Osmanlı Devleti Nasıl Bu Kadar Yükseldi/Neden Böyle Çöktü?


(Anıl Can) #22

1-Yavuz Sultan Selim’in Mısır fethinden sonra sunnileri Anadolu’ya getirip,şiileri öldürmesi.
2-Kaybettiğimiz Preveze Deniz Seferinden dersler çıkarılmaması.Demek istediğim Avrupa’nın geliştiğini ve bazı konularda bizim önümüze geçme durumunun farkına varılmaması.
3-Medresenin kontrolünun şeyhulislama geçmesi ve din derslerinin diğer derslerinin önüne geçmesi.
4-Çok uzun seferlerin ekonomik olarak zararı.
5-Tımar sisteminin bozulması
6-Padişahların yeteneksiz oluşu.

Yükseliş Nedenleri:1-Osmanlı’nın coğrafik konumu.
2-Doğru politika.Zamanı gelinceye kadar Anadolu’da savaşılmamıştır.
3-Yetenekli padişahların başa geçmesi.
4-Sancak sistemi
5-Tımar sistemi
6-Avrupa’da karışıklıkların olması.


(Doğukan Çolak) #23

Osmanlının yükselmesinde ana sebep, ilk padişahların ve devlet adamlarının zeki, bilgili kişiler olmasıydı. Zaten o dönem ki İslam uygarlığı bilimin taşıyıcısı idi. Yetenekli komutanlar, doğru politikaları uygulayan zeki devlet adamları ve teknoloji ile bu yükselme kaçınılmazdı. Tımar ve devşirme sistemi sayesinde iyi askerler yetiştirilebilmekteydi. Gene devşirme sistemi sayesinde çok iyi yöneticiler çıkmaktaydı. Osmanlının, ilk yıllarında uyguladığı ‘Gaza’ politikasıda yükselmesinde etkili oldu.

Çökmesinde ise ana sebep olarak gördüğüm şeyler ise, tımar sisteminin bozulması, medreseler gibi o dönem de eğitim vermesi gereken kurumların başına bilgili kişilerin değilde, tanıdıkların, sözde din alimlerinin geçmesi, coğrafi keşiflerin önemsenmemesi, bilimsel ve sanatsal gelişmelerinin takip edilmemesi gibi durumlar.

Gene Patrona Halil İsyanı ve Genç Osmanın öldürülmesi gibi olaylarda oldukça etkili oldu.

Aslında Osmanlıyı çöktüren birazda kibirdi. Osmanlı bir cihan devletiydi, buna güvendiler.


(Rurouni Kereviz) #24

Al sana tez konusu : İthal Edilen Sünnilerin Yerli Pazardaki Şiiler Üzerine Etkisi


(Mevlüt) #25

Siyasi birlik olmayan zengin bölgede ganimet üzerine kurulu göçebe bir beyliksin. Atlı ağırlıklı ordun var. Çığ gibi büyüyor böyle bir bölgede. Bir noktadan sonra ganimetler gittikçe azalırken para ihtiyacı artıyor. Millet sanayi devrimi yapmış hayvan gibi üretim yapıyor. Ekonomi gg, ordu gg sen hala içerdeki azınlıklarla uğraşıyorsun. O noktadan sonra da buna Türkiye dahil herkes kendi milliyetçi devletini kurup takılıyor. Kısaca hiç bilim, sanat, kültür merkezi olmadı bu ülke. Sadece aşırı kritik bir bölgede güç eksikliği varken oradaydı. Bütün ticaret rotasının üzerinde durduğu yetmezmiş gibi her gittiği yerin zenginliklerini kendine katarak büyüdü. Bu topraklar ticaret yollarının değişmesiyle önemini kaybetti, devlet ganimet toplayacak orduyu besleyemedi. Ekonomi çöktü. Good Game. Well played.


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #26

Not exactly true.

İddiandaki eksik nokta:

Benzer özellikler gösteren beylikler neden aynı yükselmeyi göstermedi.

Açıkçası, Osmanlı Devletinin büyük bir hayranı değilim, ama “Zaten hiçbir şey yapamadılar hepsi şansaydı” demek hem yobazca, hem de mantıklı değil.

