Muhit Kütüphanesi 📖


(Miraç) #791

Pardon ben o satırı okumamışım.


(Boş İnsan) #792

Bunca zaman yıkılmadım da bugün bir kitapçıda, bir çocuğun ‘‘Oğlum beni bilmiyor musun beni kitapların kapağı ilgilendirir, içerikleri ilgilendirmiyor.’’ lafıyla yıkıldım.


(büşra) #793

Bundan üç gün önce bir kitapçıda yanımdaki kızın arkadaşına “Onu almayalım ya, kupamla fotoğrafını çekerim uyumlu olsun.” diyerek bir kitabı bırakıp başka bir kitaba yöneldiğini gördüm; sanırım ben de yıkılmıştım. :cherry_blossom:


(İsmail Deniz Demirkan) #794

Başlığı ilk defa görüyorum, en son okuduğum 2 kitap üzerine yazayım istedim belki bir şekilde görüp de geçmek durumunda kalan sonra merak eden muhitkarlar vardır. :slight_smile:

Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu- Italo Calvino

Kitabı Geekyapar!'ın eski videolarından birinde Yiğitcan’ın önerdiğini görünce merak edip okudum. Rahatlıkla söyleyebilirim ki yazım tekniği olarak gördüğüm en orjinal kitaplardan biriydi. Okursanız fark edeceğiniz nedenlerden ötürü ana karakterle kendinizi çok rahat bir şekilde bağdaştırabiliyorsunuz, çoğu zaman onun hissettiği şeyleri siz de hissediyorsunuz. Akıcılık bakımından kağıt üstünde bozuk olması beklenirken yazar tekniğini başarılı bir şekilde yedirmiş, kelimeler sürüklenip gidiyor size de onu seyredalmak düşüyor. Sonunu da güzel bir şekilde bağlıyor ama ne yalan söyleyeyim ‘‘Ne oldu ya?’’ diyip bir tekrar son sayfaları okumuştum ben anlamadan. :smiley: Yiğitcan da videoda en sevdiği kitap olarak söylemişti zaten, ona katılmadan edememiştim beklentimi arşa çıkarmama rağmen karşılamayı başardı bu kitap.

Fransız Teğmenin Kadını- John Fowles

Kitap 1860’lar İngiltere’sinde geçiyor, konuyu herhangi bir detay vermeden özetlemem gerekirse genelde orta-üst sınıftan bir kişinin gözünden olayları gözlemlerken dikkati toplumdan dışlanmış durumda bir kadına verip onun hikayesini, motivasyonunu öğrenmeye çalışıyoruz. Kitap sadece dönemin toplumundaki baskın ahlâki yargıları göz önüne sermiyor aynı zamanda sosyo-ekonomik şartları hakkında da arkaplana yerleştirdiği detaylarla bizi bilgilendiriyor. Yazar bazı bölümlerde kendi yorumuyla olayları açıklama eyleminde bulunsa da bu beni sıkmadı ya da gözümde akıcılığını düşürmedi, tam tersine olayları baktığımdan daha geniş bir yelpazede yorumlamamı sağladı ve çoğu zaman belirttiği ‘‘karakterlerin yazarın denetiminden kurtulması’’ olayına inanmamı sağladı, bunu da abartısız bir şekilde yapmayı başarmış bana göre.

Ben iki kitabı da beğendim. Zihniniz nispeten durgun ve açık durumdaysa şu aralar, okumanızı tavsiye ederim. :slight_smile:


(Col Serra) #795

Şunları görünce hatırladım. Anlatılagelen meşhur bir hikaye vardır hani, esas oğlanın kitapçıda çalıştığı bir gün birilerini gelip “Albert Camış’tan bir kitap” istedikleri. Nedense farklı versiyonları döndürülüp döndürülüp anlatılıyor bunun :smiley: Hepiniz mi kitapçıda çalıştınız, hepinize mi albert camış isteyen birileri denk geldi arkadaş?


