Muhit Siyaset Başlığı


(meyve) #2391

Telkin eden düşüncem değil ama bu konu çok uzar.


([Godwoken]) #2392

Polisliğin içi boşaltıldı. Mesleğin getirmiş olduğu psikolojik şartları karşılamayan insanlar polis oldu.

Polisimiz bir türlü halkın polisi olamadı.

Yeri geldi kendi ideolojilerinin peşinden koştular. Fetullah Gülen’in peşinden koştular. Devletin peşinden koştular.

Tehdit analizi yapmadılar. Eline azıcık güç geçen her insan gibi yozlaştılar.

Halbuki polis asla provoke olmamalı. Ortamı kaosa sürüklememeli. Şiddete başvurmamalı. Eğer beceremiyorlarsa polis olmamalılar.

Biz her hafta devrim olan Güney Amerika veya Afrika ülkesi değiliz. Azıcık muhalefet kimseyi öldürmez.


(Can) #2393

Her bahsine varım ki, ülkedeki Komünistlerin %80’i ne das Kapital okumuştur, ne de Komünist Manifesto. Komünizm bilinmiyor, okul yurtlarında, üniversite kampüslerinde yayıldığı kadar biliyor gençler. Komünizm bir sosyo-ekonomik düzendir. Dicle ile Fırat arasında bir halk için devlet kurmayı amaçlamaz, anarşiyi ve düzensizliği hedeflemez. Yahu Komünizmin kendisi bir düzendir. Komünizmde “nasyonal” değil “internasyonal” vardır. Komünizm Türkiye’de PKK ve DHKP-C gibi silahlı örgütlerin, özellikle Kürt Örgütlerin militan pazarı haline gelmiş bir düşünce.

  • Devrim (révolution) Fransızca’dan gelir, sağa sola ait değildir. Sağcı devrimde olur, solcu devrimde. Devrim köklü değişiklerdir. Devrim hiç bir zaman silahla devlete karşı gelme anlamına gelmez.
  • Gerilla (guerilla) İspanyolca’dan gelir, yine sağa sola ait değildir. Gerilla savaşı, bir harp tekniğidir. Yarımada savaşında, kraliyet yanlısı İspanyol direnişçilerin Napolyon’un büyük ordularına karşı geliştirdiği, “az adamla büyük kayıplar verdirme” tekniğidir. Kökeninin dahi komünizmle, direnişle bir alakası yoktur.
  • Protesto (protestare) İtalyanca’dan gelir, sağa da sola da ait değildir. Protesto, hükümeti ya da bir kurumu eleştirmek anlamına gelmez. Protesto, deklare etmektir. Bir konuda bir tepkiyi ilan etmek adına yapılır. Protestolar yanlıda olabilir, karşı da.

Türkiye’de gerçek anlamda Komünist bir parti ya da örgüt yoktur. Ne zaman Komünizm, Türkiye’de sokağa inip polise taş atmayı, cır cır megafondan hükümet eleştirmekten, Kürtler’e toprak verme sevdasından kurtulacak, o zaman hakkettiği ideolojik değeri görecek. Aynı yazıyı burada Faşistler içinde yazabilirim.

Azıcık muhalefet kimseyi öldürmez, yanlış muhalefet alakasız adamı bile canından eder.


(meta) #2394

Dediklerin doğru. Fakat günün realitesinde pek bir karşılığı yok. Eğer kavramların temsil ettiği şeyler yozlaşmış ise; kavramlara değil, temsil ettikleri değerlere sahip çıkmak lazım. Çünkü içinden çıkılmaz bir döngüye sürükleniliyor diğer türlü. Bu çoğu ideolojik kavram için geçerli.


(i) #2395

Sen “masum gençler polis tarafından işkence gördü” edebiyatına inanmak istediğin için başka kalıba giremiyoruz. Olayların öncesinde ilk arbedeyi başlattıklarına dair görüntü var. Olaylar esnasında gözaltına alınan lise ve liselilikle alakası olmayan tipleri de gösteriyorum ama sen araya karışmıştır falan diyorsun. İyi niyetli bir eylem değil bu. Sadece sınav veya sınav sistemiyle alakalı da değil. Öyle olsa idi ellerindeki flama ve bayraklara ihtiyaçları olmazdı. Katil polis sloganları falan da atmazlardı. Kimlerin güdümüyle orada bulundukları da belli. Eğer polis tarafından aşırı bir güç kullanımı olmuşsa da bu etki-tepki olmuş.

Evet ameneko bir akıl sizde var zaten. Bizi de siyasiler alıştırıyor. Sizi hangi oluşumlar alıştırıyor bu mağdur edebiyatına ?

