Oldukça Kısa Hikayeler Atölyesi


(Oneironaut) #124

Güneşin hiç doğmadığı, fakat doğduğuyla ilgili hikayelerin anlatıldığı bir kasabada, yakamoz resmi çizecek bir çocuk doğdu.


(Sapere Aude!) #125

‘‘Bütün yaşamım burada geçti; doğduğum yerden bir adım bile uzaklaşamadım. Adeta buraya kök saldım. Buna dayanamayacağım’’ dedi genç olan.
’‘Tamam da…’’ dedi yaşlı olan. '‘Sen bir ağaçsın ve varoluşsal sıkıntılara girmen tuhaf kaçıyor.’'
Genç olan bir balta sıkıntılarına son verene dek 50 sene daha iç sıkıntılarıyla boğuştu.


(büşra) #126

Muma üfledikten sonra fark etti odadaki varlığımı. “İstersen yakayım tekrar…” dedi. "Ziyanı yok… " dedim “Kalsın böyle. Hem sen de aydınlatırsın geceyi.”

Evet, buradaki göndermeyi fark edenler ayağa kalkabilir mi? :cherry_blossom:


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #127

Bu. Değil mi?


(Sapere Aude!) #128

Sanırım o, ben de onu düşündüm.


(büşra) #129

Evet, doğru. :cherry_blossom: Biraz kolay mı sordum acaba? :grin: @Audomarus_Fridia @FordPrefect


(Sapere Aude!) #130

Barizdi. Ama bu, kötü bir şey değil tabii.


(İbrahim Kaya) #131

Oldukça kısa değil ama…
Mavi gözlü bir kansere yakalandım Jose. Acı çekerken kemoterapi saatlerinde umutlanabildin mi hiç kanserli hücrelerin sana sarılıp, gülümsemesine…

Korkuyorum. Bütün halkım tedirgin Jose. “Palyaço, mavi gözlü kansere yakalanmış” dedi tanrı. “Ameliyat edelim” dedik. Dedi, “olmaz.” Derinlemesine temizlik deterjan reklamlarında olur diye koridorda ağladı palyaço. “Eğer bir Müslümansam kılınması gereken bir namaz gibi benim için o” diye hemşirenin sırtına kazıdı palyaço. Güldü. Biraz da ağladı. Biraz daha yalnız kaldı. “Eğer bir Hristiyansam benim için kutsal üçlünün dördüncüsü odur benim için” diye yazdı kağıda palyaço, eline tutuşturdu bir cesedin ve “sıkılırsak okey çeviririz hem” diye gülümsedi… Yalnızlık tam kalbine kazık çakacaktı ki, “Eğer bir Museviysem, vaadedilmiş topraklardır teni benim için” dedi palyaço, yalnızlık utancından ağladı. “Ağlama” dedi palyaço, “ağlama…” “Eğer bir Darwinistsem, gamlı bir hayvandan bir insana dönüşmemin sebebidir o” diye sırtını sıvazladı köşede pandomim yapan ayrılığın…


(İnadına Reylo(Geekiz ama ergeniz)) #132

Bu başlık resmen “edebiyat ödevi” başlığıymışta haberim yokmuş


(Palyaço gibi giyinen ucubelerle kötü bir geçmişimiz var!) #133

Başını kaldırıp son bir kez daha gökyüzünün mavisini görmek istiyordu. Görebilecegi tek şey ise hücresinin su yüzünden kabarmış sarı duvarlarıydı.


(Umut ) #134

“Ayıp oluyor yalnız.” dedi Umut. "Bizim bildiğimiz edebiyat ödevi bin yıl önce yazılmış bir şiirdeki bilinmeyen kelimelerin anlamlarını bulmaktır. O kadar eski kelimelerdir ki bazıları güncel sözlüklerde kendine yer bulamamıştır. Edebiyat Hocamıza neden bu kelimeleri bularak zaman kaybetmek yerine anlamlarını şiirin sanatsal yönünü incelerken bu kelimelerin anlamlarını kendisinin söylemediğini sorduğumuzda da bize der ki: `Böyle olunca daha iyi öğreniyorsunuz.’ Halbuki bu kelimeler hayatımız hiçbir yerinde kullanılmadığı için öğrenmemiz de anlamsızdır. Burada yapılan edebiyat ödevi değil bence, edebiyatın ta kendisi. Biraz amatörce sadece."
Umut bu kadar uzun konuştuktan sonra sözlerinin sert gelebileceğini fark etti çünkü aslında hiç konuşmamıştı, butün söyledikleri minik bir yazı parçasıydı ve kendi kendine şunu söyledi: “Umarım kırıcı gelmez kulağa söylediklerim. Çok tatlış bir insanımdır çünkü.”


(Umut Zeren) #135

İlerliyordu bir yolda. Sonunu bilmediği uzun bir yol. Sebebi yoktu… Sadece umut.


(Taylor Swift Fanboi) #136

İçiyordu. Fısıltıları duymamak için ama içtikçe fısıltılar çığlıklara dönüşüyordu.


(Burak) #137

Bu başlığa girdi ve “Ne anlatıyorsunuz ulan siz !?” dedi. Tamı tamına 25 Megabayt interneti kalmıştı. Ek paket almamak için direniyordu, yani bu serzeniş onun son çırpınışlarıydı.

Edit: Bitti.


(büşra) #138

Kağıda "Doğduğumdan beri zehirleniyorum; oksijenle… Ve yaşayarak ölenlere müdahale edilemez. " yazdı. Kafası masaya yavaşça, kalem yere sertçe düştü. Kalemi kırılmıştı…

:cherry_blossom:


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #139

“No” he said “Hayır”


(Palyaço gibi giyinen ucubelerle kötü bir geçmişimiz var!) #140

Adam evine girecek cesareti bulamıyordu kendinde. Nasıl yapabilirdi ki ? Karısının yüzüne bakarak affet diyebilir miydi ? Hayır gerçek bir erkek gibi geri dönmeli ve unuttuğu ekmeği almalıydı.
:joy:


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #141

Böyle bir gramer hatası yapan birine olabileceği kadar nazikçe " ‘Dahi’ manasında “da” ayrı yazılır" dedi.


(İnadına Reylo(Geekiz ama ergeniz)) #142

:clap::clap::clap::clap::clap::clap::clap::clap::clap:


(Oneironaut) #143

Ölüm, ilk sonbaharın dalından söktüğü sarı yaprağın üzerinde, sessiz bir çığlık atarak doğdu.