Size göre İkinci Dünya Savaşı'nın kilit/dönüm noktası?


(Melik Murat) #41

Sovyetler'in coğrafyası, iklimi, Alman ordusunu yuttu diyebiliriz. Bir alayı dağıt, bir şehri ele geçir, ileri bir bak, uçsuz bucaksız fethedilmesi gereken topraklar.


(Mustafa Serkan Ericekli) #42

hitlerin orduyu yarıya bölerek yarısını azerbaycana (petrol) yarısını ise stalingrada göndermesidir bence


(halı, kilim, travel) #43

Bu alıntı nereden? Bir de kitabın adı ne?


(Mustafa Serkan Ericekli) #44

bende merak ettim kiatbın ismini yazarsan sevinirim ama sanki kitap birinci dünya savaşını anlatıyor gibi


(Vefa Tanır Dilek) #45

1 Japonların güneye inmesi sonucunda stalin’in mareşal Georgy Zhukov emrindeki 40 kadar tümeni Sibirya dan Stalingrad cephesine gönderilmesi
2 Miğfer devletler arasındaki kopukluk
3 nazilere cephe gerisinde büyük zorluklar yaşatan özgür partizanlar
4 bu madde diğer maddeler kadar önemli olmasa da savaşın ne kadar korkunç olduğunu ortaya koyar Sovyet ordusunun Varşova önlerinde durup Nazilerin şehri yakmasına engel olmayışı


(Burak ) #46

Yakarız bu gezegeni yakarız diyerekden Almanların özgüven patlaması yaşaması. Son ana kadarda bu egodan kopamamalarıdır.


(Cem Ekiz) #47

Bir savaşın nasıl sonuçlanacağı, muharebenin taaa en başında alınmış kararlara göre şekillenir. Yani en başta zarlar atıldığında aslında kime düşeş, kime hep yek geleceği bellidir. İşte o zarların elden çıkmasıyla yere düşmesi arasında geçen zaman da bize olaylar olarak anlatılır.

En özet olarak İkinci Dünya Savaşı’nın kırılma noktası, elbette ki savaşın başlamasıydı. 1 Eylül 1939’da Almanya, Polonya’ya savaş ilan ederek kendi kaderini, ve hatta bütün dünyanın kaderini çizmiş oldu böylece. Ve bana sorarsanız savaştığı güçlere ve kendisinin ve müttefiklerinin güçlerine bakınca kimin kazanacağı da baştan belliymiş gibi. Asıl merak edilmesi gereken, daha Etiyopya’da rezil olmuş uyduruk bir faşist İtalya’yla işbirliğine giden Almanya’nın bütün kıta Avrupa’sını nasıl fethedebildiği. Ama bunun da cevabı çok basit: Göz yumuldu. Almanya’nın bu kadar ileri gideceği tahmin edilemedi. Üstelik iyi bir ihracat kapısıydı pek çok devlet için. Resmen savaş halindeyken ve sınırda tek bir Alman tümeni bulunmazken Fransız-İngiliz ittifakı, 110 tümeni Ekim 1939’dan Nisan 1940’a kadar sınırda uyuttu. Nisandan sonra 5 hafta içerisinde zaten Almanlar gelip Fransa’yı işgal etti.

Savaşın kazananları başından belliydi. Esas olan silah endüstrisinin, kimya endüstrisinin gelişmesiydi. Şunu aklınızdan çıkarmayın: ABD, Japonların Pearl Harbour’a saldıracağını biliyordu. Bu bir yalan, safsata ya da şaka değil; sonradan yine ABD tarafından açığa çıkarılan gizli belgelerde geçen bir bilgi. Keza Sovyetler de Almanların kendilerine savaş ilan edeceğini biliyordu.


( ◉) #48

Almanya’nın daha Avrupa’yı tam anlamıyla bitirememişken, yüzünü Rusya’ya dönmesi. Yaptığı en büyük hatadır. İkinci büyük hata savaşa direkt olarak katılmamış ABD’nin denizaltılarını batırması. Eğer Rusya ve ABD ile dalaşmasa, bugün çok farklı bir Avrupa siyasi haritası, çok farklı bir Hitler algısı olurdu.


