Şiirperver Mahallesi


(Ahmet Atiş ) #124

Sözün ve yolun baş çeşmesi ruhumun
Canım içre sevinç verir sözlerin

Baktığın dağların düşüncesi bile ağlatır beni
Hür olurum buyruklarını bir bir donansam sultanım.

Aşkın bin gözlü devasa bir baş imiş
Yur her birini uykularından sohbetin

Dinlen ey Zarif bilatedbir çok söz açtın
Bu kırık akılla ne cürettir yaptığın

Cahit Zarifoğlu


(büşra) #125

KANTO
Ben nerde bir çift göz gördümse
Tuttum onu güzelce sana tamamladım
Sen binlerce yaşayasın diye yaptım bunu
Bir bunun için yaptım
-Garson bira getir
Garsonun adı Barba

Ben nereye gittimse bütün zulumlardı
Bütün açlıklardı kavgalardı gördüğüm
Kötülüklerin büsbütün egemen olduğu
Namussuz bir çağ bu biliyorsun
-Garson rakı getir
Garsonun adı Hakkı

Sen belki de bir resimsin ne haber
Kırmızı bir Beykoz'un yanında duruyorsun
Yapan bir de ağaç yapmış yanına
Dallarına konsun diye kelimelerin
-Garson şarap getir
Garsonun hali harap

CEMAL SÜREYA


(fza) #126

ÖLÜYORUM

Çocuklar koşardı kırlarda
Yaz güneşi yansırdı yapraklara
Ben de oynardım onlarla
Ne güzel gelirdi buzlu limonata

Her gün çıkardım sokağa
Sırılsıklam olurdum futbol maçlarında
Topun sahibi eve çağırıldığında
Maç dönüşürdü saklambaça

Akşam ezanı bitişti
Herkes evine giderdi
Bazı fırlama olanlar
''Anne yarım saat daha'', derdi

Tatillerim böyle geçerdi
Sağlıklı vücudum bana eşlik ederdi
Zamanla o da gitti
Kirli çarşaflar artık tek yarimdi

Yavaş yavaş ölüyorum
Sonuna geldim, biliyorum
Elbette gitmek istemiyorum
Eski günleri özlüyorum

BEN


(Palyaço gibi giyinen ucubelerle kötü bir geçmişimiz var!) #127

Arkamdan bir kahkaha duysam yaralanırım;
Onu bir başkasına râm oluyor sanırım,
Görsem pencerelerde soyunan bir karaltı.

Varsın, bugün bir acı duymasın gözyaşımdan;
Bana rahat bir döşek serince yerin altı,
Bilirim, kalkmayacak, bir yâr gibi başımdan...

Necip Fazıl Kısakürek

En sevdiğim şiirinden kısaca.


(büşra) #128

MEÇHUL ÖĞRENCİ ANITI

Buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında
Bir teneffüs daha yaşasaydı
Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür
Devlet dersinde öldürülmüştür

Devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu:
-Maveraünnehir nereye dökülür?
En arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı:
-Solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine!dir.

Bu ölümü de bastırmak için boynuna mekik oyalı mor
Bir yazma bağlayan eski eskici babası yazmıştır:
Yani ki onu oyuncakları olduğuna inandırmıştım

O günden böyle asker kaputu giyip gizli bir geyik
Yavrusunu emziren gece çamaşırcısı anası yazdırmıştır:
Ah ki oğlumun emeğini eline verdiler

Arkadaşları zakkumlarla örmüşlerdir şu şiiri:
Aldırma 128! İntiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında
Her çocuğun kalbinde kendinden daha büyük bir çocuk vardır
Bütün sınıf sana çocuk bayramlarında zarfsız kuşlar gönderecek.

Ece AYHAN


(Berk Ökten) #129

İÇ NEFES

o bir çay istemişti, trenin içinde
biz tren yolcusuyduk, çölün içinde
ben yalnız kalmıştım, senin içinde
oysa kaç kişinin yerine sevmiştim seni!

aşkı geçtik, gözlerini açabilirsin

o bir dile sığınmıştı, sözü içinde
yolu yoluma çıkmıştı, çölü içinde
ben eski kalmıştım, senin içinde
oysa kaç çocuğun yerine övmüştüm seni!

düşü geçtik, kendine bakabilirsin

o bir bende kırılmıştı, hayli içimde
ıssız otağ kurulmuştu, canım içinde
oysa kaç bahçe yerine açmıştım seni!

kimi geçtik, kimseye sorabilirsin

Haydar Ergülen


(Ayça ) #130

AŞK
Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin,
Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.
Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır bir güldürür;
Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.
- Özdemir Asaf


(Ayça ) #131

SU
Kirli eller daha temiz.
Temiz elli
Kirli gönüllerden.
Ne dersiniz?
- Özdemir Asaf


(imnotevensorry) #132

:)))


(Berk Ökten) #133

GEYİKLİ GECE

Halbuki korkulacak hiçbir şey yoktu ortalıkta
Her şey naylondandı o kadar
Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı.
Ama geyikli geceyi bulmadan önce
Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk.

