Muhit'in 9Gag Arşivi


(falanfilan) #5059

Tamam burdan eksi geliyor. Dışarı tekstil ihrac eden x firması $100 dan eskiden 350 ₺ alırken şimdi 450₺ alıyor. Belki üreticiyi ihracat yapmaktansa yerli üretime teşvik ediyor. Direkt yabancı yatırım Türkiye’ye daha çok yatırım yapmayı düşünüyor. Yazıya göre UK zamanında hayrını görmüş bu durumun.

Ben burada gidip demiyorum dolar arttı iyi oldu. Şu kısa vadede evet fakat orta ve uzun vadede işler değişebilir net kötü diye bir durum yok.


(halı, kilim, travel) #5060

TL işareti sayıdan önce yazılıyor. 350 ₺ değil de ₺350 şeklinde.


(I sexually Identify as an Attack Helicopter. Ever since I was a boy I dreamed of soaring over the oilfields dropping hot sticky loads on disgusting foreigners. People say to me that a person being a helicopter is Impossible and I’m fucking retarded.) #5061

Ya kömünüst kardeşim benim postların altına ciddi şeyler yazmayın artık. İkidir Audo gelip gereksiz tarih bilgisi verip insanları bilgilendiriyor, salın bu konuyu.


(B) #5062

Türkiye gibi ithalatın inanılması güç boyutlarda olduğu bir ülkede kurun artması, gelişmiş, durgunlaşmış ekonomilerdeki gibi sonuçlar verir mi?
Yazıda da belirtmiş devaluasyon ithal mal alan tüketiciyi etkileyecektir diye. Bizim ithal etmediğimiz bir şey kaldı mı?
Borçlanmanın bu kadar yüksek olduğu bir ülkede en ufak bir ekonomik güvensizlik ortamı bile büyük sonuçlar oluşturmaz mı?
Ihracat yaptığımız sektörler yok değil fakat katma değeri düşük ya da ham madde konusunda dışa bağımlı sektörler.
Doların artması demek dolaysız olarak etin, hayvan yemininin artması demek.
İnsanların neden sonuç ilişkisi kurarak ekonomiyi eleştirmesi çok iyi olurdu ama gelir gider dengesi bu kadar bozuk, sene sonuna kadar 200 milyar dolar dış borç ödemesi gereken bir ülkede insanların kura bu kadar endeksli konuşması bence gayet normal.


(halı, kilim, travel) #5063

Bence boşuna yazıyorsunuz.


(Cem Ekiz) #5064

Yabancı yatırımcı volatilite sevmez. İşin gerçeği, hiçbir yatırımcı volatilite sevmez. Ha nasıl olabilir, yüksek volatilitede çok güzel vur-kaç yapabilirsin. Bu da doğal olarak kuru daha da yükseltecek bir hamle.

Yerli yatırımcı üretim işine girer mi? Teşvik olmadıkça ben bunu çok olası görmüyorum. Birincisi; böyle bir işin kendini amorti etme süresi, işin biraz da büyüklüğüne göre değişmekle beraber çok da kısa değil. Buradaki örnekte (yani bir elektronik parçada) zaten hiç olmaz. Çünkü temel madde plastik, o da petrolden üretilen bir şey. Yani her durumda ithal etmek durumundasın. İkincisi; buna uygun kalifiye elemanın var mı? Dürüst konuşalım, bu da yok. Bunu yetiştirme gayreti de yok (bir ara “Meslek lisesi, memleket meselesi” ayakları vardı ama hepimiz liseli olduk gençler. Birbirimizi kandırmayalım :slight_smile:).

UK örneği ise Türkiye için çok da geçerli değil. Neden? UK’in bulunduğu coğrafi yapı bizimkiyle uzaktan yakından benzeşmiyor. Kaldı ki Avrupa’nın en büyük limanları da kendisinde (Manchester, Liverpool, Londra ilk aklıma gelenler), bu da UK’i büyük bir ticaret merkezi durumuna getiriyor. Sterlin, her ne kadar dolar ve euro kadar geniş çaplı bir ticaret metası olmasa da çok kuvvetli bir para birimi. Yani bu ekonomi işleri biraz da (hatta ne birazı, çoğunlukla) ülkelerin kendi yapısal özelliklerine göre büyük değişkenlik gösteriyor.

