Muhit Siyaset Başlığı


(Sapere Aude!) #3322

Bu sürecin karşılıklı olması düşüncesine ben de sahibim. İçinde bulunduğumuz ortamdan, sosyal ilişkilerden, toplumsal koşullardan etkileniyoruz. Ancak hepimiz birer özne olduğumuz için etkilendiğimiz bu koşulları etkileyebiliyoruz. Muhtemelen daha önce verdiğim Almanya’daki gurbetçiler örneğinde olduğu gibi, Almanya gibi bir mekanda olmaları onları etkiliyor; ancak onlar da buna tepki göstererek bulundukları mekanı etkiliyor. Etkilenen mekan, bu sefer farklı bir şekilde onları etkiliyor ve bu süreç, devam ediyor.

Kapitalizm örneğinde de bunu görüyoruz bence. Bizim doğamıza uygun, işlediği zaman fayda sağlıyor ve çok büyük atılımlar yapmamıza yardımcı oluyor. Oluşturduğu mekan, toplumsal ilişkiler ve sadece kapitalizm özelinde, kendisinin de özellikle çabaladığı üzere bilincimizi etkiliyor. İnsanın doğasının bencillik, rekabet ve hırs üzerine temellendiği düşüncesi, böylece daha sıkı yerleşiyor. Halbuki empati, diğer insanları düşünme, diğerkâmlık gibi özelliklerimiz de var.

Ben insanın eylemleriyle değiştiremeyeceği, umduğu gibi etkilemeyeceği, beklemediği sonuçların doğacağı gelişmelerin yaşanacağını düşünüyorum. Çünkü bahsettiğimiz sistemler, ilişkiler karmaşık; içinde yine özne olan insanları barındıran yapılar. Hal böyle iken kapitalizmin bizi içine aldığı yapının da çözülüp başka bir şekle bürüneceğini düşünüyorum. Benim, çok da bilimsel olmayan gözlemlerim saf bir sosyalizmin mevcutun yerini alacağını söylemiyor. Daha çok İskandinav sosyal demokrasileri gibi bir yapının, devrim gibi keskin bir kırılma yerine evrim gibi yumuşak bir geçişle geleceği ihtimali üzerine duruyorum. Bunun da bir sebebi, kapitalizmin kendisi üzerine düşünme işini en iyi yapan sistem olması.


(Can) #3323

Mutlaka getireceği söylenemez. Çünkü Stalin dışında bildiğim kadarıyla devletin bu gücünü diktatörlük neticesinde kullanan başka bir lider yok. Tabi burada devrim aşamasından değil, devletleşmiş sosyalizmden bahsetiyorum.

Teoride ve temelinde uygulanacak her sistem ideal olduğu gibi bu Sosyalizm içinde geçerlidir. Fakat o kadar sosyalist lider var ki, her birinde mutlaka bir artı ve bir eksi var ve çoğu kendi milletini tatmin edecek şekilde. Örnek verecek olursam, mesela Maoizm’de işçi sınıfı yerine köylü sınıfını duyarız. Çünkü zamane Çin’de işçi sınıfı genelde batılı devletlerin elinde olan sahil kentlerinde mevcut ve sayıca çok az.

Buradaki en büyük ayrılık Stalinizm-Troçkizm konusunda. Aslında ikiside Marksizm-Leninizm üzerine kurulmuş sistemler. Fakat Stalin “tek ülkede sosyalizm” Troçki “her ülkede sosyalizm” diyor. Yani, Budapeşte’nin Varşova’nın domuzlarının kamyon kamyon Moskovaya götürülmesi buna (Stalin politikalarına) dayanıyor.

Sadece şunu diyebilirim, Troçkizm “sürekli devrim” yolunda olduğu için günümüze bence daha uygun bir sosyalizm biçimi olabilir. Fakat ekonomik ve siyasi detayları hakkında pek bilgim yok. Bu tartışma sayesinde içimde derin bir araştırma hevesi uyandı.

Yani diyelim ki, konserve et üretmek istiyorsunuz. Devlet size bir fabrikanızı, işçinizi ve işçinizin maaşını veriyor. Ancak karşılığında devlete tüm ürünlerinizi veriyorsunuz. Yeni fikirlerden kastım ise mesela aklınızda mükemmel bir buluş var. Bu buluşu gerçekleştirmeniz için devlet size her türlü kaynağı sağlar. Ama buluş size değil kamuya ait olacağından, adınız dahi anılmaz. Bundan bahsetiyorum.