İşte o tavır, tepkileri göremiyoruz nedense hiç. Bilemiyoruz da o yüzden. Ama şu tipten en ufak bir olayda “haklarını savunan özgür bireyler” falan diye türüyorsunuz mantar gibi. Şiddete karşıyım hakları savunuyorum, dünya vatandaşıyım edebiyatı yapıyorsan en başında bu oluşumların ve eylemlerinin karşısında duracaksın. Ben de senin ikiyüzlü olmadığına inanacağım.


(meta) #2396

Kendimle çeliştiğim cümlelerimi gösterir misin? Ne bu “sizler” dili. Ben sadece kendimden sorumluyum. Sen kendini de birey olarak görmüyorsun, karşındaki de birey olarak görmüyorsun. Sizli, bizli dille konuşmak ucuz bir yaklaşım. Nereye varacak ki böyle genel ithamlarla tartışma?


( ◉) #2397

Çiçekler açsın böcekler uçsun kırlarda devrimciler el el tutuşsun.

@Barthogan sal kardeşim. Masum liselilere polis herzamanki gibi işkence yapıyor işte ne kasıyorsun. Hatta okullarından alıp döve döve getirmişler eylem alanına.


(Can) #2398

Kavramların hiçbiri yozlaşmamış, yanlış kullanılıyor. Mesela gerilla, küçük savaş demektir. Gerillalar bir özne bile değildir. Dağlarda savaşmanın pek alakası yok. Taktik açısından her türlü imkanı kullanarak düşmana büyük kayıp verdirme gibi bir hedefi olsa da yine doğru kullanılmıyorlar.

Yani yine bir düşününce, şu bizim devrimcilerin yaptığı işin uzaktan yakından Komünizmle alakası yok. Hiç bir şekilde hemde. Yani o kadar sığ ve yobaz bir ideoloji Komünizm diye veriliyor ki, ne Enver Hoca’dan, ne Tito’dan haberleri var. Komünizm budur:

Onun dışında gördüklerinizin hiç biri devrimcilik, komünizm değildir. Dışarı sarı yıldızlı kırmızı flamalarla çıkanlara, Rojava’ya gidip savaşanlara inanmayınız. O başka bir ideolojidir. Bilen varsa aydınlatırsa mutlu olurum
edit: Tam olarak olmasa da Anarşizm oluyor.


(meta) #2399

Demek istediğim; eğer amaç temsil edilen değerleri savunmak/korumaksa gerisinin ne önemi var? Bunları kutsal terimler gibi görmeye gerek yok bence. İnsanlar belirli kavramları dediğin gibi yanlış kullanıyorlarsa, içlerini boşaltmayı amaçlıyorlarsa, tartışmayı değerler değil de kavramların kendisi üzerinde tutarak amaçlarına ulaşmalarına yardımcı olunuyor gibi geliyor bana. Çünkü ne kadar üzerinde duruluyorsa, o kadar içi boşalıyor kavramın. Odak sadece isimler üzerinde kalıyor, hiçbir şey değişmiyor.


(i) #2400

Şurada olayı tekil boyuttan çıkaran ve siyasilerin güdümündeki ahmak olarak nitelendirip yaklaşımı ucuzlaştıran sensin.

Meseleden çıkıp iyice hitabete, soyut düzleme girdiysek bence de bir yere varmayacak.


(meta) #2401

Altı doldurulmamış bir itham ile bunu bir mi tutuyorsun? Meclis ve miting dili ile konuştuğunu söyledim. Karşıma da bu dille konuşan pek çok insan çıkıyor. Seni yapmadığın bir şey ile suçlayarak, “sizler” diyerek soyutlaştırmadım.

Bana örgütlere yaklaşım konusunda iki yüzlü dedin biraz önce, sana iki yüzlülük yaptığım cümleleri göster dedim. Var mı bir cevabın? Yoksa, bence de bitirelim.


(Can) #2402

Şimdi şöyle bir şey var, eğer konuştuğumuz şeyin ismini doğru koyamazsak, boş konuşur, boşa tartışırız. Kavramların farkına varmak şu açıdan önemli, ortada şimdi yanlış çizilmiş bir imaj var.

İnsanımız devrimi silah kuşanıp devletin memuruna sıkma olarak zannederse, bu çocukların masum olmadıklarına, zararlı bireyler olduklarına inanması da o kadar doğal olacaktır. Ya da iyimser bir vatandaşımızın objektif bir kaynaktan Komünizmi okuduğunda o “devrim” kavramını gördüğünde yanlış anlamlar yüklemesi yine doğal olacaktır. Günümüzde tek bu konuda değil, hiç bir kavrama önem verilememesi büyük bir iletişim kopukluğunu getiriyor.


