Oldukça Kısa Hikayeler Atölyesi


(Volkan Şahin ) #422

Ölümün sesi üç kısa tıktır; merminin namluya sürülme sesi, çekilen tetiğin sesi, namludan sabırsızca çıkan merminin sesi…


(Fransuva'nın Ayranı) #423
  • Kaplumbağa ruhlusun.
  • Ne güzel işte zamanı içimde yaşıyorum.

Onun karvizitinde “Playboy” ve “Psikolojik Savaş Uzmanı” ünvanları peşpeşe. İkisi arasında hiçbir fark olmadığını söylüyor.


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #424

Bir gün, adamın biri bir restorana gitmiş ve bir çorbanın yanında on muz istemiş. Sonra…


(Boş İnsan) #425

Yağmur yağdığı sırada en sevdiği limon ağacının altına oturmuş, etrafındaki ıslanmamak için yağmurdan kaçan insanları izliyordu. Ah bir görebilselerdi karmaşanın içindeki güzelliği.


(Fransuva'nın Ayranı) #426

Hah… Vücutumun ihtiyacı olmasa bir saat bile uyumazdım.
Neden ? Yoksa uykudan korkuyor musun ?


(Oneironaut) #427

İsmini kimsenin bilmediği bir kasabada yaşayan, bedeninin sağ yarısı olmayan bir adam, lavtasıyla beraber dünyayı keşfe çıkmış.


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #428

İsmini herkesin bildiği koca bir şehirde yaşayan, bedeninin sol yarısı olmayan bir adam, olmayan lavtasıyla hiçbir yeri keşfe çıkmamıştı.


(Koala lordu/Koç Lisesi Bebeğim! ) #429

‘‘Şimdi sonuç olarak starbucks’a gidiyor muyuz?’’


(Oneironaut) #430

Hiçbir başarı isteği kalmamış, hayal hastalığına yenik düşmüş bir şekilde; ayakları mermerden, bakır işlemeli sandalyenin altında oturmuş, ayaklarıyla oynuyordu.


(Hande) #431

…ve herkes tarafından bilinip itinayla göz ardı edilen bir çölde unutulmuş bir kadın, yamalı bir adamı hayal ediyormuş.


(Fransuva'nın Ayranı) #432

Kimsenin görmediği, görenlerinde hemen uttuğu yamalı bir adam kendine yamamak için bir parça kumaş aramaya çıkmış.


(Koala lordu/Koç Lisesi Bebeğim! ) #433

iște o kumaș Benim.


(büşra) #434

Kendi kendine fısıldadı Yakup. “Kurbağalara bakmaktan geliyorum, kurbağalara bakmaktan geliyorum, kurbağalara bakmaktan geliyorum.”


(Boş İnsan) #435

Gece kulaklıklarıyla yolda yürüyen gencin karşısına bir kedi çıktı. O da bu bir işaret deyip kaldırıma çöktü, kitabını açtı ve bütün gece kediye sarılarak kitap okudu. Kedi biraz şaşırmış görünse de genç için olağan dışı bir şey yoktu. Bundan daha doğal ne olabilir ki?


(Arda ) #436

@Bunn-Y

Bence çok başarili yazdiklarin, bir yerlerde yayimliyor musun? Eminim çikarmişsindir bir yerlere bunlar ve bunlar gibilerini.
Ha yayimlamadiysan, buraya atacak gibi değil de yayimlayacak şekilde seçsen ve ufak dergilere gondersen… Ufak dergilerle başlayip buyuklere de kisa zamanda geçiş yapabilirsin eminim. Yeni kitabini heyecanla bekledigimiz zamanlar çok yakin zamanlara çekiliverir. Bir bak bakalim.


(Boş İnsan) #437

Okuduğumdan beri “Ben şimdi bu adama nasıl teşekkür etsem” diye düşünüyorum. Ama bir anda beni çok mutlu ettin. Yine de muhit beni yazmaya çok motive etse de, diğer muhitkarların yazdıklarını görüp eksiklerimi farketmemi sağlıyor. Yani nazik önerilerin için çok teşekkür ederim ama henüz o seviyede değilim :slight_smile:


(Oh Captain! My Captain! ) #438

2006 sonbaharını hatırlıyor musun? Hiç unutmuyorum, gür kirpiklerin nemli, devamlı soyduğun dudakların yine ince deriliydi.
“Üzülme.” demiștin. “Gelenin değil, gelmenin huyudur gitmek.”
Daha çok üzülmüștüm.


(Koala lordu/Koç Lisesi Bebeğim! ) #439

Doğuya baktık. Hiçbir șey yoktu.


(Geek Velet) #440

Elini fırına uzattı. Sıcak ekmeğe değen eli yanmıştı. Elini soğuk suya tuttu.


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #441

“Elinle mızıka çalamıyorsun çünkü tırnaklarının gerçekten o sesi çıkartacağını sanıyorsun” dedi “Dur sana nasıl yapılacağını göstereyim”.