Muhit Hiphop Sokağı


(Umur) #101


Şu aralar çok sardı, şarkı zaten güzel de şu videolar nedir be…

(Gökhan Ali Başkan) #102

Buna ek olarak “King Kunta” önerimdir.


(Melisa Işık) #103

Şunla kafa yaşamak harika ya


(Boş İnsan) #104

(Burak) #105

Şu başlığa geçenlerde yazdığımdan beri gümbür gümbür patlıyorum her gün. Bu lanet olası müziğe geri dönmek istemiyorum beni protest biri yapıyor ama lanet olsun yine dinliyorum. Kimseye eyvallahım yok çok agresifim, herkese ‘‘fuck you you fucking fuck’’ modunda takılıyorum günlerdir.


(Ercan Berber) #106

En çok post bunda diye bundan devam ediyorum. Tom Hardy’nin 1999da yapmış olduğu albüm yeni internete düşmüş. Redditte hiç fena değil diyorlar, adamı sevdiğim için dinleyecem ben de şimdi. Linki şöyle bırakayım.


(Umur) #107


Olum bu nedir… Bu nasıl bir verse yazma, bu nasıl perspektif anlatımı, bu nasıl video… Helal olsun, en iyi şarkısı im sorry demiştim ya onu değiştirelim. Hala gerçek hiphop yapan insanlar var, çok bilinmemeleri üzücü.

(Boş İnsan) #108

Harikaymış gerçekten. İki taraf açısından da hikayeyi aynı çizgide anlatması çok hoş.


(Umur) #109


Hopsin’in her şarkısı için ne kadar derin olduğunu söyleyebiliriz de, bunu çok daha farklı buldum, daha bir içten geliyor, daha bir üzücü. Helal olsun reyiz.

(Umur) #110


Muazzam. Adamlar şarkıyı zaten harika yapmışlar üstüne bir de videoyu muazzam bir şekilde ayarlamışlar. Dinleyin.

(Berk Kaynak) #113

Mükemmel.

“Change is one of the most difficult things that we face. But change is inevitable. One reason we don’t like change is we get comfortable where we are. We get used to our friends, our job, the place we live. And even if it’s not perfect we accept it, because it’s familiar. And what happens is, because we’re not willing to change, we get stuck in what God used to do, instead of moving forward into what God is about to do. Just because God’s blessed you where you are doesn’t mean you can just sit back and settle there. You have to stay open to what God is doing now. What worked five years ago may not work today. If you’re going to be successful, you have to be willing to change. Every blessing is not supposed to be permanent, every provision is not supposed to last forever. We should constantly evaluate our friendships. Who’s speaking into your life? Who are you depending on? Make sure they’re not dragging you down, limiting you from blossoming. Everybody is not supposed to be in our life forever. If you don’t get rid of the wrong friends, you will never meet the right friends.”


(Cain) #114

(Umur) #115



Şu üç şarkı, Hopsin için yeni Eminem denme sebeplerinde en önde geliyor şu aralar, Hop’un bu işte Eminem’den aşırı ilham aldığını biliyoruz zaten, adam kendisi söyledi bunu ama bu konu hakkında siz ne diyorsunuz? Doğruluk payı var mı? Eminem’in eski tarzını Hop’un şarkılarında görüyor musunuz? Yoksa Hop o kadar potansiyele sahip değil mi? Yoksa Hop çok daha iyi bir potansiyele mi sahip? Muhitin düşüncesini merak ettim :smile:


(Umur) #116

Türk rapı konuşulmuş da o zamanlar ben offline geziyordum, şimdi görünce cevap veresim geldi, atlıyorum o yüzden :smile:

Şimdi, Türkçe Rap normalde sevmem, Ceza, Sagopa tamam çocukluğumun soundtracki gibi her yerdelerdi ama hiçbir zaman benim yalnızken açıp dinleyeceğim bir şey değildi. Sevemezdim. Ezhel ise öyle gelmiyor bana, açıp yalnızken de dinlerim bazı şarkılarını, güzeller çünkü anlattığı şeyler de var. Konuştuğu şeyler de var. Boş değiller öyle, mesela yukarıda şey demişsin ya sen…

Her ülkenin gettosu vardır, kimi çok pistir, kimi az pistir ama hepsi pistir. Türkiye’de çok fazla getto vardır. Hani ülkeyi gezsen aklın almaz, ben nasıl bunları görmedim, bilmiyordum dersin. Bu adamlar ne yaşıyor dersin. Türkiye’deki gettoların en büyük özelliği göze batmaması, adamlar normal bir gün yaşıyor gibi yaşıyorlar ama içlerine gir bak, ne pislikler dönüyor, ne şerefsizler yürüyor o sokaklarda.