P.S.: Bak söylemeyi unuttum. Hammaddeden piyasaya giren maddeye kadar bütün üretim süreci içeride olursa bu fiyatları daha da yükseltecektir. Neden mi? Çünkü maliyet çok daha yükselecek. Çin’de saatlik ücret acınacak seviyelerde (Perinçekçiler bunun aksini iddia ediyor hep, sadece kendileri bunu iddia ettiği için kimin ne olduğunu anlamak konusunda güzel bir kıstas :slight_smile:). Çalışma koşullarından hiç bahsetmiyorum. Bu durumda sen ya işçi ücretlerini düşüreceksin ya da fiyatları yükselteceksin. Bunun depo, hammaliye gibi ekstralarını hiç hesaba katmadım bak daha. Bugünün dünyasında “yalın üretim” denilen ve Japonların çok iyi becerdiği bir manifaktür yöntemi var: Çin’de üretilen aksamlar (ki en temel örneği Toyota otomobilleridir), dünyada dağıtılmak üzere kargo gemilerine yükleniyor ve burada montajlanıyor. Bu da maliyetleri ciddi anlamda düşürüyor. Her şey kar maksimizasyonu temelli.


(Gizem) #5065

Bu başlığa gülmek için geliyoruz kardeşim ekonomi bilgisi öğrenmek istesek A haber izlerdik


(Cem Ekiz) #5066

Cahiller isyan bayrağı çekiyor. Yetiş ya @Audomarus_Fridia! :slight_smile:


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #5067

Alevi kökenine başka bir fire daha verdin @roland_deschain

Arkadaşlar, ninegag eğlenirken düşündüren, burjuvazi veya devrimci proleterya komedisidir. Eğer “Biz burjuvaya, burjuva bize dokunmasın” diyen proleterya varsa aranızda, wrong type of comedy yani.

Bu post’un yapım sürecince hiç kimseyi gerçekten yermek amaçlanmamıştır.


(Cem Ekiz) #5068

Önemli değil, en azından burada “mumsondücü” diyen çıkmadı henüz :slight_smile:


(Until the death do us part...) #5069

Hâşâ, ben daha proleterya ne demek onu bile bilmiyorum :smile:


(I sexually Identify as an Attack Helicopter. Ever since I was a boy I dreamed of soaring over the oilfields dropping hot sticky loads on disgusting foreigners. People say to me that a person being a helicopter is Impossible and I’m fucking retarded.) #5070

(Cem Ekiz) #5071

Bak şaka maka, bu teori ciddi anlamda doğru olabilir bu arada ha. En azından çıkış noktası olarak. Ya da tam olarak sınıfsal denilemez de liberallerin (ama Batı’daki anlamıyla liberallerin, bizdeki değil. Yani sol tandansın) bir nüvesi olabilir.


(falanfilan) #5072

A falling exchange rate can be beneficial if the economy is uncompetitive and stuck in a recession. A devaluation helps to increased demand for exports and create jobs. In a recession, inflation is unlikely to be a problem. However, in a boom, a devaluation could lead to inflation. Also, a devaluation does reduce living standards as imports become more expensive.

Türkiye yukarıda dediği rekabetsizlik durumunda bence. İthal mal konusunda dediğin gibi zarardayız. Yazıdaki her şeyi direkt kabul ediyorum ben zaten. Benim karşı olduğum şey “dolar yükseldi net kötüyüz bittik gittik ulan dolar yükselirse ağzımıza sıçılır” kafası yoksa burada @roland_deschain ın da dediği şeyler gerçekleşecek ben sadece saf kötülük değil onu savunmaya çalışıyorum.

Dış yatırımcı için doların yükselme olasılığı belirsizlik değil. İşine gelir onun. Türkiyenin politik durumu dengesiz olabilir. Çünkü çok boş hovarda laflar sallanıyor siyasetçiler tarafından.

Aynen öyle reis, bence de devletin ekonomiye en büyük katkısının direkt olarak üretime katılmak yerin teşvik vermek olması lazım. Kalifiye eleman konusunda da haklısın, eğitim sistemi biz bunları okula gönderelim de işsizlik oranında gözükmesinler kıvamına geldi. Düzgün kalifiye, düşünen, sorgulayan eleman yetiştirmeyi amaçlayan bir eğitim sistemi yok.

UK örneğini yazıda gördüm diye verdim. Fakat özel olarak UK ile ilgili bir durum değil zaten bu arkadaş orada yerel para biriminin değer kaybetmesini açıklamış. Dediği rekabetsiz ekonomi bizi tanımlar nitelikte. Ama doğru UK ile Türkiye çok farklı yapılara sahip ülkeler.

