Muhit Siyaset Başlığı


(Berkay Küçük) #2291

Doğrudan sana yazıldığını zannetmiyorum Audo’m. çok fazla kişi tartışıyoruz şu anda laflarımız alıcısına tam ulaşamıyor olabilir. :smile::smile::smile:


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #2292

Bir “taraf” genellenip o "taraf"a yazılıyor.


(Bordomavi) #2293

Yoo genellemeden önce de bu dediğine aksi bir şey yok ki. Ben Kürtlere “okuyamazsın” dayatması olmasını değil, Kürtlere “okumalısın” dayatmasına karşı çıktım.

O yüzden önce oku ve dikkat et ne yazdığıma. (Ve evet bu bir dayatma. Yazdığımı anlaman gerekiyor çünkü cevap vermeden önce.)


(Berkay Küçük) #2294

Genellemeleri sevmem. Burada tartıstığımız her kişiyle ortak, ortak olmayan bir çok düşüncemiz var sonuçta. Taraflara ayrılmak sağliklı gelmiyor bana.


(meyve) #2295

Andımızın benimsenmemesini açıklamaya çalıştım sana sadece :slight_smile:


(Berkay Küçük) #2296

Kendi adıma güzel bir tartışma oldu tek bir tarafı savunmak gibi oldu ama amacım bu değildi. Cevap veren, görüş bildiren herkese teşekkürler. Görüşleriniz benim için değerli. Ben sadece günümüzde bir takım insanlar tarafından (siyasi bir şeyler yazmak istemiyorum anladınız) bazı kavramların içinin boşaltılmasından sanki kendi görüsleri gibi göstermelerine vs karşıyım.


(I sexually Identify as an Attack Helicopter. Ever since I was a boy I dreamed of soaring over the oilfields dropping hot sticky loads on disgusting foreigners. People say to me that a person being a helicopter is Impossible and I’m fucking retarded.) #2297

Bende o kürtlere diğer kürtlere okumamalısın dayatmasına karşı çıktım.


(Bordomavi) #2298

Ben de az önce öyle bir dayatma yapmadığımı tekrar anlattım. Okuduğuna emin miyiz?

Ve Türkçe lütfen?!!


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #2299

Bu konu yeterince konuşulduysa:


Gerrymandering yapılan bir seçim, bir seçim olarak sayılabilir mi sizce?

(Can) #2300

  1. claim without any action on the ground
  2. claim with (movable) property of the claimant on the ground
  3. claim with the claimant visiting the land
  4. claim with claimant living on the land.

Kürt sorunu tam olarak budur. Kürtler Türk nüfusunun %18 kadarını oluşturan bir azınlıktır ve hak iddialarında bulunmaları, tanrı sizi inandırsın dünyanın en doğal şeyidir. İsterseniz en sağcısı, isterseniz en solcusu olun. Bu sorun Türkiye Cumhuriyetinden bile eski bir sorun. Ve sadece Kürtleri ilgilendirmiyor. Rum sorunu, Ermeni sorunu, bilmem hangi azınlığın sorunu…

Öncelikle, Helen Cumhuriyeti’ne nasıl Yunanistan, Habsburg İmparatorluğuna nasıl Avusturya, Birleşik Krallığa nasıl İngiltere deniyorsa, Osmanlı Devleti’ne de Türk İmparatorluğu ya da Türkiye dendi. Bunu ben ya da biz demedik, Avrupalılar dedi. Türkiye Cumhuriyeti, her ne olursa olsun çok uluslu bir devletin selefi. Konuşurken bunu göz önünde bulundurmak gerekir.

Türk İmparatorluğu ve Avusturya İmparatorluğu. İkiside büyük birer Avrupa devleti.
Osmanlı Devleti : Türk, Rum, Çerkes, Sırp, Boşnak, Bulgar, Ermeni, Kürt, Süryani, Arnavut, Tatar, Rumen
Avusturya Devleti : Alman, Macar, Çek, Slovak, Hırvat, Sırp, Sloven, İtalyan, Rumen

Milletlerine ev sahipliği yapmış ülkeler. İkisininde milliyetçilik akımlarından ne nasıl nasiplendiğini harita açıp öğrenebilirler. Şimdi “according to” metinlerinde ki gibi tek tek alıntılarla anlatmak istiyorum. Örnekler, objektiflik açısından Avusturya üzerinden verilecektir.

