Muhit Hiphop Sokağı


(Burak) #81

Öyle bir batak ki Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük iki rapçiden biri ilahiyatçı türkücü (Sagopa Kajmer), diğeri de reklamlarda lolipopçu (Ceza) oldu. Düşün Sagopa Kajmer G.O.R.A. için film müziği falan yaparken ne hale geldi. Benim için 2004’ten sonrası yok gibi bir şey. Şimdiki şarkıların altyapısı rezalet, ortada prodüktör yok, lyrics rezalet. Ezhel ve türevi beyinsiz özentilerin şarkıları tam olarak bu;

IMG_20171112_224346

Ben yaşı küçük rap dinleyicileri için baya üzülüyorum, 2000’lerin başındaki ortama denk gelseydiler şu an dinledikleri şeyden utanırlardı eminim. Ben evimde Nefret kasetleriyle büyüdüm, daha Marshall Mathers LP ve The Eminem Show bile çıkmamıştı Ceza ve Fuchs ortalığın anasını ağlatıyordu. Şu an gelinen nokta itibariyle baya çöp bir oluşum oldu artık inkâr etmenin manası yok. Dediğim gibi istisnalar var ama kaideyi bozmuyor.

Edit: Başlığa gelmişken adam gibi şarkı da bırakayım baaari.


(Gökhan Ali Başkan) #82

Büyük ihtimalle bu yüzden karşı çıkıyorsun hocam ama sana hak veriyorum çünkü o derecede bir kaliteyi görüp bunları dinleyince elbette kaliteli gelmiyor.

Arada kendini soyutlamış 1-2 tane oluşum var yahu

Hemen bakacağım :smirk:


(Berk Kaynak) #83

Burada biraz önyargı ile yaklaşıldığını düşünüyorum. Son çıkardığı Müptezhel albümüne bakınca albümün içerisinde hayatın her tarafına dokunan söz bulmak mümkün. Nefret, İyi Bil, Geceler, Benim Derdim, Esrarengiz, Bazen gibi şarkılar oldukça güzel ve derin sözler barındırmasının yanında t-rap tarzına da çok uygun şekilde yazılmışlar. Türkçe gibi “reducing” yapılamayan bir dilde böyle bir tarza sözleri uydurmak kolay bir iş değil. Alo gibi, Şehrimin Tadı gibi çok patlayan şarkıları ise aslında uyuşturucu ve sokak kültürüne çok iyi hicivler içeriyor. Buggy ile yaptığı altyapılar ise bugünlerde Türk rapinde çok bulunmayan altyapılar. Reggae, blues ve jazz etkileşimleri ile bezeli birçok şarkısı. Auto-tune’u ise enstrüman gibi kullanabilmesi bence takdire şayan. İnsanların bazı şeylerin pozitif hype’ına kapıldığı gibi negatif hype’ına da kapıldığını hissediyorum. Bir şans verip daha dikkatli dinlerseniz Ezhel’in son çıkardığı albümünün gayet kaliteli olduğunu farkedersiniz.

Ceza ise reklamlarda lolipopçu olabilir ama hala daha Türkiye’nin çıkardığı en iyi rapçidir benim gözümde. Herif aruz vezni ile söz yazdı yahu. Her tarzdan sözler barındırmasının yanında şarkılarında tekrara düşmüyor. Son çıkardığı albümü pek beğenmedim ancak yıllarca çok iyi işler yaptı.


(Gökhan Ali Başkan) #84

Did you mean Buggy? :blush:


(Berk Kaynak) #85

Buggy miydi o ya? Boogie diye aklımda kalmış. :smiley:


(Gökhan Ali Başkan) #86

Senin canın sağ olsun :blush:


(Berk Kaynak) #87

Elin rockçısından bu kadar oluyor işte.


(Gökhan Ali Başkan) #88

Yauv sen en azından bu tarz hakkında bir kaç fikre sahip birisin. Bazı insanlarda ise şöyle bir algı var, rock dinleyip bu müziğe kapalı oluyorlar ya da bunu dinleyip rock müziğe kapalı oluyorlar.