Ben de bunu diyorum reis zaten yabancı yatırım derken. Montaj endüstrisi olan Türkiye montaj endüstrisi olmak için daha da mantıklı bir yer haline geliyor. Avrupa’ya da yakın olduğumuz için bunu fırsat olarak kullanabiliriz. Ama tabi büyüme planını montaj üzerine planlamak mantıklı değil, katma değeri yüksek ürünler üretmek her türlü daha mantıklı umarım gelecekte o ayaklara gireriz fakat bu düşünce ile pek sanmıyorum.

Öğrenmek istemediğim için ingilizce arattım zaten yoksa biliyorum doların ekonomiye etkisi desem a haberden mis gibi yazı alırdım ama zoru seviyorum (:

Aslında aynı şeyleri söylüyoruz arkadaşlar. Ben sizin dedikleriniz yanlış demiyorum, muhalefet olmayı seven tarafım sebebi ile işin bu kısmı da var kardeş diyorum. Yoksa ekonomi böyle eleştirilecekse bütün gün sabaha kadar eleştirilsin ne güzel.

son olarak söylemek istediğim
socialism-amp-lt-3_o_5354687


(Cem Ekiz) #5073

Montaj sanayi, aslında mantıklı görünse de bu ülkenin nereden baksan 50-60 yıllık sorunu. Çünkü katma değerin sahibi yerli ekonomi değil, montajı uygulayan firmanın kendisi (ve yabancı ya da yabancı ortaklı firmalar bunlar). Bu sistem öyle bir açmaz halindeydi ki çözülmesi, 12 Eylül’e giden ekonomik krizin yolunu açtı. Eğer sıkı bir gümrük uygulamazsan montaj sanayi ile ikame ettiğin malın daha iyisi ülke pazarına girecek. Yine otomotivden gidelim (çünkü sanayide en iyi örneklerden biri hala): Sen insanların karşısına Tofaş araba koyarsın. Fiyatı uygun olur ama tahmin edileceği gibi özellikleri çok daha düşük olur. Gümrük kapılarını açtığın anda bunun karşısına Mercedes’ler, BMW’ler girer ve senin Tofaş’ını kimse almamaya başlar. Bir süre sonra Mercedes ülkende kendi fabrikasını kurar, yapılan reklam ve propagandanın da yardımıyla senin Tofaş’ın tamamen çerçöp haline gelir. Ülkemizin tam olarak başına gelen de bu. Tabi bunu engellemek için yüksek bir vergilendirme uygularsın, bu sefer piyasayı tümden çökertirsin. Çünkü ticaret yerin dibine battıkça enflasyon da beraberinde gelir, senin yüksek vergi politikan karşısında o Mercedes de senin pazarından çekilmeye başlar. Sonunda elinde ne Mercedes kalır, ne Tofaş kalır. “Eller uzaya, biz yaya” konumuna düşersin. O yüzden montaj sanayi çok riskli ve açıkçası günü kurtarmaktan başka bir amaca hizmet etmez.


(falanfilan) #5074

Koyuyorsun evet, zamanında ithal ikameci politikayı da destekledik fakat işe yaramadı. Adam bir tofaş yapıyor arabanın kliması bile yok, o zamanın diğer arabalarına bakıyorsun fıstık gibi. Bence işi serbest piyasaya bırakmak en mantıklısı öbür türlü tekel olmaktan bir gelişim çıkartamıyorlar. Güney Kore bu taktikle aldı başını gitti fakat bizde işe yaramadı.

Benim de dediğim gibi bence de montaj üzerine yardırmak mantıklı değil fakat burada devletin bir teşviki yok yabancı yatırımcı kendiliğinden gelecek. Ve İkisi birbirinin karşıtı değil montaj sanayi kenarda okeyken çok rahat yüksek katma değerli üretim gerçekleştirilebilir. Hatta bu montaj sanayi gerekli kalifiye elemanı yetiştirebilir bile.