Osmanlı devleti , özellikle Osman Gazi zamanında sempatik bir duruş oluşturarak ve savaşlarını “dost” ile değil de “düşman” üzerine yaparak büyük bir başarı topladı.

Arkasına Ahi Teşkilatını alarak da bu başarıya güç kattı.

Daha sonraki dönemlerde de hem toprak yönetiminde pratik ve efektif bir sistem oluşturuldu, hem de askeri gücün hem nicelik hem de nitelik olarak üstünlüğü sağlandı.

Ekonomik politikalar da devletin başlarında gayet yerinde ve işlevseldi.

Bunun yanı sıra hem civar ülkelerden (gayrimüslim olsalar dahi) alim ve zanaatkarların gelmesi teşvik edildi. Bununla da kalınmayıp eğitim kurumları açıldı.

"Merkez"i olduğunu söylemek biraz fazla kaçabilir ama kültürel ve bilimsel meselelerde önemli başarılar gösterildi.

Padişah adaylarının bu işi yerinde öğrenmeleri ve bunun yanında her alandan eğitim almaları da liyakati yüksek yöneticilerin oluşmasına katkı sağladı.

Nitekim, belli bir yerden sonra devlet kendini geliştirmeyi bırakan ve eskici anlayışa sahip bir hâl aldı.

Bununla birlikte "boost"larının da süresi geçip, milliyetçilik gibi akımların gelmesi de devletin sonu oldu.


(Batuhan) #27

Osmanlı Roma imparatorluğunun kurduğu düzeni değiştirmek yerine evini o temellere inşaat edip devam ettiği ve bu yüzden çabucak yükseldiği düşünülebilir.

Fatih sultan mehmetten sonrada sanat ve bilimin ülkede resmen yok edilmesi, heykellerin yıkılması, bu neden böyle olmuş sorusunada “Allahın takdiri” cevabı verilmeside çöküşü hızlandırmıştır.


(Mevlüt) #28

Şansa olduğunu söylemedim ki zaten öyle yapmak saçma olur. Sadece beyliğin yaşam, yönetim biçiminin vs o dönem yükselmeye müsait olduğunu ama şartlar değişince devletin de çöküşe yöneldiğini söyledim. Çünkü devlet üretime dayalı bir devlet değil. Ticaret rotaları değişince gelirini toparlamayı başaramıyor. Daha fazla genişleyemiyor, ganimet yok. Rotalar değişiyor ticaret vergisi yok. Geriye çiftçinin verdiği vergi kalıyor elinde. Dediğin gibi boostu bitiyor osmanlının. -20 Core-creation cost bir halta yaramıyor yani.


(Overpowered Matter Core) #29

1-Devlet’in seküler/laik olmaması.
2-Yüksek kalitede ve yeterli burjuva olmaması.
3-Liberal olunmaması.
4-Milliyetçilik akımını önemsemeyip önlem alamaması.
5-Kayıırma.


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #30

Belli bir dönemden sonra tabi. Belli bir yere kadar sığınmacıların en çok akın ettiği ülkelerden biri. Çünkü büyük oranda din özgürlüğü var ve yargıda seküler bir tutum var (aslında bu tutum daha sonraları da genel olarak sürüyor hatta belli opresif dönemler dışında ikisinin de sürdürüldüğü söylenebilir).


(Rurouni Kereviz) #31

Diye bir cümle sarf edemezsin.Osmanlı Devleti’nde sanatın yok edilmesinden ziyade sanatın yön değiştirmesinden bahsedebilirsin.Devletin içinde bulunduğu coğrafya,halkın inanışları vb birçok durum nedeniyle bir sanat dalının yerine başka bir sanat dalı gelişme göstermiştir.Bunun en bariz örneğini resim>minyatür olarak görebilirsin.Sen sanatı sadece resim ve heykelden ibaret görüyorsan haksızlık ediyorsun demektir.Bunun çinisi var hattı var ebrusu var kısaca var oğlu var.Hadi bunları bir kenara at resim ve heykelin ülkeden tamamen silinmesi gibi bir durum da söz konusu değil.İbrahim Paşa’nın Budin’den(yanlış da hatırlıyor olabilirim) getirip diktiği heykeller mevcuttur en basit örneğiyle.