(meta) #2403

Yapılan eyleme devrim değil de atıyorum değişim demek veya farklı bir isim vermek içini boşaltmaz bence. Sonuçta bütün kelimeler birileri tarafından uyduruluyor.

Masum kişilerin bu kelimelerle kısıtlı kalmaması bu sorunun çözümünde daha aktif bir sonuç doğurmaz mı? Bu konunun, bir kesinliğinin olmadığının farkındayım aslında. Fakat bunca zaman hep aynı döngü içerisinde debelenildiğinin farkına varıp, bazı şeyleri, yaklaşımları değiştirmek gerek bence.


(Can) #2404

İçini elbette boşaltmıyor. Ama dediğim gibi, kimse altında bir şey aramıyor bu kelimelerin. Dolayısıyla yanlış anlaşılmalar, ötekileştirmeler, birbirini dinlemeden yapılan tartışmalar ortaya çıkıveriyor. Biz bunu istemiyoruz.

Nasıl yani?


(meta) #2405

Mesela komünizmi yanlış bir şekilde eyleme geçiren birisi görüldüğünde, yaptığı eylemin komünizm olmadığının değil, yaptığı eylemin yanlış olduğunun üzerinde durulmalı demek istiyorum.

Bu durum islam için de geçerli, kemalizm için de geçerli. Neredeyse bütün büyük kavramlarda tartışma neyin neye bağlı olmadığı konusunda tıkanıyor. Eylemler hep ikinci plana atılıyor, tartışma kavramlar üzerinde kalıyor. Hiçbir çözüm üretilemiyor bu yüzden bana kalırsa.


( ◉) #2406

sf

Bugün gerçekleşen G7 zirvesinden. Fotoğraf Merkel’in instagram hesabından paylaşıldı.


(Can) #2407

Yanlış diyemeyiz çünkü yanlış değil. Her eylemin kendine göre bir gerekçesi vardır. Sadece adını doğru koyarak eleştirirsek ya da karşı görüş beyan edersek tartışmalar yürür.

Şimdi günümüze bakınca aslında her siyasi ideolojinin bir devri olur. 1930’lu yıllarda faşizm revaçtayken, 1950’lerde komünizm, 2000’li yıllarda ise tekrardan muhafazakar partiler yönetime gelmeye başlamıştır. Böyle bir durum ortadayken, diğer ideolojiler üzerinde şarlatanlıkların dönmesi sıradan, fakat bizde ki bambaşka. Tekrar tekrar anlatmaya yazmaya gerek yok. Kesinlikle çözülmesi gerekli bir sorun.

ABD’nin neden Rusya’yı geri istediğini anlamıyorum. ABD kesinlikle Rusya’yı çok sevdiğinden yapmıyor bunu, muhtemelen AB ile bir ayrılık söz konusu.


(Mert Özden) #2408

(meta) #2409

Biraz eksik belirttim. Direkt yanlış demek de bir yere vardırmaz, evet. Neden ideal olmadığının açıklanması/tartışılması daha uygun olur sanırım.

Adını doğru koymak sanıldığı kadar mühim değil, eğer bir fikir birliğine varılırsa. İnsanlar sonuçta duygusal canlılar. Bir kişi bir fikri mantık olarak benimsese bile, kavramın benliğinde yarattığı olgu (bu yanlış da olabilir), o düşünceyi sırf ait olduğu kavram yüzünden reddetmesine neden olabiliyor. Fikir birliğine varılan bir kişiyi, kavram üzerinde anlaşılamadı diye dışlamaya bile varabiliyor bir de bu. Bu kişiyi kavramın ne olduğuna ikna etme çabası, bu süre, günün sonunda ne kadar önemli?


(Can) #2410

Tartışığımız konu işte bu. Ben de diyorum ki adını koymak sanıldığı kadar mühim.

Söz konusu Komünizmde bu çok yaşanan bir olay. Çin-Sovyet ayrılığı, Komünist dünyasını siyasi açıdan bölen bir olay. Tito-Stalin ayrılığıda Yugoslavyayı çabucak dağıtan bir konu. Eğer farkındaysan, burada kavramlar üzerinden bir parçalama politikası mevcut. Dış güçler tarafından yine. İşte kavramların, sözcüklerin önemi budur.

Kişisel bir şey arıyorsan, Troçki’nin suikasti.