Meme olarak konumuzla ilgili
bane-ppc


(Cem Ekiz) #5075

Ben eski köklerime geri döndüm diyebilirim :slight_smile: Devlet müdahaleci politikayı destekliyorum açıkçası. Çünkü serbest piyasa şartlarının sadece ekonomik şartlarla değil, aynı zamanda sosyolojik şartlarla da geldiğini görüyorum. Ekonomi, aslında pek farkına varmasak da insanları ciddi anlamda değiştiren bir etken. Bugün otomobilde serbest piyasa diyorsun, yarın tarımda, sonraki gün okulda, hastanede, cezaevinde, adalette, her şeyde karşına çıkıyor. Bu da çok doğal bir sonuç. Azman bir rekabette yaşam mücadelesi veriyorsan bunları karşılamak zorundasın. ABD örneği çıkıyor karşına daha sonra. “Ben sabahtan akşama kadar köpek gibi çalışıyorum, neden ihtiyarların emekli maaşlarını ben ödüyorum? Neden kanserlilerin tedavi masrafını ben karşılıyorum? Ben kanserli değilim ki.” diyor eleman.


(B) #5076

Bence orada rekabetsiz ekonomiden kasıt gelişmesini tamamlamış, büyüme oranı artık 3%'lerde olan batı avrupa, iskandinavya ülkeleri gibi ülkeler.
Ülke olarak ithalattan ihracata gectik diyelim. Ne ihraç edeceğiz ? Teknoloji üretmiyoruz, ürettiklerimiz düşük teknoloji ürünleri. Ve dediğim gibi üretimimiz de büyük ölçüde ithal ham madde ya da teknolojiye dayanıyor.
Yüksek kur mesela ingilterede uzun vadede iyi sonuçlar doğurur çünkü ingiltere ithal üründen vazgeçip kendi kaynaklarına baktığında iyi eğitimli bilim insanı ve mühendisler, güçlü şirketler, teknolojik olarak gelişmiş üretim altyapısı bulur, biz bu yolu seçtiğimizde elimizde düşük katma değerli üretime alışmış üretici, malesef iyi eğitilmemiş insan kaynağı, üretimi sırtlayamayacak şirketler ve ham madde eksiği görecek.

Ayrıca teoriyi konuşmak yerine içinde bulunduğumuz duruma bakarsak, politika olarak yıllardır ithalata yönelen bir ülkeyiz. Şu anda bunu tersine çevirelim desek, bu durumu restore etmek yıllarımızı alacaktır.

Uzun lafin kısası kurun artması bence yazıdaki sonuçlari vermeyecektir.


(falanfilan) #5077

Bence keskin noktalarda kalmamak lazım. Liberal olsun rekabeti severiz. Fakat refah devletinden de vazgeçmeyelim. Parası olmayan okulunu okusun hastaneye gitsin, yaşlı olan maaşını alsın. Devlet müdahaleci piyasa kriz zamanlarında paçamızı kurtarsa da normal vakitler de bence ekonominin dengesini bozuyor. Hayek reisin de dediği gibi sayılı insandan oluşan devlet nasıl neredeyse sayısız kişinin ayrı ayrı bilmesinden daha iyi bilip buna göre davranacak.

@eddiethehead Tekstil konusunda karşılaştırmalı olarak başarılıyız ondan kayabiliriz. Bu yüksek kur kısa vade de zararlı olsa da uzun vadede iyi bir teşvik için neden olabilir. Kalifiye eleman konusunda hiç lafım yok oraya bir el atılması lazım.

İşte belki bundan sonra tam tersine yöneliriz umarım.

Verecektir fakat iyisiyle kötüsüyle, kurdaki 1% lik artışa ihtalat nasıl tepki veriyor ihracat nasıl tepki veriyor. Enflasyon ne kadar artıyor ama ekonomi ne kadar büyüyor. Hangisinin daha baskın olacağına bağlı olarak bu işten karlı yada zararlı çıkacağız bence. Ama şuan zarardayız.

rinaldo-inflation1


(Cem Ekiz) #5078

İyi de serbest piyasada parasızların okul okumasını, tedavi olmasını nasıl sağlayacaksın ki? Sen şu anda yarım yamalak da olsa bir devlet müdahalesinde bile bunu sağlayamıyorsun. Eşit fırsat yaratamıyorsun. Kapitalizmde böyle bir olasılığın da yok. Keşke her şey Adam Smith’in anlattıkları kadar kolay ve güzel olsaydı. O zaman eleştirmeye, karşı olmaya da gerek kalmazdı :slight_smile: Bu biraz şeye benziyor: “Cumhuriyet’in yaşaması için Kral’ın ölmesi gerek”. “Sistemin yaşaması için fakirlerin ölmesi gerek”