(Berk Kaynak) #89

Haklısın. Şakasına söyledim ben zaten. Çoğunlukla rock müzik dinlesem de müzik tarzı fanatikliğini gereksiz ve saçma buluyorum. İyi sanat eseri iyi sanat eseridir gözümde. Seversem her şeyi dinlerim. Hatta iyi olup olmaması bile sanat felsefesi için büyük bir muamma. Kişi eserde kendinden bir şeyler bulabiliyorsa pekala dinleyebilir her şeyi. İyinin kıstası kolay belirlenebilecek bir şey değil.


(Gökhan Ali Başkan) #90

Ben bu mantıkta hareket ediyorum genelde. Genel olarak günün her dakikasını rap müzik dinleyen bir insan olarak arada Bon Iver ya da Smoother dinlediğim oluyor. Yani kendimi diğer müzik türlerine kapatmıyorum sadece pop hariç onu da sözler bakımından dinlemiyorum.


(Berk Kaynak) #91

Arada yabancı pop dinlediğim oluyor ancak Türk popu benim de hiç ilgimi çekmiyor. İnanılmaz tek düze ve üzerinde uğraşılmamış şarkılar. Birçoğu tek bir formül üzerinden yazılmış. Aynı şekilde yabancı pop da öyle ama Bruno Mars gibi aşırı kaliteli sanatçılar çıkarabiliyor piyasa arada.


(Gökhan Ali Başkan) #92

Herhalde benimde yabancı pop olarak dinledim bir tek Bruno Mars var galiba.


(alifromboston) #93

Çok şükür 2 kitleden de değilim.


(Burak) #94

Emin olmak için albümü 3-4 defa falan dinledim (maalesef). Ve cevabım hayır. Ben bu Ezhel’dir Anıl Piyancı’dır vs. önderliğinde ilerleyen new age bullshit Rap’e yokum. Sosyal konutlarda yetişmiş siyahi Rapçiler gibi şarkı sözleri yazıyorlar, burası Türkiye abi dediğiniz şeyler nerede yaşanıyor, siz ne yaşadınız ne sıkıyorsunuz? Ot içtim, kırmızı tuborg, küvette seks bilmem ne yaptım, bu ne ya? Geçen sene ot içmeye başlamış laflara bak kdskkjsdks. Benim bir Rap şarkıda en çok dikkat ettiğim husus storytelling’dir. Eğer anlattığı bir şey yoksa, bir noktadan sonra sadece beat’e takılıp kafa sallamaya başlıyorsan dinlediğin şeyin pop şarkıdan pek bir farkı yok. Bu arkadaşlar da tam olarak bunu yapıyor, IQ’umun düştüğünü hissediyorum bunları auto-tune’la falan oynarken görünce. Ve şarkılarında kullandıkları sample’lar baya baya sağdan soldan arak, bunu fark etmek için beatmaker olmaya da gerek yok. Bizde Rap, Hip Hop, R&B kültürü pek gelişmediği için bazı şeylerin ayırdına varamıyoruz, amiyane tabirle bu Ezhel gibi dallamalar da bundan nemalanıyor. Ben durumumuzu pek iyi görmüyorum. Bu yazdıklarımı okuduktan sonra hiç mi iyi işler yapmıyoruz ülkece bu kadar kötü müyüz diyebilirsin, çok sağlam örnekleri de var. Ben piyasaya biraz uzak kaldım alternatif müziğe yöneldiğim için şu sağlamdır bu vasattır diyemiyorum. Oturup eski defterleri açmam lazım. Aklıma geldikçe bu başlıkta paylaşmaya çalışacağım önümüzdeki günlerde.


(Berk Kaynak) #95

İşte olayın sadece bundan ibaret olmadığını söylemeye çalışıyorum ben. Küvet şarkısı dışında özenti ghetto genci olmak değil mesele. Alo şarkısında da, Şehrimin Tadı’nda da sokak ve uyuşturucu kültürüne karşı bir hiciv var. Ben cebinde azıcık parası olduğu halde Alo şarkısındaki ki gibi yıllarca sokaklarda uyuşturucu kovalayan arkadaşlara sahip oldum. Birebir Alo şarkısındaki gibi konuşan insanlar da gördüm. Bence gayet düzgün bir şekilde toplumsal bir sorunu iğneliyor. Bunu bu şekilde yorumlaman albümü dikkatli dinlemediğini düşündürtüyor bana. Bunlar dışında bir sürü uyuşturucu ekseninden çıkan güzel şarkı da var.