Geyikli geceyi hep bilmelisiniz
Yeşil ve yabanî uzak ormanlarda
Güneşin asfalt sonlarında batmasıyla ağırdan
Hepimizi vakitten kurtaracak

Bir yandan toprağı sürdük
Bir yandan kaybolduk
Glâdyatörlerden ve dişlilerden
Ve büyük şehirlerden
Gizleyerek yahut döğüşerek
Geyikli geceyi kurtardık

Evet kimsesizdik ama umudumuz vardı
Üç ev görsek bir şehir sanıyorduk
Üç güvercin görsek Meksika geliyordu aklımıza
Caddelerde gezmekten hoşlanıyorduk akşamları
Kadınların kocalarını aramasını seviyorduk
Sonra şarap içiyorduk kırmızı yahut beyaz
Bilir bilmez geyikli gece yüzünden

    "Geyikli gecenin arkası ağaç
      Ayağının suya değdiği yerde bir gökyüzü
      Çatal boynuzlarında soğuk ayışığı

İster istemez aşkları hatırlatır
Eskiden güzel kadınlar ve aşklar olmuş
Şimdi de var biliyorum
Bir seviniyorum düşündükçe bilseniz
Dağlarda geyikli gecelerin en güzeli

Hiçbir şey umurumda değil diyorum
Aşktan ve umuttan başka
Bir anda üç kadeh ve üç yeni şarkı
Belleğimde tüylü tüylü geyikli gece duruyor.

Biliyorum gemiler götüremez
Neonlar ve teoriler ısıtamaz yanını yöresini
Örneğin Manastır'da oturur içerdik iki kişi
Ya da yatakta sevişirdik bir kadın bir erkek
Öpüşlerimiz gitgide ısınırdı
Koltukaltlarımız gitgide tatlı gelirdi
Geyikli gecenin karanlığında

Aldatıldığımız önemli değildi yoksa
Herkesin unuttuğunu biz hatırlamasak
Gümüş semaverleri ve eski şeyleri
Salt yadsımak için sevmiyorduk
Kötüydük de ondan mı diyeceksiniz
Ne iyiydik ne kötüydük
Durumumuz başta ve sonda ayrı ayrıysa
Başta ve sonda ayrı olduğumuzdandı

Ama ne varsa geyikli gecede idi
Bir bilseniz avuçlarınız terlerdi heyecandan
Bir bakıyorduk akşam oluyordu kaldırımlarda
Kesme avizelerde ve çıplak kadın omuzlarında
Büyük otellerin önünde garipsiyorduk
Çaresizliğimiz böylesine kolaydı işte
Hüznümüzü büyük şeylerden sanırsanız yanılırsınız
Örneğin üç bardak şarap içsek kurtulurduk
Yahut bir adam bıçaklasak
Yahut sokaklara tükürsek
Ama en iyisi çeker giderdik
Gider geyikli gecede uyurduk

    "Geyiğin gözleri pırıl pırıl gecede
      İmdat ateşleri gibi ürkek telâşlı
      Sultan hançerleri gibi ayışığında
      Bir yanında üstüste üstüste kayalar
      Öbür yanında ben"

Ama siz zavallısınız ben de zavallıyım
Eskimiş şeylerle avunamıyoruz
Domino taşları ve soğuk ikindiler
Çiçekli elbiseleriyle yabancı kalabalık
Gölgemiz tortop ayakucumuzda
Sevinsek de sonunu biliyoruz
Borçları kefilleri ve bonoları unutuyorum
İkramiyeler bensiz çekiliyor dünyada
Daha ilk oturumda suçsuz çıkıyorum
Oturup esmer bir kadını kendim için yıkıyorum
İyice kurulamıyorum saçlarını
Bir bardak şarabı kendim için içiyorum
"Halbuki geyikli gece ormanda
Keskin mavi ve hışırtılı
Geyikli geceye geçiyorum"

Uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum.

Turgut Uyar


(Özgür) #134

ŞEYİST
Biz talebeyken şeydik.

İyi arkadaştık şeylen.

Biliyorsunuz şeylen şey olunmaz.

Ben bir şeyi bitirince babam

Şey dedi Şey Partisine girdim.

Zaten şeyle evlenmiştim.

Şey şeye gidelim dedi gittik.

Şeysiz de olmuyor döndük.

İki şeyim oldu büyüdüler.

Doktor sende bir şey var diyor şimdi,

Tabi bende bir şey var: sayamadığın kadar.

Çünkü ben bir şeyim,

Her şey de bir şeydir ama

Ben başka bir şeyim.

Ben şeyim..

Can YÜCEL


(büşra) #135

Seni bende, beni sende arayorlar,
Beni senden, seni benden tanıyorlar,
Bir birim gibiyiz tümünün gözünde,
Yarım'larımızı bütün sanıyorlar.