(Boş İnsan) #796

Kitapçılarda zaman geçiren biriyim ama ilk defa böyle biri denk geldi :smiley:


(imnotevensorry) #797

Baya sonradan cevap olacak ama mükemmel olmuş. Okuyorken hâli hazırda hayatımın geçtiği yerler olduğu için kafamda haritayı kurarak okumuştum. Haritanın bir anlamda içinde olmak romana bambaşka bağlıyor.

Yaklaşık 11-12 yıl önce Suç ve Ceza’nın bir cildinde de geçtiği yerlerin haritası vardı. En arkasındaydı herhalde. Harita sayesinde kitabın geçtiği yerler hâlâ aklımdadır.


(Oozaru) #798

Ephesus, Pegasus gibi yayın evlerinin ergenler için bastıkları kitapları alanlar, kapaklarına bakıp alıyorlar. İçerikleri falan zerre önemsemiyorlar.


(*kahkaha atan çay bardağı*) #799

Geçen gün Momo’nun Pegasus tarafından basılmış olduğunu gördüm,eski baskısını canım Kabalcı yapıyordu,bu yeni baskı mevzusunda canımı sıkan şeyse basan yayınevi Pegasus olduğu için Momo gibi bir kitabı wattpad çöplerinin yanına koymaları D&R’da.
Güzelim kitabın yanında duran şeylere baktım,içimden ‘Ah canlarım sizin yeriniz burası değil,keşke sizi oradan kurtarabilsem’ demek geçti.

Bu kadar çok sevdiğim bir kitabı ki profilimden de bellidir zaten wattpad kitaplarıyla yan yana görmek canımı sıktı.
Evet, böyle küçük şeylere takılırım.


(Boş İnsan) #800

Pegasus baskısının kapağını çok beğenmiştim ama :frowning: Hatta onu almayı düşünüyorum çevirisi nasıl diye soracaktım felan.


(*kahkaha atan çay bardağı*) #801

Kapağı güzel,onunla bir sorunum yok.Yayınevini sevmiyorum,yayınevinin bastığı diğer kitabımsı şeylerle yan yana görmek beni bir miktar üzdü.
Kapak güzel olsa da ben hala kabalcı diyorum.
Kabalcı :purple_heart::purple_heart:

Üşenenler için,
image
image


(Deniz) #802

Tarihin savaşlı, devletli kısmı değil de günlük hayat kısmı daha çok ilgimi çekiyor. Tarihçiler arasında pek saygı duyulan bir alan değil, o yüzden güzel çalışmalar görünce paylaşıyorum.


(Oozaru) #803

Kabalcı’nın kullandığı çeviriyi kullanmışlar.


(Boş İnsan) #804

Kullervo’nun Hikayesi ni almayı düşünen var mı? Sizce JRR Tolkien’den babam çıksa yerim mantığıyla alsam mı yoksa bunun para tuzağı olduğuna kendimi inandırsam mı?


(Ataberk ) #805

Tanıtım bülteninde Silmarillion’un ve Turin Turambar hikayesinin temelini oluşturan hikaye diyor.Tolkien’in evreni yaratırken neler düşündüğünü anlamak açısından yararlı olabilir.


(Boş İnsan) #806

Çok güzel değil mi ya


(.) #807

Kadıköy’de birkaç yerde yapılıyor bildiğim kadarıyla. Sevenine göre çok güzel kitapları bulabiliyorsun.


(Boş İnsan) #808

Ah bir de ben istediğim kitapları bir bulabilsem. Kadıköy’e çok uzağım şimdilik ama oralarda olunca gideceğim bir gün.


(.) #809

Videoyu izleyemedim, şu sıralar internetim çok kötü ama thumbnail’de görünen sahaftan başka sahaftan da bahsedilmiyorsa Kadıköy’de Artemis Sahaf da her pazar mezat düzenliyor. 2 sene önce gitmiştim bir ben :smile:


(Oozaru) #810