Muhit Siyaset Başlığı


(Can) #1

Evet arkadaşlar, muhitin pek muhterem sakinleri, burada ülkemizin yüksek prestijli meclisimide yapılan ultra çekişmeli siyaseti siz gelmeden ben ayağınıza getirdim. Yerel gündem dışında pek uzun soluklu siyasi-politik ve ideolojik konuları buradan tartışalım diyorum.

Nereden başlayalım kurtarmaya ülkeyi? İlk yazan, konuyu açar diyelim. Ha darılmaca da yok :slight_smile: Yetkili memurların yapamadığını biz yapalım olgunluğu koruyalım.

"Berk’in dediği

‘Objektif bir şekilde eleştirmek, neden sizce kişilerin terörle bağlantısı olduğunu sebepleriyle açıklamak, tartışmak, zıt gitmek; bunlar çok okey.’

cümlesi bu başlık için geçerli değil sadece.
Forum ortamında herhangi bir şeyi tartışmak bilgilerimizden karşılıklı olarak beslemek biz bunu yapmak için varız. Kesin sonuçlar, keskin laflar, büyük sözler, kısacası tek bir kelime ile bitirilen yargılar görüşlerinizi savunmanıza bence yardımcı olmuyor. Tartışmasını açalım herkes görüşlerini sunsun. Birbirimizden beslenelim. Bu şekilde sadece kargaşa ortamı kuruyorsunuz. Görüşlerinizin de değerini düşüren bir şey bu.

Özellikle bu başlıkla ilgili bir anlam yüklememenizi umuyorum."


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #2

Bir “başkan” “başbakan” veya benzeri rolde biri olmalı mı sizce? Sadece parlamentonun olduğu bir demokrasi nasıl olurdu?


(Miraç) #3

Demokrasi olurdu.

Bu arada videonun 0:46 saniyesinde uçan kim tanıyan var mı?


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #4

Sesli güldüm videoya, ama yakında insanlar vardı bu sefer. “Ne oldu” diye endişelendi millet.


(Sapere Aude!) #5

Başbakanlık bir nevi, bakanların organizasyonunu sağlamak amacıyla öngörülmüş bir kurum. Bakanların parlamento tarafından organize edildiği bir sistem çok rasyonel ve organizasyon açısından ekonomik olmayabilirdi.
Ayrıca başbakan yürütme organını temsil ederken parlamento yasamayı temsil eder. Kuvvetler ayrılığı açısından iki konumun da bulunması, ancak yasa ile sınırlarının, aralarındaki ilişkinin belirlenmesi önemli. Hem yürütmenin hem de yasamanın parlamentoda toplanması demokrasiden sapmalara neden olabilir.


(Can) #6

Meclisimizin raiderları muhtemelen.

Başkan ve başbakan halkın büyük çoğunluğu ( buradaki büyük çoğunluk nüfus %75+) ile aynı düşünen kimseler olmalı. Kendisi aynı zamanda muhalif düşüncelerinde onayını kazanmaya çalışmalı bir karar alırken, bizdeki sadece kağıtta demokrasi oluyor.

Evet bu da var. Özetle, parlementoyu denetleyecek, ortak bir çatı altında toplamaya çalışacak herhangi kişi başbakan,başkan ya da cumhurbaşkanı. Ben ülkede daha çok Meşruti monarşi seziyorum şu anki haliyle.


(Umur) #7

Böyle bir siyaset başlığımız yok muydu ya?


(Can) #8

Yok, aradım biraz ama referandum için var, geekmuhit gazetesi de gündem konuları paylaştığımız yerdi.


(Umur) #9

Ha tamam o zaman devam edelim. Başkanlık sisteminden bahsediyorsak gelmemeli, gelmesi kötü haber nedeni sadece RTE de değil. Zaten ABD dışında iyi sayılabilecek bir ekonomiye, refaha sahip olan ülke yok. Brezilya var onunda ekonomisi bir çıkıyor bir düşüyor sıkıntı bir durum.


(Deniz) #10

Bu yazıyı nasıl böyle yaptın ?


(Umur) #11

Yazdığın yazının altına " - " koyuyorsun.