Özdemir Asaf


(Ahmet Atiş ) #136

OZYMANDIAS

I met a traveler from an antique land
Who said:Two vast and trunkless legs of stone
Stand in the desert.Near them,on the sand
Half sunk,a shattered visage lies,whose frown
And wrinkled lip,and sneer of cold command,
Tell that its sculptor well those passions read
Which yet survive (stamped on these lifeless things) ,
The hand that mocked them and the heart that fed;
And on the pedestal these words appear:
My name is Ozymandias,king of kings;
Look on my works,ye Mighty,and despair!
Nothing beside remains.Round the decay,
Of that colossal wreck,boundless and bare
The lone and level sands stretch far away.

Percy Bysshe Shelley


(Emre Civelekoğlu) #137

Sokağımsan
Ben anahtarı çevirdiğim zaman
Kapanan evin kapısı değil,
Senin kapın olsun açılan.

Adresimsen,
Mektuplarım doğru dürüst gelsin;
İki kişi telefonla konuşurken
Olmayalım hemen üç kişi.

Kentimsen,
Başka kentler de girsin araya;
Daha bir sevinçle katılayım,

Şenliğimsen.
Herşeyi yaz tarihimsen,
Ama her bir şeyi;

Dilimsen,
Sen de koru biraz dilliğini.

Düşüncemsen,
Kızkardeşim pencereyi açsın;
Sorguçlu bir ışık aracılığıyla
Günyenisi dolsun içeri.

Uzat saçlarını Frigya,
Yarimsen,
Yurdumsan;
Söz ver Anadolu.

~Cemal SÜREYA


(Palyaço gibi giyinen ucubelerle kötü bir geçmişimiz var!) #139

Gel ey sevgili istersen yar ol gel,
İstersen yara,
Ne gönlümün derdini sor bana,
Ne sararan yüzümü sor,
Ey gönlümün sol yarısı,
Aklıma koydum seni aklım almadı,
Kalbime koydum seni sana doymadım,
Arşımın aşkı yar,
Aşk sandığın kadar değil yandığın kadar..

Sahibini bilmiyorum. :smiley:


(Ali) #140

Videosu çok komik ama şiiri nedense çok hoşuma gidiyor

cinnet

bir sır arıyorum mezarlıklarda
ölülerle bunun için gezerim
güneşten nurdan başlasam bile
karanlıklarda bitiyor düşüncelerim

cansızlıkla canlılık irtibatını bulamadı zihnimeki kör ışık
ikiz görünüyor her şey gözüme
ki düşencem duyguma yapışık

çığlıklar geliyor mağaralardan
korkuyorum
şaşkınlıktan bildiğimi unuttum
bilmediğim duaları okuyorum
kafatasıma çiviler çakıyorlar
kurşun döküyorlar kulaklarıma
ben deli değilim

ercan kont


(Kubilay Vergili) #141

NBA Şiiri

Şampiyon Warriors Dediler
Herkesi biçer dediler
LeBron gelse Dahi
Onlara Dokunmaz Dediler

Doğuymuş batıymış Bilmem ne
Tek gider yol finallere
Tanking yapa yapa bir hal olduk
ah philadelphiam

Bandwagonlar doldurmuş heryeri
geziyor köri goat diye
ama bilmiyorlarki
tek gerçek scalabrine

Dame'i de unutmamak lazım tabi
bi hal oldu my time diye
ah be olum
keşke gelsen bize

Hinkie bizim yüzümüzden öldü
trust the process diye diye
ömrümüze bedel oldu
şimdi gelecek bandwagonlar
Sixerslıyım ben diye
tek bir lafım var onlara
trust the procees diye....


(Berk Ökten) #142

Romantik Gençliğim

ejderhalar çıkarıyorum
duvar kovuklarından
alevler çıkarıyorum
yağmur karaltılarında
hazîn
yürüyorum

uzattım ellerimi
çok uzaklara gitmiş
yıldızlar düşürmüş gelirken
yıldızsız kalınca gece
uyunur
tavanı yok siyah gök

sırt üstü yere yattım
tavansız göğe düşüyorum

Asaf Halet Çelebi


(büşra) #143

Işıkları söndür suna su
Vapurları duyacağız ha
Dün gece uykumda sıçradım
Beni mi çağırdın suna su
Nereye gideceğiz ha

Yabancı değil ben kaptanım
Aç kapıyı suna su
Büyük yağmurda ıslandım
Şarabın var mı suna su
Sabahı bulacağız ha

Kadehini dinleme çıldırırsın
Elimden gelmeyen bir o
Bütün trenleri kaçırdım
Saatin kaç suna su
Yarın öleceğiz ha

Attila İlhan


(Oğuzhan) #144

Daydream delusion
limousine eyelash
oh, baby with your pretty face
drop a tear in my wineglass
look at those big eyes
see what you mean to me
sweet cakes and milkshakes*
i am a delusion angel
i am a fantasy parade
i want you to know what i think
don't want you to guess anymore
you have no idea where i came from
we have no idea where we're going
launched in life
like branches in the river
flowing downstream
caught in the current
i'll carry you. you'll carry me
that s how it could be
don't you know me**
don't you know me by now