Oldukça Kısa Hikayeler Atölyesi


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #382

kommt ihr alle! –
und nun schwillt er
herrlicher; ein ganz geschlechte
trägt den fürsten hoch empor!
und im rollenden triumphe
gibt er ländern namen, städte
werden unter seinem fuß.


(Oğuzcan Demir) #383

Acaba bunun Türkçe mealinı alabilir miyiz ?


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #384

Şu çeviriyi çok sevmesem de hazıra konmak varken uğraşmayayım:
hadi hepiniz gelin! -
ve işte büyüyor o şimdi
daha fevkalade, en yakın kuşak
hükümdarı yukarıya kaldırıyor!
ve yuvarlanan utkuyla
ülkelere ad veriyor, şehirler
ayaklarının altında gerçekleşiyor.


(Gizem) #385

Ünlü olanlar el sallasın


(Umur) #386

Eğer konuştuğunda kafanın iyi olup olmadığı anlaşılamıyorsa, geceni değil hayatını mahvetmişsin demektir.


(Gazapkulu) #387

Yine oturdu kağıdın başına birşeyler karalamak için.
Bir sorun vardı ama,aklına hiçbirşey gelmiyordu.
Okuduğu kitaplar ,baktığı ressamlar ve dinlediği müzisyenlerde yaratmak istediği şeyi hatırlatacak bir yansıma bulmaya çalıştı ama nafile.
Var etmek için zihnini yoklayıp durdu çaresizce.O kadar uzun zaman olmuştu ki tüm anıları silinmişti sanki.Artık ne öncesini düşünebiliyordu ne de sonrasını.Kalemi zemin ile buluştu ve siyah bir leke bıraktı.


(Gökhan Ali Başkan) #388

Dün sabaha karşı kendimle konuştum.
Ben hep, kendime çıkan bir yokuştum.
Yokuşun başında bir düşman vardı,
Onu vurmaya gittim, kendimle vuruştum.

Özdemir ASAF

Bence hikâye sayılır.


(Berra) #389

‘‘Kişneyin’’ diye bağırdı, kızıl şeytan. ‘‘Kişnemezseniz sizi at yapacağım’’
-Kinoko-chan


(Boş İnsan) #390

Elindeki gazeteye ‘‘Geri zekalılar! Hayatını mahvettiniz adamın!’’ diye avazı çıktığı kadar bağırıp, gözlüklerini masanın üstüne sinirle bıraktı. Gazetede 10 yıl sonra ıssız bir adadan kurtarılıp toplumun içine bırakılan bir adamın haberi vardı.


(Boş İnsan) #391

Zamanın kendisinden de eski hikayeleri, hiçbir zaman açığa çıkmaması gereken sırları, uğruna yüzlerce can verilmiş bilgileri koruyordu. Gündelik hayatta kütüphaneci kılığında gezen sakin, göze çarpmayayan biriydi.


(Fransuva'nın Ayranı) #392

Eee bu “the librarians”.


(Boş İnsan) #393

Cahilliğime ver ama senden önce duymamıştım. İzleyebilirim eğer önerirsen :slight_smile:


(Fransuva'nın Ayranı) #394

Yok kendine işkence yapmak istemiyorsan dizisini izleme ama diziden önce çıkan filmler izlenebilecek seviye. En azından pazar sabahı kahvaltı sırasında izlenir.


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #395

İzleyeceksen The Librarian olarak arat, liberians olarak değil. Liberians bu:


(Oneironaut) #396

“Ama baykuşların insanlarla şarkı söyleyebildiği yerler de var!” diye isyan etti baykuşun biri, insan olmadığı için dili kesilmeden hemen önce.


(Palyaço gibi giyinen ucubelerle kötü bir geçmişimiz var!) #397

Göz göze geldiklerinde artık hesaplaşma gününün geldiğini biliyordu. İtiraf etmeliydi ki göğsünde sıkışan yorgunluk üzerinden akıp gidebilsin. Ayna da kendi kendine sadece bir hiç olduğunu söyleyebilmeliydi.


(Volkan Şahin ) #398

Cama vuran yağmur damlalarının arkasındaki şehrin kalabalığını izledi. Hepsi camdaki damlalar gibi; hiçbir zaman birlikte olamıyor, tek başlarına yol alıyorlardı.


(Palyaço gibi giyinen ucubelerle kötü bir geçmişimiz var!) #399

Çocuk yatağından kalkıp pencereye doğru gitti. Buğulanan cama minik parmağını uzatarak ağzından hiç dökülmemiş bir kelimeyi bırakıverdi. Anne.


(Palyaço gibi giyinen ucubelerle kötü bir geçmişimiz var!) #400

Yol kenarında duvar dibine çökmüş cigarasını içiyordu. Yüzünde kırışıklıklar, ellerinde nasırlar. Belli ki hayatla çok mücadele etmişti. Uzaklara dalıp gitmişti. Sırtladığı hayatın yükü belli ki onu yıkamamış ancak ağır hasarlı bırakmıştı. Kim bilir ne düşünüyordu cigarasından bir nefes daha alırken.


(Seni özlüyoruz Emir... ) #401

Birden silkinip ayağa doğruldu. Burnuna gelen garip kokuyla irkilmişti. Konu burnunun derinliklerinden süzülerek genzine doğru ilerlemişti. Kokunun ne olduğunu farketmesi pek uzun sürmemişti. Evet, bu taze sıçılmış at boku kokusuydu. Peki ama neden bu kokuyu duymuştu?Arkasını döndü ve gördüğü manzara karşısında şok geçirdi. Devamını bi ara yazarım.