğiniz gibi denemeleri internetten de bulabilirsiniz. Baştan sona okumayabilir, herhangi bir noktadan dalabilirsiniz. Kurgu olaylar üzerine konuşmayacağız. Spoiler derdi yok. Muhtemelen paragraflar alıntılayacağız. Yani okumasanız bile gelin, tartışalım konuşalım.

Bu arada şimdiden üç kişiyiz. Muhitin iki güzide ferdi @pasithea ve @FordPrefect de kitabı edindiler okuyacaklar.-vallahi ben zorlamadım kendileri okumak istedi- Hatta Hande bana kitabı okumaya başlayıp çok sevdiğini söyleyince acaba başlık mı açsak dedim. @makisekurisuu nun da bizi yalnız bırakmayacağına eminim. Sınav senesinde olduğu için ona acıyıp tehdit etme… öhöm. Neyse.

İlk olarak önsözünü okuyacağız. Çünkü o da başlı başına güzel bir yazı. Ayrıca herkes için bir giriş, tanışma olur. Yarın akşam itibariyle konuşmaya başlıyoruz. Hepinizi beklerim.

#BaşlığıSönüpGitmesinİsteyenKızMakyaji


Kralkatili Güncesi
(Col Serra) #2

Yakın zamanda kitabı alıp buralara geleyim, unutmamak için de buraya bir mesaj bırakayım.


(*kahkaha atan çay bardağı*) #3

Başlığa karşı genel duruşum şu şekilde,

Tüm Muhit’e Ursula sevgisi aşılamak isteyen canım Deniz :two_hearts:.


(Fransuva'nın Ayranı) #4

Bülent Somay’ın önsözü değil mi?


(Deniz) #5

Evet, aynen o. Le Guin fanı olarak seni de burada görmeyi umuyorum


(Fransuva'nın Ayranı) #6

Başlığı görür görmez edindim kitabı :joy:


(Sapere Aude!) #7

Herkese merhaba, Deniz böyle bir fikirden bahsettiğinden beri başlığı açmasını bekliyorum. Herkesin keyif alacağı kalitede bir muhabbet dönecektir, hepimiz edebiyat konuşmaktan zevk alan insanlarız. Arada daldan dala atlıyoruz elbette, ama biraz serbest çağrışımın kime zararı olur?

Bu nedenle bu başlıkta, yazıları okurken hissettiğimiz, aklımıza gelen ne varsa serbestçe yazmayı öneriyorum. En azından ben böyle yapmayı düşünüyorum. Belki de rastgele noktalara değinirken yazarın da yazarken üzerinden geçtiği noktalara basacağız. Bunun ihtimali bile heyecan verici.

Neyse, yarın görüşürüz. Hayal kurmayı unutmayın!


(İbrahim Korkmaz) #8

Güzel başlık Deniz Teyze :smiley:


(Deniz) #9

Sağol ibocum. :sunny:

unnamed (14)


(İbrahim Korkmaz) #10

neden ya? :smiley:


(İbrahim Korkmaz) #11

Affet beni, Deniz-san.


(Fransuva'nın Ayranı) #12

İlk 3 bölüm bitti isteyen biri ile tartışmaya başlayabilirim @Truevoyageisreturn


(Deniz) #13

Affetim. Daha önce demistim ablada anlaşalım konu kapansın. Başlık da daha kirlenmesin :sunny:

unnamed (15)

@Colruzgari ben de kaptırıp ilk makaleyi bitirdim. Daha önce de okumuştum halbuki.

Sen yaz istersen. Ben akşam yazabileceğim. Bugünlük önsöz demiştik. Öbür denemelerden bahsedersen diğer kişiler okumadığı için cevaplar arada kaynayabilir. Ama ama kafana göre yaz. Çok mühim değil. Bekliyorum


(İbrahim Korkmaz) #14

Tıpkı diğer her kadın gibisin, Deniz abla. Sinirli tarafın çok pis :smiley:


(Koala lordu/Koç Lisesi Bebeğim! ) #15

Deniz desem sorun olur mu ya?Ben halama bile ismiyle hitap ediyorum da?


(Deniz) #16

Olmaz tabi ki. Hatta daha iyi olur. İbrahim ve Eren bana teyze veya hanım demek istiyorlar :smile: O yüzden ablada anlaşalım dedim. 23 yaşındayım neredeyse yaş sendromuna giricem.