İyi Bil bireysel ve psikolojik bir şarkı. Birebir insanın açgözlülük haline yapılan mükemmel bir çözümleme.

Benim Derdim toplumsal sorunlara değinen nakaratı reggae esintili bir şarkı.

Nefret hem rapçi olan Nefret’e bir güzelleme hem de dünyadaki öfke ve nefret döngüsüne yapılmış harika bir taşlama. Bu ikisinin harmanını çok iyi kullanıyor.

Geceler oldukça güzel sözlere sahip yine bireysel, psikolojik, romantizm karışımı bir şarkı.

Esrarengiz altında jazz esintileri barındıran, insanı oldukça ilginç kafalara götüren ve gerek sözleri gerek müziğiyle insanı teatral havaya sokan bir şarkı.

Şehrimin Tadı sokakta “Ot içem, karı kovalayam.” şeklinde başlayan bir şarkı olsa da ikinci yarısında bu insanların birebir düştüğü durumu eleştirir. İlk yarıda eleştirmek istediği portreyi sunuyor, ikinci yarıda verip veriştiriyor ki ilk yarıdaki sözlerine nazaran ikinci verse çok daha iyidir.

Alo’nun Ankara ağzıyla sokakta ot kovalayan çocukların düştüğü müptezel durumları anlatması neden sana yabancı geldi bilmiyorum ama çok şahit olduğum için çok doğru bir noktaya parmak bastığını düşünüyorum. Hem de çok doğru gözlem yaparak.

Altyapıların çalıntı olduğu iddiana bir şey diyemem. Ben bu tarz ile çok içli dışlı değilim. Mümkün olabilir bu dediğin. Ben severek dinledim. Böyle bir durum varsa saygım düşer. Ancak sözler konusunda biraz kısıtlı bir bakış açın olduğunu düşünüyorum. Olay kırmızı tuborg, küvet ve ot içemden daha fazlası ki sosyal medyadaki negatif hype treni de birebir bu şekilde eleştiriyor zaten.


(Burak) #96

Ben genel olarak bir şey eleştirme gayesi taşıdığını düşünmüyorum bu tarz albümlerin, her mainstream rapçi gibi daha çok ortama ayak uydurup cool gözükmeye çalışıyor gibiler. Sıkıntı da bu belki. Bilemiyorum Berk’cim, bilemiyorum. Belki de ben bağnazım bu konuda. Zamanla ısınabileceğimi pek sanmıyorum ama, bakalım.


(Berk Kaynak) #97

Türk rapini pek dinlemem ancak Ezhel’i ünlü olmadığı zamanlardan beri açıp dinliyorum. Ais Ezhel olduğu zamanları kastediyorum ki 2009-2010’dan beri adam piyasada. Uzun süre de bu şekilde toplumu ve insanı eleştiren şarkılar yaptı. Bir aralar saf reggae-rap yapıyordu. Kendine has sesi ve diğer rapçilerden ayrılan müzik yapısı ile dikkatimi çekmişti. Müptezhel ile tarzında keskin bir dönüş yaptı ama Küvet vb. Amerikan t-rapi özentisi şarkıları haricinde bence eski söz yazım kafasını yeni albümüne iyi uydurmuş. Bu albümle çok patladığı için yanlış şarkılar üzerinden eleştirildi sadece.

Valla ben de bilemiyorum Eazy-B’m. Şuralara kaliteli 3-5 şarkı salla da dinleyelim biraz. Ben uzağım bu piyasalara.


(İkbal Kartal) #98

Son zamanlarda çıkan en kaliteli bulduğum türkçe rap parçaları


(Ercan Berber) #99

(Gökhan Ali Başkan) #100

Bunlara da bir bakın derim.