Hatta sosyalizm, bilime ve teknolojiye kapitalizme kıyasla çok daha destek olur. İddia ediyorum: Sovyetler Birliği, Amerika Birleşik Devletlerini bilim ve teknoloji konusunda bir güzel pataklar. Ancak işler ABD’ye göre çok daha korkunç ve acımasız işler. Araştırma için kurulan adını bilip bilmediğimiz bir sürü kapalı şehir var. Ki bu şehirler bahsettiğim tahsis edilen yerler. Bu şehirler Almanların ulaşamayacağı düşünülen yerlerde. Hala şehirler kapalı tutuluyor, hatta SSBC’nin araştırma ve projelerinin çoğuna erişilememiş. SSBC, ABD’ye göre daha realist araştırmalara ve projelere sahip. Bilimsel etik mevcut değil, deneklerin insan olabildiğini biliyoruz. Ama daha ötesi var mı bilmiyorum.


(Friendly Neighborhood Spider-Man ) #3324

İYİ Parti yakında Cumhur İttifakı safına katılırsa şaşırmayın. MHP ile yumuşama dönemine girdiler resmen. Koray Aydın’ın dediğine göre Bahçeli daha önce yaptığı suçlamalardan pişmanlık duymuş, bir el uzatmış.


(Can) #3325

Altından bir oyun çıkar, birleşirlerse bu seçim bu oyunun kurbanı olur. Bana bir koku geliyor, sanki iki ihtimal için de ayrılmışlar gibi geldi şimdi. Tekrar birleşirlerse şaşırmam.


(ali bayraktar) #3326

bu kitap hakkında ne düşünüyorsunuz


(Friendly Neighborhood Spider-Man ) #3327

Bahçeli gidince olacak olan oydu zaten de bu kadar erkenden iyi ilişkiler kurmalarını beklemiyordum.


(Haydi gel (ayran) içelim.) #3328

Balon hava kaçırmaya mı başladı ne?


(Can) #3329

Zaman kaybı, kağıt israfı, gereksiz emek.


(ali bayraktar) #3330

Bu tarz önerebileceğin kitap varmı objektif ve nesnel olması önemli


(Can) #3331

Komplo teorileri ile ilgili hiç bir kitap önermiyorum. Çünkü, komplo teorilerinin %90’ı yalan ve yanlış. Kimsenin kimsenin üzerinde dev oyunlar oynadığı yok. İstihbarat oyunlarının istihbarat oyunu olmasının sebebi zaten gizli olması. Herhangi bir üniversite hocasının araştırıp öğrenebileceği bir şey değil bu.


(Can) #3332

Hazır sosyalizm konuşmuşken bir kaç gün önce, sizce Rusya birden sosyalizme geçse, nasıl olurdu dünya? Dış politikaları SSBC politikalarıyla neredeyse aynı. Rus tanıdıklarım ne kadar “yok olmaz öyle şey” dese de sizce?


(i) #3333

Sanmıyorum. Rusya bile bıraktı sosyalizmi. Bir bizimkiler bırakamadı swh.


(Can) #3334

Doğrusu bende net bi anlam veremiyorum. Ama Rusyanın dış politikaları hala aynı. Çoğu siyasetçi komünist kökenli tabi bilmiyorum. Tabi alternatif senaryoyu sormuştum, ne olur?


(Kürşad the Falcone) #3335

unnamed%20(2)


( ◉) #3336

Politik olarak Sovyet tavrı sürse dahi ticari olarak dünyaya adapte olmuş durumda Rusya. Dış etkilere karşı daha savunmasız ve ‘‘kendine yetebilirlik’’ konusunda çok büyük açıkları var.

Dahası bir önceki tecrübe halkında yaralar bıraktı. Gerek izlediğim röportajlarda gerek oyunlarda tanıştığım Rus arkadaşlarda sovyet döneme karşı bir kin bulunmakta.’‘Halka rağmen sosyalizm’'in başarı getirmeyeceği de bariz olduğu için bunu deneyeceklerini sanmıyorum.


(Can) #3337

Rusyanın müttefikleri (İran hariç) ya eski SSCB cumhuriyetleri ya da sosyalist-komünist ülkeler. Hala Amerika ile bir soğuk savaş var. Bana göre bu dağılma tamamen “ekonomik”. Bunu kanıtlamak için de birliğin dağıldığı yıla gitmemiz gerekiyor. Baltıklar ekonomik bağımsızlık talep ederken birden Boris Yeltsin bağımsızlığını ilan ediyor, sonra hep beraber ediyorlar. İşte tartışmamıza dönüyoruz: sosyalizm bu açıdan kapitalizme yeniliyor. Ülkeler birden kapitalizme kayıyor fakat rekabet yine devam ediyor, kavganın sebebi Sosyalizm-Kapitalizm kavgası değil miydi?