(Sapere Aude!) #17

Akşam tartışmaya gecikebilirim, o yüzden çok kısaca okurken aklıma gelenlerden bahsedeceğim. Daha detaylı olarak ilerleyen saatlerde yazarım.

Bülent Somay’ın yazısını okuduktan sonra aklıma nedense Latife Tekin geldi. Büyük ihtimalle yapılan kocakarı benzetmesinden dolayı. Acaba nasıl anlaşırlardı diye merak etmedim değil. Latife Tekin de Le Guin gibi dilde kendi yolunu açanlardan, anlatılarını bir bohça gibi kuranlardan. Kadın karakterleri işleyişi, eserlerinde yer alan fantastik ortamlar, zaman zaman rüyayı anlattığını düşündüren pasajları, Le Guin ile ortak noktaları gibi geldi. İyi birer anne olmaları da çabası. Le Guin’in yalnızca Mülksüzler kitabı ile birkaç öyküsünü okudum, dili çok hoşuma gitmişti. İçten içe tedirgin ediciydi. Latife Tekin ile ayrıldıkları nokta bu olabilir, Latife Tekin’in tedirgin ediciliği daha barizdir; geleceğini göstere göstere gelir. Le Guin ise hikayesini, biraz da saklayarak, sanki bir göl kenarındaymış gibi usul usul anlatır, ancak yine gölün derinliği gibi dili de pek çok duyguyu içinde barındırır. Mülksüzler’de Anarres şehrinin anlatıldığı bölümlerde dilinin biraz kederli olduğunu görürsünüz, bir başarının altında, başarının sönüp gideceği endişesinin yarattığı bir kederdir biraz. Urras’ın anlatıldığı bölümler ise canlı gibi gözükür, yine de biraz soğuktur. Hatta ben okurken biraz küçümsemiştim, gerçi o benim kendi hayat görüşümle alakalı biraz :smiley:

Neyse, şimdilik bu kadar. Yine görüşürüz!


(Deniz) #18

Ben de mobildim bugün hep. Şimdi part part yazayım.

Değişik bir paralellik kurmuşsun. Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Latife Tekin harika bir yazar. Sevgili Arsız Ölüm Türk edebiyatının vardığı en muhteşem nokta olabilir ve kesinlikle gördüğüm en güzel ruya :smile: Hispaniklerin “büyülü gerçekçilik” muhabbetinin Türkiye şubesi resmen. Ne Latife Tekin’in kendisi ne de bir başkası bir daha o noktaya ulaşamadı.

Kurduğun paralelliğin kafama yatmamasının sebebi sanırım şu; Latife Tekin çok daha yerel bir dil kullanıyor. Fantastik ögeleri bile o kadar yerel ki. Karşılaştırma yapmaya kalkınca aklım yine diğer yerel yönü güçlü yazarlara, bittabi Marquez’e falan kayıyor. Öte yandan Le Guin kendi tabiriyle batılı bir yazar. Karşılaştırmak isteyince benzer tınılardaki Tolkien’le Philip K. Dick’le kıyaslama ihtiyacı duyuyorum.

Şu kısım çok hoşuma gitti. Katılıyorum :sunny:


(Fransuva'nın Ayranı) #19

Le guin bence kocakarıları seviyor ve derin bir saygı duyuyor. Örnek olarak ged’e büyü yapmayı ilk öğreten bir kocakarı, ölümü yaklaştığında ona bir kocakarı dostluk ediyor. Yanlış hatırlamıyorsam amerikalılar ejderhalardan neden korkar ? İsimli yazıda da vardı bununla ilgili bir şey. ( kendisininde artık bir kocakarı olması da ayrı bir şey tabi )

@Truevoyageisreturn deniz ben sınıf arkadaşlarıma bile hanım (hanımefendi) diyorum, bu tür şeylere dikkat etmeyi severim ama sen bunu istediğin için adınla sesleneceğim yani yazacağım. :grin: :grin:


(Deniz) #20

Bak bu ilk ve son yolculuk mevzusunu hiç düşünmemiştim. Kocakarı zaten çok güzel bir arketip, hatırladığım kadarıyla daha sonra bahsedeceğiz bundan.