Bak, benim şuan hayatta olmayan arkadaşlarım var. Satmış/sattırmış olan arkadaşlarım var, içeriye girmiş/çıkmış veya çıkamamış arkadaşlarım var. Böyle şeyler duyunca herkes aynı tepkiyi veriyor, yok abi Türkiye’de öyle yer mi var? Var. Dolusuyla var. Geçenlerde Amerika’da bir youtuber Ice Cube - Good Cop Bad Cop’ı eleştirmiş, artık öyle yerler Amerika’da yok, aşırı azaldı, bunlar abartıyor demiş. Seninki de onun gibi, gözünün önünde olandan habersiz. Çünkü o kadar güzel bir şekilde gizlenmiş ki o olaylar, farkında olmuyorsunuz.

Öyle yerlere örnekler vereyim, belki duymuşsundur, belki gitmişsindir düşünürsün bir.

  • Ankara/Sincan.
  • Ankara/Çinçin.
  • İzmir/Bostanlı.
  • İzmir/İkiçeşmelik.
  • İzmir/Karşıyaka.
  • İzmir/Narbel.
  • Son olarak da, benim zamanımda tüm Tokat şehri, şimdilerde duyduğuma göre Tokat/Turhal’dan ibaret.

Şu örnekler arasında da en şaşırtanı her zaman İzmir oluyor, böyle İzmir’e yeni gelen birisi buraları görünce şaşırıyor, olum burası İzmir’di hani? Moderndi hani? diyor. İşte burada da başta dediğimize dönüyoruz, gözebatmamak. Neyse, birisine böyle uzun bir cevap veresim vardı, senin yazını da görünce dedim güzel konu, ben buna atlayayım, umarım sıkmamışımdır :smile:

Güzel bir şarkıyla yollayayım sizi…


(Berk Kaynak) #117

Hiphop konusundaki bilgi birikimim sınırlı. Uzun vakitlerimi bu müzik türü üzerine düşünmeye harcamadım ancak Eminem’i her zaman sevmişimdir. Söz yazım tarzı birçok rapçiden farklı gelmiştir. Çok geniş skalada sözleri olan bir diskografisi var ve her şekilde hayatın her anına değiniyor.

Geçenlerde Felsefe Kulübü’nde paylaştığın Hopsin şarkısına bakarken baya bir sardım bu elemana da. Paylaştığın şarkı dışında neredeyse her şarkısına tutuldum. Acayip bir söz yazma kabiliyeti var adamın. Müzik dinlerken beni gaza getiren şey sözden çok müziktir. Sırf bu yüzden rock müzikle daha çok içli dışlıyım yıllardır. Ancak bu adamı dinlerken yerimde duramadım resmen. ILL MIND serisindeki sözlerin çeşitliliği bana Eminem’i anımsatmıştı ancak dediğim gibi, çok da hakim değilim mevzuya. Yine de beni bu adamla tanıştırdığın için sana teşekkür etmem gerek.


(Burak) #118

Öncelikle uzun bir cevap yazdığın için teşekkürler Umur’cum. Anladığım kadarıyla hayatın biraz yoğun geçmiş benim gibi, şimdi millet burada yanlış anlar diye benim de yazamadığım bazı şeyler var. Eminim senin de yazamadığın şeyler vardır. Beni yanlış tanımalarını istemem, lakin benim bu arkadaşı neden bir özenti olarak gördüğümü açıklamam gerekiyor.

