Muhitkarlar Tartışıyor: Münazara #1


(Sapere Aude!) #1

Merhabalar,

Münazara başlığının ilk tartışması karşınızda. Gruplar aşağıdaki gibi belirlendi:

Grup A: @Ozgur_Kilic ve @HalJordan
Grup B: @Shine ve @Pinetree923

Konu ise, internetin de yardımıyla şu aşağıdaki soru olarak belirlendi:

Eğer mitolojik hikayeler ve efsaneler olmasaydı, yazarlar güzel romanlar yazabilir miydi?

Yaptığım çekilişte A grubunun ‘‘Evet, yazabilirdi.’’ seçeneğini savunacağı çıktı. Şimdi, Grup A’dan ilk Muhitkar’ı buraya davet ediyorum. Onların girizgahıyla birlikte B grubunun cevap süresi başlayacak. İyi eğlenceler.


Hatırlatmak istediğim kurallar:
-1 saatlik cevap hakkı içerisinde en fazla 5 paragraftan oluşan yazılar halinde düşünceler savunulacak.
-Tartışma sırasında ad hominem’e başvurmak, konu dışına çıkmak, kavga çıkaracak derecede agresif davranmak yasak. Hakemlerimiz, her gönderiyi denetleyecek.

Hadi bakalım.


Muhit Münazara Salonu
(GreenLanternCorps) #2

Evet, yazabilirdi. Hatta daha özgün ve yaratıcı hikayeler bile ortaya çıkabilirdi. Günümüzde yazılan fantastik hikayelere baktığımız zaman bazı yazarların bu mitlerden ve efsanelerden esinlendiğini bazılarının ise özgün bir şekilde daha güzel hikayeler yazabildiğini görüyoruz.
Bence, mitler ve efsaneler olmasaydı da yazarlar kendi mit ve efsanelerini yaratabilirdi.


(Kuyuya düşmüş it) #3

Bence yazamazlardı, zira okuduğumuz kitapla aramızdaki en önemli bağlardan birisi mitler ve efsaneler. Anlatılmak istenen hikayeyi bizlere ulaştırmak ve bunu yaparken bizlere dokunmak için kullanılan mitler olmadan kitaplarla derin ilişkiler kurmamız çok zor olur, kurduğumuz ilişkiler de kusurlu olurdu. Mesela Buz ve Ateşin Şarkısı evrenin gittiğimizde dünyamızda bulunan bir sürü mitin değiştirilmiş veya uyarlanmış olarak karşımıza çıkması hem evreni zenginleştirirken hem de bizim evrene alışık olduğumuz kollardan girmemizi sağlıyor. Azor Ahai, duvarın yıkılışı gibi efsanelere dayanan kehanetler; Valyria’nın çöküşü ve ak gezenlerin bozguna uğratılışı biraz derinlere inildiğinde temeli yaşadığımız dünyadaki mitlerle atılmış şeyler. Hakeza, Dune evreni bu günümüzün binlerce yıl ilerisinde geçen bir hikayeye sahip olsa da bizim şu anda yaşadığımız dünyanın mitleriyle temellendirilmiş mitlere sahip. Ben zannetmiyorum ki herhangi bir yazar tek başına bir mit yaratıp, yayıp birde bu miti insanların hafızasına kazıya bilsin. Mitler halkların ve dini toplulukların zaman içerisinde olgunlaştırıp önlerindeki yıllara sunduğu meyveler gibiler. Bence tek bir adam veya ufak bir grup adam bu meyveyi yeterince olgunlaştıramaz ve sonucunda bu olgunlaşmamış meyvelerle kurulan edebiyat kendi içine doğru kapanmaya başlar.


(Koala lordu/Koç Lisesi Bebeğim! ) #4

Yazılabilirdi,çünkü insan hayal gücü,eskiden kalma herhangi bir kaynağa bağlı olmak zorunda değildir, bir mitten ya da efsaneden esinlenmeden bir şeyler yazamayacağını ya da yazacağı şeyin güzel olamayacağını iddia etmek, bence günümüzde yapılacak bir resmin Rönesans ressamlarından birinin işlerinden esinlenmeden ya da bir heykelin antik yunanların yaptığı heykellerden esinlenmeden yapılırsa güzel olamayacağını söylemeye benzer.Bu örnekler elbette çoğaltılıp geliştirilebilir ama temel olarak bildiğimiz bir şey varsa,o da bir eserin eskiden yapılmış herhangi bir şeyden esinlenmeden yapılabilecek olmasıdır.