Avusturya’da vatandaşa her ne kadar sınırlar Habsburg Dükalığı sınırlarına dönselerde, Alman derseniz hakaret olarak görür. Ama bir Macara Avusturyalı diyemezsiniz. Yani, yönetimdeki ya da çoğunluktaki toplum bunu tolere etsede, azınlıklar yine Kürt, Macar ya da Boşnak olmak istiyorlarsa öyle kalıyorlar. Osmanlıcılık politikasının başarısızlığının sebebide budur.

Avusturyalıların Almanlıktan bundan rahatsız olma sebepleri altında aslında başka şeyler var, Anschluss gibi. Etnik olarak, yine Almanlar.

Avusturya İmparatorluğu, Südtirol bölgesini, komutanlarını anlayamayan Macar askerleri yüzünden ağır kayıplarla kaybetmiştir.

Meraklısına, neden anlamadıkları:

Avusturya İmparatorluğu’nun Avusturya-Macaristan İmparatorluğu olmasının sebebi, Macarların savaştan kısa bir süre önce iç işlerinde bağımsızlık kazanıp, dil ve başkent konusunda bağımsız kalmalarıydı. Viyana yanında Budapeşte’de başkent olup, ana diller Almanca ve Macarca olmuştur. Başarılı ve tecrübeli komutanlar genelde Alman olduklarından dolayı ve askerlerin kendi anadillerine konuşma özgürlükleri olduğundan dolayı yaşanan iletişimsizlik savaş planlarının yanlış uygulanmasına sebep olmuştur.

Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti, Yunan Ayaklanmasından beri azınlıklara toprak kaybetmiştir. 1900-1918 arası kaybettiğimiz tüm topraklar dışındaki Türk toprakları Misak-ı Milli’ye alınmıştır. Diğer toprakların içeri alınmamasının sebebi muhtemelen imzalanan antlaşmalardır -sanırım-

Almanya’da ki Kürtler bunu yapmazlar çünkü, Kürtlerin ve Ermenilerin Doğu Anadolu bölgesinde hak iddiaları var. PKK tek örgüt değil, ASALA’da vardı.

Genelde bu hak iddiaları antik dönemlerden kalma iddialar. Bu antik haritaları bu milletler kendileri bulmadılar, verildi. Bu da sadece kendi tarihine odaklı bir tarih bilimi kurmanın cezasıdır.

Umarım yukarıda yarım saattir yazdığım şeyler okunur, yorumlanır. Tartışma gereksiz değil, konuşulması çoktan gereken bir konu. Fakat 100 senelik meseleyi neden 10 sene için değerlendiriyoruz ki? Bu konu, Kürtler dışında tüm azınlıkları ve tüm tarihimizi ilgilendiren bir konu.


(Bungalow Bill) #2301

Şu tüm tartışma boyunca anlamadığım şey tarihle politikayla ilgili konular neden felsefi bir tabana oturtulup tartışılmaya çalışılıyor? Tartışılan şeyler cumhuriyet tarihi ve daha öncesine dayanan konular, bunların yapılmasının elbet bir sebebi var ve bu sebep, cinler, periler, tanrı ya da büyük bir dava değil. Devleti ayakta tutmaya yönelik hamleler.

Mesela cumhuriyetin kürt kimliğinin reddedilme sebebi bir ulus devlet kurmaktı, buna yönelik hamleler yapıldı ve çeşitli sebeplerle başarısız oldu. Bugün aynı politikayla hareket etmek mümkün değil, günümüz konjonktürü buna uygun değil ve yeni politika lazım.

Hdp ile ilgili temel sorun politikalarının yapıcı olmaması, PKK ile çok net bir bağlantıları var. Talep ettikleri imtiyazlar, Türkiye’nin insanlara empoze etmekte olduğu millet bilincinden ayrı bir Kürt milleti bilinci oluşturmak. Hdp’nin istediği demokratik konfederalizm ile ilgili bir yazı. Okumanızı tavsiye ederim. Çok net ayrılık istiyorlar. Bunun lamı cimi yok.

https://eksisozluk.com/entry/54498312
https://eksisozluk.com/entry/54171938


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #2302

Çünkü ben olayları bir devlet olarak değil bir birey olarak ve bireysel özgürlükler çerçevesinde değerlendiriyorum ve en başından beri bahsettiğim konu (tekrardan, eğer yazdıklarım okunsaydı) arada bir ahlaki üstünlük olmadığı.

Ve “Mermi israfı olmasın boğalım bunları” gibi söylemlerin yanlış olduğu.