Ben lise 1’de sigaraya başladım, yaklaşık 9 senedir falan içiyordum geçen sene bıraktım. Tabi lise hayatı bu özentilikler insanın yakasını bırakmıyor, lise 3’te bu Ezhel denen vatandaşın içmekle övündüğü ve şarkılarında anlattığı meretle tanıştım. O zamandan beri düzenli aralıklarla içiyorum ama onu da şu sıralar bıraktım, aylardır, belki bir yıldan fazla oldu tüketmiyorum. Şu an 24 yaşım bitti 25’e girdim, ama 40 yaşında bir adamın hayat tecrübesine sahibim. Sebebi de bu ‘‘sokaklar’’. Girmediğim ortam kalmadı, bu mereti içen en pislik çingeneyle de takıldım, fabrika sahibi adamla da oturup içtim. Gözümün önünde şeker (ecstasy) yutan 5 yaşında çocuk da gördüm, 2 TL eksik bozuk para için en yakın arkadaşına kelebek sallayan müptezel de gördüm, zulasının başında 24 saat pompalı tüfekle nöbet tutan torbacı da gördüm. İnsanların yanından geçemediği mahallelerin kahvesinde oturup bu insanlarla Okey/101 oynadım. Çok yakın arkadaşlarımı müptezellikleri yüzünden hayatımdan çıkardım. Yaşadıklarım bana bile hayal gibi geliyor bazen gördüklerime inanamıyorum, o yüzden birilerine anlatırken çekiniyorum. Türkiye’nin öteki yüzünü gördüm ve tanıdım yani anlayacağın. Bence öğrenmeye gerek yoktu ama, hayat işte ne yaparsın.

Çok yakın arkadaşım buraya yani memleketine taşındı İstanbul - Beylikdüzü’nden, onu da arada uçak bileti ayarladıkça ziyarete geliyorum, Karşıyaka’da bir iki maceramız oldu maalesef ki ksksdsk. İzmir’in Buca harici bu kadar aktif olduğunu bilmiyorum bu meret konusunda. Ankara’nın da namını duydum, eminim orada da gevşekliğe müsaade edilmiyordur. Her neyse şimdi ben bunları niye anlattım ona geliyorum, bu ‘‘Thug Life’’ denen serkeş hayat tarzından nasibini almış bir insan evladı olarak ben bu Ezhel denen arkadaşın hareketlerini samimi bulmuyorum. Zırvalıyor, bu boku içince ‘‘etrafı ışıklı’’ falan görmüyorsun kardeşim öyle bir cigaralık yok. Şarkılarında bir bütünlük yok, aman biraz onu anlatayım aman biraz bunu anlatayım, aman biraz Lil Wayne olayım, aman biraz Wiz Khalifa olayım derken ortaya çıkan netice bu. Dediklerimi ispatlarcasına çektiği şu klibe bak, şarkıları gibi kaos ortamı var. Gençleri özendirmekten başka bir boka yaramıyor anlattıkları ve yaptıkları. Sosyal mesaj yok bir bok yok, kenar mahalleden geldim şu bu bilmem ne. Lan o saçla o kılıkla o mahallelere sokarlar mı oğlum seni? Façanı alırlar aşağı. Çakma Future, efendime söyleyeyim çakma Kendrick Lamar gibi falan gezmesinler ortalarda. Biz bu değiliz.

Özentilik abicim bu. Bak ot içtim şunu içtim bunu içtim diyen, aynı bomboş muhabbetleri anlatan Redman örneği var ortada. Orijinal tarz böyle olur.


(imnotevensorry) #119

Genel olarak ağzına sağlık:)

Bu tiple gireceği ortamlar da yeni toplu konut çocukları vs:)


(Burak) #120

‘‘This is the story of hip hop’s greatest poet…’’

Jay-Z’nin 2000’li yıllarda rap’i bırakıp iş adamlığına soyunması tarihin en büyük hayal kırıklıklarından biri oldu herhalde. Yetenek olarak Eminem’den aşağı kalır bir yanı yoktu 90’larda, çok büyük ayıp etti.


(Umur) #121

(Umur) #122


Şu sinematografi ne Kendrick! Sen film mi çekiyorsun, şarkı mı söylüyorsun anlamıyorum bazen…