Bir romanı yazarken,ne kadar fantastik bir eser olursa olsun, bir yazarın güvendiği şey,bir kez daha bence, yazarın kendi hayal gücü,yaratıcılığı ve zihninde planladığı olaylardır.Evet, belki mitler olmasaydı Asla bir “Amerikan Tanrıları” olmayacaktı,ama Neil Gaiman’ın günün birinde en az bunun kadar köklü hissettiren, yaratıcılık ile harmanlanmış bir eser yazamayacağı anlamına gelmez. Fantastik edebiyat sadece mitlerin ve efsanelerin akıllıca yeniden yazılmış halleri değildir.Hatta öyle olmaktan oldukça uzaktadır.

Gelelim iyi bir roman yazarken,belki mit ve efsanelere hiç bulaşmayan kişilerin de olabileceği gerçeğine. Roman, oldukça geniş bir tür ve kişisel olarak “iyi” bir roman olarak değerlendirdiğim “Marslı” içinde roketlerin adları dışında hiçbir mitolojik öge barındırmıyor,ki o isimler de isteğe bağlı bir şekilde Mehmet,Ahmet,Mustafa vb. herhangi bir isme çevrilse bile bunu romanın iyiliğine herhangi bir etkisi olmaz,ki burada bahsettiğim roman da efsanelerle ilgili örneklerin çıktığı bir tür,oysa ki romanın mitler ve efsanelerle ilgili olmadan “güzel” ya da “iyi” “çok iyi” ya da “muhteşem” olabileceği pek çok tür var,bir aşk romanı efsaneler ve mitolojik aşk öyküleri ile hiçbir benzerlik taşımadan da pekala yukarıdaki sınıflandırmalardan birine girebilir.

Sözün özü,insan yetenek ve hayalgücünü kaybetmediği sürece,elbette ve pekala güzel romanlar yazabilir.


(İbrahim Korkmaz) #5

Bir yazar yazdığı her şeyin altına bir temel, bir dayanak atar.

Heykel yaparken kafanda oluşturduğun bir şeyi fiziksel hale getiriyorsun ama sonucunda kafanda oluşturduğun bu şeyin bir dayanağı var. Kitaplar için bu dayanak çoğu zaman mitolojiden geçiyor. Mitoloji dediğimiz şey aslında sadece sağa sola ateş üfleyen ejderhalar değil, mitoloji dediğimiz aslında hepimizin ortak tecrübelerimizin hikayeleşmiş ve hayal gücünün yolundan geçmiş hali. Star Wars, içinde pek çok orijinal ve yaratıcı fikir barındıran bir seri, ancak özellikle A New Hope bariz bir şekilde David ve Goliath hikayesinin kor ögelerine sahip. Darth Vader vs Luke, Luke’un Death Star’ı açık bir noktasını bularak yok etmesi vs vs. Peki niye? Çünkü temeli o. Hikayenin basic formu oradan geliyor. Yazarın hayal gücünü tetikliyor. Şövalyeler, prensesler, krallıklar gibi konseptleri kendi tarzında şekillendirmesini sağlıyor diğer efsaneler de.

Mitler hikayelerin ana malzemesi olmayabilir. Baharatlar da yemeğin ana malzemesi değil ama onlar olmasaydı bazı yemeklerden tat alamazdık. Pek çok hikaye anlattıkları narrative’i güçlendirecek esinlendikleri mitler olmadan bu kadar tatlı olmazdı.

Kısaca geçmişteki bazı mitler olmasaydı, tarihteki pek çok hikaye de yazılamazdı. Onlar olmadan da günümüzdeki pek çok iyi hikaye olmazdı. Diyeceklerim bu kadar.


(Sapere Aude!) #6

Tartışmanın sonucunu belirleyecek anket için;


(Berk Kaynak) #7

Münazaranın sonucunda jüri ve anket oylarına göre kazanan “B Grubu” oldu.


(Berk Kaynak) #8