(Batuhan) #32

Sarf edemezsin? Ettim bile. Pargalı ibrahim paşanın getirdiği heykellere heykel gözüyle değil put gözüyle bakılmıştır. Hatta o üç tunç heykeli at meydanına yerleştirildikten sonra halk aynen bunu şöylemiştir. “Dünyaya iki İbrahim geldi. Bir putları yıktı, diğeride dikti.”


(Rurouni Kereviz) #33

İlk olarak halkın hangi gözle baktığı değil burada konumuz senin deyiminle sanatın yok olması.Heykel bir estetiklik bir güzellik maksadıyla getirilip dikilmiş.Ha gayesine ulaşıp ulaşamadığı halkın ne kadar benimsediği tartışılır o ayrı.
Bizim konuştuğumuz nokta sanat adına bir adımın atılıp atılmaması.Mesele sadece heykel de değil.Daha sonraki yüzyıllarda açılan resim okulları,müzeler falan var. Yani senin deyiminle Fatih’ten sonra tamamen yok edilen bir sanat yok bilakis canlandırılmaya çalışılan bir sanat var.
İkincisi o bir beyittir Figani’ye ait. O beyit yüzünden İbrahim Paşa astırmıştır adamı.Gör sanatı nasıl koruyorlar :smiley:


(Batuhan) #34

sanatı yapan tek bir adam var ve ya 10 tane 20 tane var ama halk sanatı taşlıyor ilimi taşlıyor ki şuanda günümüzde de bu topraklar hala o halde :joy: eğer söylediğin gibi osmanlı sanatta ve ilimde gelişseydi cidden gelişirdi ve yıkılmazdı. 1492 de takılıp kalmazlardı.


(Doğukan Çolak) #35

Osmanlı yöneticileri ile halkı sanat ve bilime bakış açısından bir tutmak hata bence. Çoğu kaynakta sarayın halkı sevmediğini, cahil bulduğu söylenmekte. Gene Fatih Sultan Mehmed’in sanata olan düşkünlüğünden dolayı halk tarafından pek sevilmediği de söylenir. İbrahim Paşa olayı bu duruma harika bir örnektir. Saray sanat, ilim olarak yaklaşmışken olaya, halk putçuluk olarak gördü.


(Rurouni Kereviz) #36

Neye göre sanat kime göre sanat hangi kritere göre gelişmedi ? Ben Picasso’nun resimlerini saçma buluyorum ve sanat olarak kabul etmiyorum mesela. Şimdi ben kabul etmedim diye sanat olarak kabul görmez desem bana gülerler.Bir kısım çevre bunları sanat olarak algılamış değer vermiş haliyle insanların yüklediği bir sanatsal değeri var.Göreceli bir kavram senin anlayacağın.Keza aynı durum Osmanlı için de geçerli.Önceden de bahsettim o devirde sanat olarak minyatürü,ebrusu,şiiri benimsenmiş,bunlar geliştirilmiş(resimi,heykeli de tamamen yok sayılmamış ama). Kalkıp bunlar sanat değil bu devlette sanat geliştirilmemiş nasıl diyebilirsin ?

Durum aynen öyle ama halkı da sanattan anlamayan kaba saba diye tabir etmek hata bence.Halkında kendince bir sanat anlayışı var tabi.Karagözü,halk oyunları,köy seyirlik oyunları,meddahı ve diğerleri bunlar sanatsal ürünler hep.Hele hele meddahlığı ayrı bir kefeye koymak gerekiyor burada.
Velhasılı kelam çöküşü sadece “sanatta gelişmediler çöktüler” diye izah etmek bunlara hakarettir. Bilimsel gelişmelerde çağının gerisinde kaldılar dersin anlarım ama sanatta geri kaldılar demek hangimizin harcıdır ?


(Batuhan) #37

Bir espiriye ve ya oynanan bir oyuna gülüp geçmek var, bide o oyunda ki taşlamaları, eleştirileri düşünüp fikirler üretmek var. Halk 2. Aşamaya geçememiş işte. Gelişememiş işte arkadaşım bunun senin benim açımdan versiyonu yokki. Düşünülseydi yıkılmazdı bu kadar basit.