Stalin’in politikasının en büyük hatası buydu, iyi niyetli bir politika olsa bile, en önemli yıllarda (II.Dünya Savaşının sonları) batıdaki komünist parti ve örgütleri boş yatırım olarak gördü ve bunun yerine merkezi güçlendirmeye gitti. Merkezi politikalar yüzünden Doğu-Batı kavgasına dönmüş olabilir bu sistem. Kruşçev bir nevi bunu “destalinizasyon” ile düzeltmeye çalışsada, bu sefer Çin’den oldu. İş iyice ikinci Rus İmparatorluğuna dönmüş oldu.

Kendine yeterlilik konusunda, sovyetlerden yadigar çok araştırma var. Hepsi de hükümetin elinde. Yani, teknoloji konusunda Amerika’dan geri değiller. Amerika’nın bilimsel alt yapısının çoğunu diğer milletlerin oluşturduğu da bir gerçek. Ama ekonomi konusunda haklısın, hatta bence Kapitalizme geçmek de bir hataydı. Rusya da zenginler ve çok fakirler var.

Daha önce dediğim gibi Rus bir arkadaşımla konuşmuştuk konusu açılmıştı. Yeltsin nesli sosyalizme karşı, fakat Putin’den sonra internetin ülkede yayılması mı, troll-meme falan onların verdiği merakdan mı şimdi bile genç kitle arasında burada ki dedelerin mezarını okuma merakı gibi bir ilgi başlamış. Ancak, zararlı bir ilgi değil. Çünkü “ah nerede o eski devrimciler”


( ◉) #3338

Kendine yetebilirlikten kastım daha çok ticaret konusundaydı yine. Savaş veya medya teknolojisi olarak değil. Yoksa yandex, vk gibi halkta karşılığı olan medya güçleri var.

Ancak tarım ve doğalgaz konusu dahi çok büyük açmazlara neden olabilir Rusya açısından. Çünkü yakınlarında paslaşabileceği bir ülke mevcut değil. (Böyle bir durumda Türkiye’yi müttefik olarak göremeyeceklerdir) Eski sovyet artığı devletlerin birçoğu NATO ile ilişkilere girmeye başladı. Bir anda eskiye dönüş, Rusya’yı bölgede hiç olmadığı kadar yalnız bırakacaktır. Ekonomisi doğal kaynak satımına bağlı bir ülke böyke bir risk alamaz.

Genç nesilde “eski ihtişamlı günler” in karşılığı olsa dahi bunu Almanya’daki neo-nazi akımına benzetiyorum. Halkın genelinin uzak duracağı bir durum yani.


(Can) #3339

Zannetmiyorum, Amerika’nın Almanya’yı Rusyaya bağımlılıkla suçladığı olay tam olarak doğalgaz. Doğalgazı bildiğim kadarıyla büyük çoğunlukla Avrupa’ya Rusya sağlıyor. Çoğu ülke kömürden doğal gaza geçmişken, Rusya’nın elinde ki tek ve en büyük kozu bence bu.

Rusya Türkiye’nin NATO’dan koparıp almak istediği bir ülke. Çünkü Küba krizinde Türkiye SSCB’nin başına büyük dert olmuştu ki, Küba’dan füzeler bu yüzden çekildi biliyorsun. Ben ABD’nin kriz ortasında birden ılımlı davranmasını buna veriyorum. Bizimkiler de batı bizi kıskanıyora getiriyor. Üsler kapatılırsa ve NATO’dan çıkılırsa, Rusya ve İran istihbaratları zarar görür ve bölgede askeri üstünlük Rusyaya geçer. Bence Rusyanın bir politikası bu ve başarı olacaklar.

Zaten “NATO mu EU mu?” sorusunun cevabını artık EU alıyor Avrupa’da. UK’nin EU’dan ayrılmasıyla, birlik içinde NATO’yu bağlayacak hiç bir şey kalmadı. Hatta Margaret Thatcher bu durumu önceden görmüştü sanki? Almanya şimdilerde tekrar Avrupa’nın lideri konumunda.

Look Who is Back (Es ist wieder da) diye bir film var, izledin mi bilmiyorum ama buna cevap vermek için bu filme başvuracağım.