(Hal Jordan) #49

Savaşın Naziler tarafından kaybedilme nedeni ve dönüm noktası tüm komutanların Emir dinlemeyip başına buyruk hareket etmesidir


(Halil Bilginer) #50

Erich von manstein duruken planları hitlerin yapmaya başlaması ama savaşı uzatan bütün hamleler 1 gün dahi uzatsa almanya nin sonunu hazırlamıştır eğer rusya ya taarruz edilmeyip türkiye’ye taarruz edilse (iyi ki birbirlerine girmişler bu arada polonya nin üstünde denediklerini bizim üstünüzde de deneyebilirlerdi ki bu acı ve kederden başka birşey getirmezdi bize) malta nin fethine ve akdeniz üstünlüğüne önem verilse kuzey afrika ordusu bu türkiye tarafından yapılacak taarruzla rahatlar ve iran’in da (sah rıza özellikle ingilizlerden nefret ediyor) mihvere kaymasıyla sonuçlanır ve bütün orta doğu petrolleri ellerine geçerdi bundan sonra diplomasi ile müttefiklere yenilgiyi kabul ettirebilirlerdi yani rusya ya taarruz savaşın dönüm noktasıdır bence. 2 cepheli bir savaşa almanya ne ordu olarak ne de ekonomik olarak 1. Dünya savaşı kadar bile hazır değildi.


(I sexually Identify as an Attack Helicopter. Ever since I was a boy I dreamed of soaring over the oilfields dropping hot sticky loads on disgusting foreigners. People say to me that a person being a helicopter is Impossible and I’m fucking retarded.) #51

Bize saldırmaları İtalya’ya bağlıydı bence. İtalya Ortadoğu’da hakimiyet sağlasa sıra bizde olabilirdi. Bu olmayınca Rusya’ya saldırmak zorunda kaldılar çünkü petrol kaynağına ihtiyaçları vardı aynı zamanda Rusya üzerinden Ortadoğu’ya inmek istedi Almanya fakat tabi yenildi.

Bence Almanya yine Rusları yenebilirdi. Hatta savaşın başlangıcında büyük galibiyetler aldılar. Fakat uyguladıkları hızlı ofansif ve mobilize ordu şehirlerde takılı kaldı ve durdu. Fransa’yı da böyle yendiler. Rusya’da olduğu gibi sınırlarda tıkansalardı 1. Dünya Savaşı’nın tekrarı olacaktı.

Zaten bunun olacağı kesindi. Türkiye’nin jeopolitik konumu çok önemli özellikle boğazlar.


(halı, kilim, travel) #52

Versay Barış Antlaşması’nın imzalanması.


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #53

(I sexually Identify as an Attack Helicopter. Ever since I was a boy I dreamed of soaring over the oilfields dropping hot sticky loads on disgusting foreigners. People say to me that a person being a helicopter is Impossible and I’m fucking retarded.) #54

Şimdi adını hatırlayamadığım bir Fransız komutanının dediği gibi bu bir barış antlaşması değil bu bir ateşkes. Daha iyi anlatılamazdı herhalde.


(Franz Joseph ) #55

Sadece Versailles değil, Trianon Antlaşmasıda Versailles kadar kan emici bir anlaşmadır. Avusturya Macaristan bu antlaşmayla dağılır, nedensiz bir sebepten dolayı Macaristan savaş sorumlusu tutulmuş. Versailles olmasaydı, Macarlar ayaklanırdı (ki ayaklandılar zaten, Miklos Horthy önderliğinde)

Öyle demeyelim, Hitler gerçekten başarılı bir komutandır. Ancak şöyle bir şey var, bu çift başlılığın yaşanma sebebi, Alman komutanlarının %50’si ve en başarılıları NSDAP üyesi değildi (sözde üye olanlarda aşağıda dahildir) ve göreve zorla gelmişlerdi. Örneğin:

  • Erich von Manstein, NSDAP üyesi olmamasına rağmen Generalfeldmarschall rütbesine sahiptir. Hitler’e ses yükseltebilecek nadir insanlardandır.

  • Heinz Guderian, Fransa ve Polonya gibi işgali aylar sürecek yerleri günler içinde işgal ettiren Blitzkrieg’in mucidi. Hükümetin rüşveti ile göreve gelir. Hitler ile anlaşmazlıkları yüzünden görevden alınır.

  • Albert Kesselring, hükümet rüşveti ile göreve gelmiş bir komutan, Nazi karşıtı.

Bunun gibi bir çok komutan var, hepsi I.Dünya Savaşında görev almış uzman, NSDAP ve Hitler’e değil, Wehrmacht’a bağlı komutanlar.

Rusya’ya taaruz kaçınılmaz, hatta Rusya ile savaşılacağını iki tarafta biliyordu. Anti-Bolşevik ve Anti-Komintern paktları var ortada. Molotov-Ribbentorp antlaşması, iki ülkeninde kendi kıçlarını güven altına alması ile alakalı bir konuydu. Diyor ki bu antlaşma: Polonyayı doğu-batı diye paylaşalım, Teknoloji paylaşalım, ben birine saldırdığımda sen ona yüzünü çevir. İttifak antlaşması değil son olarak, Almanya sadece saldırmazlık maddesini erken bozdu.