Dur ahmet bak çinini yapıyorum demek var. Fatih sultanım bir elinizde mendil dursun aşağıya doğru sarkın o saltanatınızı simgelerlen sağ elinizle dudaklarınıza götürdüğünüz gül peygamber efendimizi simgelesin demek var. Çok emir kipi kullanıyorsun arkadaşım bu arada sen.


(Taylor Swift Fanboi) #38

Gece gece nerden açtım bu başlığı yanlış/eksik bilgilere bata çıka ilerlemeye çalışıyorum.


(Rurouni Kereviz) #39

Meseleyi hep farklı mecralara kaydırıyorsun ve belli kalıplar çerçevesinde düşünüyorsun. Önce sanati belli dallarla sınırlıyorsun sonra sanatı sanat olarak kabul etmek için yeni düşünceler ürettirmesi gerektiği söylüyorsun. Sanat faydacılıktan doğmaz sanat estetik kaygıdan doğar. Ha içerisinde düşünceleri, faydacılığı barındırabilir ama aslolan her zaman estetiktir. Güldürürken düşündürmesine de gerek yoktur. Sadece güldürse bile iyi yazılmış bir tiyatro sanattır. Gel gelelim halkın düşünüp düşünmemesine,kendini gelistirmemesine. Bu konuda öyle kısa düşünmüyor işte yea deyip kestirip atılacak bir konu değil üzerine uzun uzadıya tartışılabilecek bir konu. Senle benim şu an tartıştığımiz ana nokta Osmanlı da sanat namına bir şeylerin yapılıp yapılmaması. Benim sana dediğimde göreceli bir konu üzerinde kesin bir yargıya ulaşmak nasıl mümkün olabilir. Ayrıca emir kipi değişti de benim mi haberim yok.


(Batuhan) #40

Hayir bana attığın ilk cevap. Hatta o mesajın yüzünden sana ön yargılı davranıyorum. Bana yukarıda görecelikten bahsettin. Şimdi de ya vardır ya yoktur diyorsun. İnsanı güldürmek için yapılan sanat, sanattır. Lakin bilinçli yapılıyorsa. Hacıvat ve karagözün sanat yapmak için mi yapıldığını sanıyorsun? Tamam belki bir kaç mecrada öyle. Lakin diğer kısımlarda o işi yapan kişiler bile sadece kağıt parçaları üzerinden kazanılan parayı düşünüyor.

Konuyu farklı alanlara çekmiyorum. Konunun kapsamını, ilk mesajımı açıklıyorum. Tüm bir yazıdan tek bir cümle örneğiyle tartışmak mantıksız.

Sanatı hiç bir dalda sınırlamıyorum bu kanıya nasıl ulaştın? Ekmek kesmekte bir sanat ama uyumak bir sanat değil. Sanatın tabii kide bir şeyler ifade etmesi gerekiyor. Ben cin ali çizebiliyorum o zaman ben sanatçı mıyım?

Şahan gökbakar ve Cem yılmaz aynı sanatı icra ediyor değil mi? İkiside sanatçı mıdır?

Sanat olmadan ilim olmaz. Sanat olmadan bilim olmaz. Sanatı olmayan bir topluluk düşünemez, fikir üretip kendini geliştiremez.

Sanat olgularımız bir birine uyuşmuyor olabilir bunu anlayabilirim.

Yukarıda heykel getirilmiş gayesine ulaşıp ulaşmaması halkla ilgili yazmıştın. Ne kadar korkunç bir düşünce! Sana bir araba getirip önüne bıraksam ve ne yapacağı ona kalmış desem bu saçma olmaz mı? Arabaya binip insanları ezmek gibi bir terör eylemi gerçekleştirmek mi yoksa arabayı topluma faydalı işler için kullanman benim sana vereceğim bilgiyse ilgili değil mi? Heykel nedir bilmeyen birinin önüne heykel koyup hadi düşünün bakayım demekle, araba kullanmayı bilmeyen birinin önüne araba koyup hadi sürün bakalım demek aynı şey değil mi?