(Miraç) #12

Peki ya diğerleri? Asdasdawkoa iyi sardım ben buna :smiley:

Ama bizim ülkemizde bu şekilde yürümüyor ki. Cumhurbaşkanı başbakanı kontrol ederken başbakan da parlamentoyu kontrol ediyor. Parlamentodan beklenilen ortak bir değerde toplanmaları değil, üsten gönderilen bir tasarının yeteri kadar oy alıp geçebilmesi. Şimdiki başkanlık sisteminde de her şey aleni yapılacak. Elde etmek istediği şeyi dolaylı yoldan değil kendi kanun yerine geçen kararnameleriyle elde edecek.


(Must) #13

Böyle bir başlık nasıl açılmamış daha önce :hushed: vay be


(Can) #14

Türkiye hem mental hem maddi açıdan bir kere çökmüş, ilk önce bir ayağa kalksın. Öncelikle ülkenin diplomatik itibarı yerlerde. Ülke’nin büyük bir çoğunluğu hükümetin değil halkın vizyonsuzluğundan bu kadar kötü halde. Türklerin ayrıca ne kadar salak olduğunu merak eden Eminönü-Bağcılar hattı tramvayında test edebilir.

Bu kadar vizyonsuz olmanın yanında o kadar hazırcı ve ölücüyüz ki toplumca, ülkenin ekonomisinden tut, tarım sanayi cenneti Türkiye’m bunlar yüzünden şuan sattığı fındığı fıstığı bile işletip geri alacak hale gerdi. Öncelikle bu bir kere ülkece karakteristik sorun.

Bir de üstüne Muhafazakar yönetim ve halkla karşı karşıyayız. Yıl ilerledikçe bu muhafazakarlık oranı yükseliyor, tolerans düşüyor. Böylece ülke çekilmez hale geliyor intelektüel ya da düşünebilen bir insan için. Yoksa başkanlıktı bunlar sorun değil, gerekirse ülke kabile sistemiyle yönetilsin, bilinçli insanlar bir şekilde yolunu bulur.


(Anıl Can) #15

Takip ettiğiniz gazete,site ya da yazar var mı?


(Can) #16

Haberleri genelde ekşi sözlükten öğreniyorum ya da televizyondan. Ayrıca takip ettiğim ülkedeki basın nedeniyle yok.


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #17

Google benim için bir feed hazırlıyor zaten. Oradan ilgimi çeken yazıları okuyorum.


(Anıl Can) #18

Özellikle okuduğunuz köşe yazarı var mı?


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #19

Yok sanırım. Gürse Birsel ilginç yazıyor ama.


(marko) #20

Ben her düşüncenin “ifade özgürlüğü” adı altında temsil edilmesi veya Meclis’te savunulmasına inanmıyorum. Çocuk tecavüzüne “Yauv olur öyle şeyleeer” diyen, çocuk gelinleri görmezden gelen, okul okumayı değil cehaleti yücelten, cinsiyet eşitliğine karşı maço tavır takınan, kendinden olanı beslemek uğruna doğayı katleden insanların bırak parlamentoda bu düşüncelerini savunmayı/eyleme geçirmeyi oy bile kullanamamaları lazım. İnsanlara doğar doğmaz din dayatan, küçücük kızları imam nikahı ve kuran kursları ile mahveden, imam hatipler ve tarikatlar ile “kültürlenen” bir devlet/toplumda yaşamak da bir bu kadar istemiyorum.

Bunlar istemediklerim, istediklerim de en basitinden bunların tam tersi anlayıştaki insanların olması. 23 Nisan, 29 Ekim gibi bayramların hak ettiğinden daha büyük bir coşkuyla kutlanmasını, insanların bu tip etkinliklere isteyerek ve coşkuyla katılmasını görmek istiyorum. Alkolden/sigaradan aldığı insanlık dışı vergiyle cami yapıp sonra o camiden alkol içenlere küfreden bir devlet değil, alkoldeki vergiyi düşürüp alkol alan insanlar nasıl onlara karışmıyorsa onlara karışmayan bir devlet/toplum istiyorum. Tanıdık, akraba ile değil liyakat ile işlerin hallolmasını istiyorum. Sağa sola bağırmadığımız, dünyanın en merkezinde durduğumuzu hatırladığımız günlerde yaşamak istiyorum.