Filmde, Hitler yeniden ortaya çıkıyor. Ve herkes komedyen zannediyor Hitler’i. Çok benzediğinden dolayı herkes başarılı buluyor ve adama televizyon programı veriyorlar. Filmde bir daha olmaz diyen halk Hitler konuştukça değişiveriyor.

Yani ana fikir şu, iyi bir liderin ikna edemeyeceği halk yoktur. Kabul edelim, isterse dünyanın en kötü adamı olsun Hitler Alman halkı için iyi bir liderdi. Hazır bir kitle varken, hele hele doğru propagandalar ile kullanılabilecek bir güç varken, devrimin tekrar orda gerçekleşmesi için bir lidere ihtiyaç var.

Bana kalırsa, samimiyetsiz bir dünyada yaşıyoruz. Tekrardan sosyalizmin Rusya’da gerçekleşmesi, Dünyayı kesinlikle kötüye götürmez, bence iyiye götürür. Sol rezil durumda, alın size örnek Türkiye. Ki SSCB politikalarıyla hareket eden Rusya dahi, PKK’ya destek vermiyor artık. Bundan ben şunu çıkarıyorum: PKK-YPG-PYD her ne ise bu hareket sosyalist bir hareket değil, olsa desteklenirdi. Kürt sorunu Türkiye’de solu mahvetti, fakat dediğim gibi böyle bir şey olursa neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar veren bir güç olacak sol tarafında, tıpkı Amerika gibi.


( ◉) #3340

Filmi izledim, absürtlüğü bir yana güzel de bir filmdi. Ancak filmde genel olarak “tüm yollar otoban olsa güzel olmaz mıydı” sorusuna “tabiki” diyen halka, “o zaman sizi Hitler paklar” tarzında bir cevap var.(misal)

Filmden örnek vermek gerekirse halkın göçmen karşıtlığı konusu sürekli Hitler ile bağdaştırılıyor.

Direkt olarak asıl soru sorulduğunda cevap değişecektir.

Öte yandan diğer tartışma Rusya bir şeyler yapmadan sonuca bağlanabilecek bir tartışma değil. Oldukça farazi konuşuyoruz.

Benim olmaz deme sebebim, “ekonomisi kapitalizme entegre olmuş hiçbir ülkenin sosyalizme geçişi düşünmeyeceği, çünkü bu durumun aşırı sarsıntısı olacağı” düşüncesi üzerine. Toplumların tüketim ve lüks alışkanlıkları çok fazla değişti çünkü geçen zamanda.


(Can) #3341

Doğrusu evet, komedi filmi olsa bile bence pek komik değildi. Parodi sahneleri ise çok saçmaydı. Sadece Sözcü gazetesi esprisine gülmüştüm. Ama evet, komedi filminden çok bir anlamı vardı.

Türkiye solundan bahsetiyorsan, varsayım olduğunun farkındayım fakat ben bundan oldukça eminim. Eğer SSCB hala devam etseydi, Kürt sorunu bu kadar ilerlemezdi ve bundan bu kadar eminim.

Sadece tek bir durumda bu olurdu: oda Türkiye tehlikeli bölgeden (ki burası doğu anadolu olur) uzaklaştırılmak için kukla bir ülke kurulabilirdi. Ancak 1960’lı yıllarda değiliz, günümüzde işler çok değişti. Kürtler adına ayrılıkçı bir devlet kurmak, Türkiye’de sosyalist bir devrime ön ayak almak hem daha masrafsız, hem daha geniş bir kitleye hitap edecektir.

İşte diyorum ki, Rusyada ya zengin ya da çok fakir var. Zenginler kapitalizmle gelen marka zincirlerini tercih ediyor. Moskovaya gittiğinizde zengin gençlerin hepsinin iPhone kullandığını, hemen hemen hepsinin pahalı markalar giydiğini, pahalı mağaza zincirlerinde takıldığını görürsünüz. İnanmayan, yolu düşerse bir inceleyiversin.

Fakir çocuklara baktığımızda da, aslında durum şaşırtıcı değil ki bahsettiğim “ah eski ihtişamlı günler” konusu bu kitlede çıkıyor. Önceden herkes fakirdi, şimdi fakir kitle daha fakirleşti ve zengin bir kitle çıktı. Bundan bahsetiyorum. Zaten bakınca, St.Petersburg, Moskova ve Vladivostok dışındaki çoğu şehirde bu kadar refah seviyesi yoktur.