Kimse ayrılık istemiyorlar demedi?


(I sexually Identify as an Attack Helicopter. Ever since I was a boy I dreamed of soaring over the oilfields dropping hot sticky loads on disgusting foreigners. People say to me that a person being a helicopter is Impossible and I’m fucking retarded.) #2303

Türk değilim bana dayatma yapma.


(Devrim) #2304

:man_facepalming:


(Bungalow Bill) #2305

Ahlaki üstünlük kısmına bir şey demiyorum. Güçlü olan haklı çıkar. Buna uygun argüman ve tarih üretir.

Hatalı değerlendiriyorsun. Hepimiz bir devletin, kültürün ve milletin bir parçasıyız. Bu senin diline, hareketlerine ve düşünce biçimine yansır. Bu gerçeklerin dışında bir düşünce dünyası oluşturmak geçmişini ve benliğini reddetmektir. Tabi tam olarak bunu yapmıyorsun. Bunları söylemenin nedeni liberalizmi, bireyselciliği benimsemen. Ama bu düşünce akımlarının da bir geçmişi ve geleneği var.

Kısacası demek istediğim, geçmişte yaşanmış olayları ve olguları insan hakları, iyilik, kötülük gibi soyut kavramlara bağlamak saçma. İnsanların ve devletlerin zorunlu ihtiyaçları var ve buna yönelik politika üretiyorlar, böyle olmaya da devam edecek.

Net olarak ifade etmek lazımdı. Bir çıkar savaşını daha fazla romantize etmenin anlamı yok. Savaşla kazanılmış topraklar, antlaşmayla seçimle verilmez. Bu somuttur.


(Can) #2306

Savaşta kazanılmış topraklar antlaşmayla seve seve verilir. Seçimle verilmez.


(Bungalow Bill) #2307

Antlaşma için de savaş gerekiyor işte. Türkiye özelinde savaşsız çözülmez eğer ayrılık isteniyorsa.


(Can) #2308

Neville Chamberlain ve Edward Frederick Wood Almanya ile savaşmamak için tüm Afrika kolonilerinden, hatta Britanya adalarından bile vazgeçmeye hazırdı.


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #2309

Madem bu somut bir gerçeklik o zaman neden benliğimi "reddedebiliyor"um? Neden okullar ve medya sürekli bunu empoze etmeye çalışıyor? Neden “Bunu yapmamalısın, bir Türk şunu yapar” gibi uyarılar alabiliyorum.

Bu bir gerçeklik değil, toplumlar tek düze ortak özellikler, ortak kişilikler paylaşmalarına gerek olmayacak kadar kompleks yapılardır.

Böyle bir şey paylaşıyor olsak bile bu bir kenarda duracak bir "gerçek"tir. Benim bunun üzerinde hareket etmem, kendimi bunun üzerinden tanımlamam gibi bir gereklilik yoktur. Eğer böyle bir gerçeklik olsaydı zaten ancak kendimi bunun üzerinden tanımlardım, herhangi bir eksternal etkene gerek kalmazdı.

Yani, ben ifade edemiyorum dahi bu cümledeki yanlışlığı.

Bir birey olarak olayları bireysel değerlendiririm. Ben bu vatana bir sevgi duymuyorum, bu millete bir sevgi duymuyorum, herhangi bir vatana ve millete de sevgi duymuyorum.

Ve vatan millet gibi kavramlar üzerinden adam öldürülmesini yanlış buluyorum. Neden yapayım böyle bir şey? Neden seveyim vatanı?

Eğer bu benim varlığımın kimliğinin bir parçası olsaydı, yapmamamın mümkün olmadığı bir şey olsaydı yapamazdım zaten. Ama yapmayabiliyorum ve yapmak için hiçbir neden görmüyorum.

Bunu yapanlara da karşıdakinin de kendi yaptıklarının aynısını yaptıklarını hatırlatıyorum.

Bunlar o kadar romantik o kadar poetik sözler ki.


(Ertunç Doğan) #2310

Tarihte savaşta kazanılıp antlaşmada kaybedilmiş çok toprak vardır. Bu bir gerçektir. Kürt Sorunu 100 yılı aşkın bir sorundur. Bizim burada yapmamız gereken 2 tarafında beraber yaşayacağı ve belirli bir sorun yapmayacağı bir toplum oluşturmaktır. Bizden öncekiler bunu mu yaptı (2 tarafı da kastederek) , hayır.
Fakat biz böyle mi yapmalıyız, evet.