Afrikakorps, İtalyan kuvvetlerini korumak, İtalya’nın mısırı işgalinde yardımda bulunmak ve Süveyş ile İngilizlerin Asya ile olan bağlantısına zarar vermek amacıyla orada bulunan bir Kolordu.

Almanya, 1.Dünya Savaşında bu savaşı kazanacak kadar güçlüydü, kazanıyordu da zaten. Somme ve Verdun (trench warfare) sadece çıkmaz bir hal almıştı, ve Almanlar yavaş darbelerle sadece düşman ordularını geri itebiliyordu. ABD’nin gelmesi, Osmanlı’nın düşmesi gibi sebepler bu savaşı değiştirdi. Konumuz neyseki 1.Dünya Savaşı değil, her ne kadar II.Dünya Savaşından daha önemli bulsamda.

Türkiye savaşa kolay kolay girmemesinin sebebi Hitler’in Türkleri çok sevmesi değil elbette. Fakat şöyle bir şey var, Türkiye bu savaşta mahallenin komşu kızı rolünde, 3 taraf var, 2 taraf (müttefik ve mihverler) özellikle Türkiye’yi savaşta görmeyi çok ama çok istiyor. Ama Mihverler’den önce Türkiye hem Sevr Antlaşmasını kırıp gücünü kabul ettirebilmişti, hem de Müttefik gazına gelip savaşa girecek kadar enayi de değildi. 1939’da Müttefikler ile Akdeniz’i koruma adına bir antlaşma, 1941’de ise Türk-Alman dostluk paktı olarak bir antlaşma imzalandı.

Hitler konusunda ise, Balkan harekatlarından sonra Hitler, İnönüye kişisel garantiyle Türk sınırlarına 85km’den fazla yaklaşılmayacağını, ayrıca Türk talebi doğrultusunda Bulgar ordularının Yunanistan topraklarına hiç bir şekilde girmeyeceğini garanti etti. Bir tarafta da Churchill Türkiye’yi savaşa girme konusunda zorluyordu. Müttefiklerde artık baskı, Mihverlerde ise tatlı dille savaşa sokma çabası vardı. Türkiye eğer SSBC ve Suriye (Müttefik Mandası) ile komşu olmasaydı, kanaatimce zaten Mihverlerin yanında savaşa girmişti.


(halı, kilim, travel) #56

Pek de nedensiz değil. Savaşı Avusturya-Macaristan başlattı.


(Franz Joseph ) #57

Şöyle bir sorun var, aslında bu ülkenin adı Avusturya İmparatorluğu fakat 19.yüzyılın sonlarına doğru Macarların baskısı ve yoğun talepleriyle, Franz Joseph ülkeyi bir “personal union” haline getiriyor. ABD eyaletleri gibi düşünün, hepsi kendi iç işlerinde bağımsız, dış işlerinde tek bir devlet. Franz Joseph’te Avusturya Kayseri ve Macaristan’ın Kutsal Kralı ünvanını alıyor, aynı zamanda Bohemya, Slovenya, Slovakya, Dalmaçya ve Hırvatistan Kralı, Sırbistan büyük voyvodasıdır bu daha da uzar gider. Tabi, bu sadece sözde bir isim. Ülkenin böylece 2 başkenti var, biri Budapeşte diğeri ise Viyana fakat neredeyse her iş Viyanada yürüyor. Aşağıdaki harita tüm devletin Macaristan ve Avusturya’ya ait toprakları gösteriyor.

Aslında savaşı ilan eden hanedan Habsburg-Lorannie hanedanı. Avusturya ya da Lorannie hanedanı da diyoruz. Savaş sorumlusunun kurulacak Macaristan devletinin tutulması çok saçma bir konu.


(halı, kilim, travel) #58

Ayıp etmişler.


( ◉) #59

Hitler’in emriyle Alman ordusunun Amerikan denizaltılarına ve Avrupa’ya silah taşıyan gemilerine saldırması.
Öncesinde sadece destekçi konumunda olan Amerika fiilen savaşa girmiş oldu. Devamı sürekli çöküş zaten.


(Gazi Audomarus Fridia DCLXVI PFVV Pipinpadaloxicopolis the First) #60

Amerika Pearl Harbour ile girmedi mi yav savaşa? Bu I.Dünya Savaşı olmasın?