Senin sözcüklerinden şunu anlıyorum ki sokağa çıkıp pars verene cin ali çizsem bu sanattır.

Tiyatro elbeteki sanattır niye böyle saçma bir örnek verdin anlayamıyorum. İçinde emek vardır, düşünce vardır. Lakin sana şöyle bir örnek vermek istiyorum.

Biri tutup cinsel espiriler ve ya sapkın espirilerle birilerini aşağılasa ve oradakiler buna gülse bu sanat mıdır? Bu sadece para kazanmak için yapılmış bir eylem değil midir? Evrene ve ya dünyaya her hangi bir katkısı bulunmayacak ve ya insanlığı ileri götürmeyecektir.

Ülkede resmen sanat ve bilim yok edilmiş yazdım ilk mesajımda ve hala arkasındayım. Direk padişah öldükten sonra değil tabii ki zamanla. İkinci beyazıtın davinci ile dünyanın en sanatsal köprüsünü yapmaya kalkışması falan var mesala bunlar güzel şeyler. Ülkede ilim, sanat ve ya bilim gelişmeyip durdu diyorum hala. Ve hala diyorum ki eğer osmanlıda sanat ve ilim duraksamasa hala ayakta dururdu.

Not: 800 yaşında değilim o yüzden hiç bir kesin bilgim yok. Hepsi varsayım ve ya okuduklarımla ilgili düşünceler.

Not 2: kitaplarda okuduklarımız ne kadar doğru? Bu dünyaya 200 yıl önce Marstan gelmediğimiz nasıl bilebiliriz?

Not 3: not 2 de konuyu değiştirmeye çalışmadım ona cevap vermesende olur


(Rurouni Kereviz) #41

Sanat yapmak için yapmak diye birsey olamaz zaten. Sanat dediğin estetik bir değer için yapılır. Bu kimi zaman insanlardan beğeni almak,kimi zaman insanları güldürmek kimi zamanda sadece haz almak içindir.

Dostum koca bir paragraf yazdın da ben oradan tek bir cümleyi cımbızla ayiklamadim ya. Yazmis olduğun iki satırdan ana düşünceni aktaran cümleyi aldım sadece.

Hayır tam tersi düşünmeyen bir toplumun sanatı olmaz. İnsanoğlunun belirli bir ihtiyaçlar hiyerarşisi vardır. Önce fizyolojik ihtiyaçlarımizi karşılamak için düşünmeye başlar, bunlari gidermek için üretim yapariz ve belirli bir doygunluga ulaştıktan sonra estetik değerlere yöneliriz. Her toplum da bunu kendince gerçekleştirir. Kimisinin estetik ürünü daha görkemli şatafatlıyken kimisinin ki daha sadedir. Kimisi için sanat mağara duvarına iki çöp adam cizmekken kimisi için gerçekliğe en yakın resmi yapmaktır. Anlatmak istediğim nokta bu işte görecelik.

Neden heykeli adamın önüne dikip illa düşün diyeyim ki? Ayrıca adam illa düşünmek zorunda mıdır? Yanından geçip giderken takdir eden bir bakış atsa heykel bir sanat olmuyor mu?

Senin anlamak istemediğin nokta şu: Sanatın illa ekstra bir katkı yapmasına gerek yok varlığının verdiği hazla zaten katkı yapıyor. İnsanlığı ileri götürmesine gerek yok. Her bakan kişiyi aydınlatmasına gerek yok. Vay be adam ne güzel yapmış desen bile yetiyor.

Klişe bir söz olacak ama tarihi bir olayı yorumlarken şu an yaşadığın dönemin şartlarını değil de olayın aksettigi dönemin şartlarını göz önünde bulundurmalisin. Su yaşadığın dönemde minyatür sanatını icra eden olmayabilir. Artık unutulmuş bir sanat olabilir hatta sanat olarak bile görülmüyor olabilir ama o çağda bu bır sanat olarak kabul edilmiş ve bu doğrultuda icra edilmişse sanat yapmamışlardır diyemeyiz işte.

Edit: Alıntılarda bir sorun çıkmış teldeyim uğraşmaya üşendim idare ediver😊
Edit2: Aha da düzelttim helal bana😊